Saray’a öneri: Roma’ya hep birlikte gidin!

Kim kimi aradı bilemiyoruz, Erdoğan ve Biden 23 Nisan'da telefonlaştılar. Saray'dan açıklama yapıldı: “Liderler, ikili ilişkilerin stratejik doğası ve karşılıklı çıkar ilişkileri temelinde işbirliğinin genişletilmesi amacıyla birlikte çalışmanın önemi hususunda mutabık kaldı!”

‘Mutabık' kalmanın üzerinden henüz ‘24 saat' geçmişti ki, 24 Nisan'da ABD Başkanı Biden çıktı ve “Her yıl bu günde, Osmanlı dönemi Ermeni ‘soykırımında' ölenlerin hayatlarını hatırlıyoruz” dedi! Tarihte ilk kez bir ABD Başkanı, 24 Nisan için ‘soykırım' diyordu!

Bir gün önce gayet güzel ‘mutabık' kaldığımız Biden'a ‘onunla bir gün önce gayet mutabık kalan Cumhurbaşkanı' bir şey demedi ama bizim dışişleri bakanı çok kızdı, “Tarihimiz hakkında kimseden ders alacak değiliz. Tek dayanağı popülizm olan bu açıklamayı tümüyle reddediyoruz” diyerek ‘görülmemiş sertlikte' tepki gösterdi! Bu yüzünden ABD'de dolar yükseldi, petrol, altın ve yer fıstığı fiyatları zıpladı, millet kıtlık falan olur diyerek marketleri yağmaladı!

Höt zöt tıpkı 128 milyar dolar gibi çabuk unutuldu! Telefonda ‘mutabık' kalan Erdoğan ve Biden bu kez 14 Haziran'da Brüksel'deki NATO zirvesinde karşılaşacaktı. Görüşmeden saatler önce Erdoğan, “24 Nisan'ı unutturacak bir görüşme olmasını umuyorum” dedi! (Böylesine önemli bir olayı niye unutuyorduk kimse anlamadı!)

İki dünya lideri Brüksel'de nihayet yüz yüze görüştü. Yandaşı, az yandaşı tüm tv'ler canlı yayın yaptı. Çıkışta gazeteciler, ‘soykırım konusu ne oldu' diye sordu. Dünya liderimiz şu yanıtı verdi: “Hamdolsun, hiç gündeme gelmedi!”

Tarih 21 Eylül oldu. Dünya liderimiz Birleşmiş Milletler genel kurul çalışmaları için ‘itibardan tasarruf olmaz uçağı'na aldığı makbul medya esnafı ile birlikte New York'a uçtu. İki dünya lideri arasında bir görüşme olabileceği haberleri uçuruluyordu. Ne yazık, olmadı… Dünya liderimiz ne ABD Başkanı Biden, ne ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, ne de Dışişleri Bakanı Antony Blinken'i kabul edip görüşemedi, oturup bir yemeklerini yiyemedi, bir acı Americanolarını  içemedi!

Diğer dünya lideri bize pas vermedi, hatta pas geçti! Bu durum, dünya liderimizin canını sıktı, memlekete dönüşte uçakta konuştu, “İlişkilerin gidişatı pek hayra alamet değil” dedi… Uçaktan indi konuştu, “19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile olan münasebetlerimde (münasebetlerimizde değil) geldiğimiz nokta maalesef iyi bir noktada değil. Ben oğul Bush ile iyi çalıştım. Sayın Obama ile iyi çalıştım. Sayın Trump ile iyi çalıştım ama Sayın Biden ile iyi başladık diyemem” dedi.

Durup durup konuyu oraya getiriyordu. En son, ABD ile aramızdaki F-35 sorunu hakkında konuştu, “1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapmışız. Biz elimizde bol para var da bunları etrafa saçan bir ülke değiliz! Bu paraları kolay kazanmadık, kazanmıyoruz! Ya uçaklarımızı verecekler ya da parayı verecekler… Ayrıca er ya da geç, ABD Suriye'den çıkmalı ve buraları Suriye halkına bırakmalı” dedi!

Belli ki hayal kırıklığı kolay geçmiyordu… Şimdi umudumuz Roma! Bir aksilik olmazsa, Ekim ayının sonunda Roma'da yapılacak G-20 liderler zirvesinde Erdoğan ile Biden'ın görüşebileceği öne sürülüyor. Münasebetlerinde iyi bir başlangıç için ‘bir ay daha' bekleyeceğiz artık!

Dünya liderimiz New Yorklar'a gidip, Amerika'nın lideriyle görüşemedi ama bir başka Türk, 23 Ekim ile 3 Kasım tarihleri arasında ‘12 gün' ABD'de olacak! Üstelik, Washington'a gider gitmez ‘dostu' ABD Başkanı Biden ile görüşecek! Belki yemek yiyecek! Beyaz Saray'dan çıkacak ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile görüşecek! Oradan çıkacak, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'i kabul edecek! Bol bol konuşulup öğle yemekleri ve resmi akşam yemekleri yenecek!

Vay canınaaa, kim ki bu Türk, bizim dünya liderimize gösterilmeyen ilgi alaka ona gösterilecek dediğinizi duyar gibiyim.

Gökçeada'da doğan, Türk Ordusu'nda 1961-1963 yılları arasında yedek subay olarak vatani görevini yapan, “Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksiniz Türktür! Türklük bütün Türk vatandaşlarının beraberce varlığının ve dayanışmasının ifadesidir” diyen, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Dimitris Arhondonis; yani Fener Rum Patriği Bartholomeos!

Katar Emiri'nin 215 milyon dolarlık hediyesi, ABD başkanlarında bile olmayan VIP Boeing 747-8 model Air Force One'ınıza binecekleri kim düşünüp ayarlıyor, hikmetinden sual olunmaz! Ama, insanın aklına geliyor işte… Keşke ‘saraycak sevilen gazetecilerden' biri eksik alınsaydı da, onun yerine Beyaz Saray'ın beklediği Fener Rum Patriği Bartholomeos davet edilseydi uçağa… Sağında her yere çağırılan Diyanet işleri başkanı, solunda Fener Rum Patriği olduğu halde dünya liderimiz bir ihtimal, ‘hayra alamet' başlangıç yapabilirdi Biden'la! 

Bu öneriyi yabana atmayın, hem Vatikan'a da yakın Roma'ya birlikte gidin!