Çöp evde bulunan çocuğun annesi konuştu: Kardeşim oğlumu annemin cenazesinde kaçırdı

Bursa'da çöp evdeki kilitli odada teyzesi tarafından alıkonulup, baygın halde bulunan Cem Muhammet A.'nın annesi konuştu. Eşinden ayrıldıktan sonra oğlunu 19 aylıkken annesine bırakarak, Antalya'ya çalışmaya gittiğini belirten anne "3 yıl önce annem vefat etti. Hem annemin cenazesine katılmak hem de oğlumu almak için Bursa'ya geldim. Kardeşim cenaze törenindeyken çocuğumu kaçırdı" dedi. 

Çöp evde bulunan çocuğun annesi konuştu: Kardeşim oğlumu annemin cenazesinde kaçırdı

Nilüfer ilçesi Görükle Sakarya Mahallesi’nde Kamuran Pınar A.’nın kiracı olarak yaşadığı daireye mahkeme kirasını ödemediği gerekçesiyle tahliye kararı verdi.

Kararın ardından eve giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingir yardımıyla açtırdı. Kapının açılmasının ardından ekipler, çöp evle karşılaştı. Evin giriş kapısının kilidi yenisiyle değiştirildikten sonra ekipler evden ayrıldı.

Ertesi gün çilingir yardımıyla eve giren Kamuran Pınar A., mahkemenin tahliye kararına uymayıp, eve girmeye devam ettiği gerekçesiyle gözaltına aldı. Polis merkezine götürülen Kamuran Pınar A., ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

ÇÖP EVDEN ÇOCUK ÇIKTI

Bu sırada çöp evin temizlenmesi için Nilüfer Belediyesi ekiplerine haber verildi. Eve gelen ekipler, temizlik çalışmasına başladıkları sırada bir odanın kapısının kitli olduğunu belirledi. Kapıyı kırarak içeri giren temizlik görevlileri, çöplerle dolu odada baygın halde yatan bir çocukla karşılaştı.

Çocuğun odada kilitlendiği ve tuvaletini dahi odaya yaptığının görülmesi üzerine sağlık ve polis ekiplerine haber verildi. Çöp evde tutulan çocuk, sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak, tedaviye alındı.

Yaklaşık 1 yıldır odada kilitli tutulduğu düşünülen çocuğun saçları ile tırnaklarının uzadığı, çok zayıfladığı ve vücudunda yaralar olduğu görüldü.

ÇOCUK YEĞENİ 

Olayın ardından polis ekipleri, çocuğun kim olduğunu ve neden çöp evde tutulduğunu belirlemek için soruşturma başlattı. Ekipler, Kamuran Pınar A.’ya ulaşamadı. Çocuğun Kamuran Pınar A.’nın kız kardeşi Yasemin A.’nın olduğu ve isminin de Cem Muhammet A. olduğu belirlendi.

Kamuran Pınar A.’nın uzun zamandır kardeşiyle görüşmediği ve yeğenine de kendi baktığı, onu evde kilitli bir odada tuttuğu belirlendi. Cem Muhammet A., hastanedeki tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince koruma altına alınırken, yeğenini 1 yıldır alıkoyduğu iddiasıyla yeniden gözaltına alınan teyze Kamuran Pınar A., emniyetteki işlemlerinin ardından ‘çocuğun kaçırılması ve alıkonulması’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

“ANNESİ ÇOCUĞU İSTEMEDİ”

Emniyette susma hakkını kullanan Kamuran Pınar A. savcılıktaki ifadesinde, annesi istemediği için yeğenine kendisinin baktığını söyledi. Güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, eşinden boşandığı ve 1 çocuğunun bulunduğunu belirten Kamuran Pınar A. ifadesinde, “Yeğenim anneannesi ile beraber kalıyordu. Annem öldükten sonra şehir dışında yaşayan kardeşim ile iletişim kurmaya çalıştım. Fakat annesi çocuğu istemedi. O yüzden çocuğu yanıma aldım. Annesi istemediği için yeğenime ben bakıyordum. Kardeşimin çocuğunu kabul etmesi için de zaman zaman iletişim kurup, ikna etmeye çalışıyordum” dedi.

Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Kamuran Pınar A., savcılık talimatıyla Çocuğa eziyet suçlamasıyla bir kez daha gözaltına alındı.

Kamuran Pınar A

YÜRÜRKEN ZORLANIYOR, SÜREKLİ YEMEK İSTİYOR

Soruşturma sürerken, Cem Muhammet A. Antalyada yaşayan annesi Yasemin A.ya teslim edildi. Bursa’ya gelerek savcılık kararıyla çocuğunu teslim alan anne Yasemin A., Antalya’ya dönerken, yaşadıklarını anlattı.

Sosyal Hizmetler görevlilerinin kendisini uyararak çocuğuna yaşadıklarıyla ilgili soru sormamasını söylediklerini belirten ve Cem’in pedagog desteği alacağını söyleyen anne, yemek yememeye ve hareketsiz kalmaya bağlı olarak da oğlunun kaslarında zayıflama olduğunu söyledi.

Yasemin A., “Yürürken zorlanıyor. Bacakları çok güçsüz. Şu anda çok aç. Sürekli yemek istiyor. Ancak doktor azar azar yemesi gerektiğini söyledi. Protein ağırlıklı beslenecek. Özel bir beslenme programı uygulanacak” dedi.

“HİÇ OKULA GİTMEDİ”

Yasemin A. eşi ile şiddet gördüğü için boşandıktan sonra, çocuğunu 19 aylıkken bakması için annesine bırakarak, Antalya’ya çalışmaya gittiğini belirtti. El Sanatları öğretmeni olduğunu belirten Yasemin A., o süreci şu sözlerle anlattı:

Antalya’da çalışıp, düzenimi kurduktan sonra çocuğumu yanıma alacaktım. Annem ve oğlumla her gün telefonda konuşuyordum. Belirli aralıklarla Bursa’ya gelerek oğlumu görüyordum.

Çok zeki bir çocuktu. Daha 10 aylıkken çatal kullanarak yemek yiyordu. 3 yıl önce annem kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Hem annemin cenazesine katılmak hem de oğlumu almak için Bursa’ya geldim. Kardeşim Kamuran Pınar A., cenaze törenindeyken çocuğumu kaçırdı.

Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunup, arama kararı çıkarttırdım. Ancak araya pandemi dönemi nedeniyle yasaklar girdiği için Bursa’ya gelemedim. Kardeşimin belirli bir adresi olmadığı için de kendisine ulaşamadım.

3 yıldır çocuğumu bırakın görmeyi, sesini bile duyamıyordum. İşin acı tarafı çok sezi ve akıllı olan oğlum hiç okula gitmedi. Okuma ve yazma bilmiyor.”

KENDİ KIZINI DA BABASINDAN KAÇIRDI

Kız kardeşi Kamuran Pınar A.nın psikolojik sorunları olduğunu söyleyen Yasemin A., kardeşinin 15 yaşındaki kızı Esra Zeynep A.’yı da 1,5 yaşındayken babasından kaçırdığını ve yıllarca babasının da çocuğuna ulaşmak için uğraştığını öne sürdü.

ÇOCUKLAR DEVLET KORUMASINDA

Bu arada İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün yaptığı araştırma sonrası Kamuran Pınar A.’nın kızı Esra Zeynep A. Bursa’da, Yasemin A.’nın oğlu Cem Muhammet A. ise Antalya’da annesinin yanından alınarak koruma altında tutulması için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine teslim edildi.

SON HALİNİN FOTOĞRAFLARI ORTAYA ÇIKTI

Cem Muhammet A. (9), Antalya'da devlet korumasına alındı. Emniyete götürülen Yasemin A. ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Cem Muhammet A., çöp evden kurtarılıp, hastanedeki tedavisinin bitmesinin ardından Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekiplerince berbere götürülüp, saçları kestirildi.

Duş aldırılıp, temizlendi, tırnakları da kesildi. Cem Muhammet A.’nın, dün Antalya'da annesine teslim edildikten sonra ilk olarak ondan kuruyemiş ve çikolata istediği öğrenildi. Cem Muhammet A.’nın kuruyemiş yerken de fotoğrafları ortaya çıktı.

‘GELİŞME GERİLİĞİ VE TRAVMALARI VAR’

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, çöp evden kurtarıldıktan sonra AÜ Hastanesi’nde tedaviye alınan Muhammet A.’nın sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı.

Olayı duyunca çok üzüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkan, “Bütün Türkiye’nin tüylerini diken diken eden bir durum var. Hak etmediği bir muameleyle karşılaştık ve görüntüler hepimizi şok etti” dedi.

Genel olarak bir gelişme geriliği olduğunu belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, genel durumunun orta iyi düzeyde olduğunu söyledi.

Gelişme geriliğinin genel duruma hakim olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, “Kuzumuzun yanındaydım. Genel durumu gayet iyi. Gülüştük hatta. Burada önemli olan gelişme geriliği değil, 1 yıl içinde toparlanması. Aslında daha önemlisi muhtemelen çok algılayamadığımız maalesef travmaları var. Ruhsal travmalar. Hiçbir canlının hak etmediği bu davranışı yapan insanların yanına kar kalmaması” diye konuştu.

AĞIRLIĞI 17 KİLOGRAM

Bu türden olayların bir daha tekrarlanmaması için ceza yaptırımlarının ağır olması gerektiğini ifade eden AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ruhsal düzeyinin kısa sürede toparlanması için topluma da görev düştüğünü söyledi.

Çocuğa sevgi verilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özkan, “Ona moral vermek, destek olmak gerekiyor. En önemlisi sevgi, hepimiz sevgi vermeliyiz. Çok güzel ve çok güzel gülümseyen bir çocuk. Bizi mutlu etti. Gülümsemesi olumlu verilerden. Kilosu olması gerekenin çok çok altında. 17 kilogram, 138 cm boyu. Kısa boylu” dedi.

OKUMA YAZMASI YOK, TAZE FASULYE, ÇORBA VE YOĞURT YEMİŞ 

Cem Muhammet A.’nın hiç okula gitmediğini ve bu duruma çok üzüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Özkan, beslenmenin yavaş yavaş ilerletildiğini söyledi.

Çocuğa moral ve motivasyonun iyileşmesi için çeşitli hediyeler de verildiğini kaydeden Prof. Dr. Özkan, “Herhangi bir organ yetmezliği yok. Genel durumu orta iyi. Hiç okula gitmemiş, okuma yazma bilmiyor. Bu duruma çok üzüldüm. Hatta Cem Muhammet A. ‘Burada olmaktan mutluyum’ dedi. Oyuncağa sevindi. Yemek yediğini söyledi. Taze fasulye yemiş, çorba içip yoğurt yemiş. Çok hoşuna gitmiş yemek” diye konuştu.

AÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete de uzun süren açlıktan sonra aniden beslenme yapılmaması gerektiğini söyledi. Daha düşük kalorili beslenmeyle yavaş yavaş süreci aşacaklarını belirten Prof. Dr. Çete, kısa zamanda normal hayatına döneceğini ifade etti.

Cem Muhammet A.’nın yanında refakatçi olarak hiçbir yakınının bulunmadığı, yalnızca Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevlilerinin olduğu öğrenildi. (DHA)

“ÇOCUĞUMU BU ŞEKİLDE BULACAĞIMI TAHMİN ETMİYORDUM”

Cem Muhammet A.’nın Antalya’da yaşayan annesi Yasemin A. (48), yaşanan olaylarla ilgili açıklamada bulundu. 3 senedir çocuğundan haber alamadığını aktaran Yasemin A., “Sürekli bana gönderilmesini bekledim. 3 yıl içerisinde verdiğim dilekçeler bende duruyor. 3 ayrı şehirden arama tutuklama çıkarttım. 3 yıldır benim çocuğum bulunmadı. Savcıya kadar şikayet ettim 2 yıl önce. Gemlik’ten, Şile’den, Antalya’dan 3 ayrı şehirden arama tutuklama çıktı. Ben çocuğumu bu durumda bulacağımı zaten tahmin bile etmiyordum” dedi.

“İLAHİ ADALETE GÜVENMESEYDİM BU MUCİZEYLE KARŞILAŞMAZDIK”

Anne olduğunu ve çocuğunun sadece kendisine ihtiyacı olduğunu söyleyen Yasemin A., şöyle konuştu:

* “Ben ayakta durmak zorundayım. Bana öğretmen arkadaşlarımın gönderdiği linkleri açmıyorum, açamıyorum. Sosyal hizmetler de bana bilgi vermedi. ‘3-4 gün sonra anlatacağız’ dediler. Beni arayan bir gazeteci sayesinde öğrendim.

* Ben ararken bir yıl odaya kapatmış ve üzerinden kilitlemiş. Ben dün oğluma ayran aldım, istediği şeyleri aldım. Ayranı bitirdi, dibini parmağıyla sıyırdı. Kırıntıları yedi. Dün akşam çizgi film izledik, mısır patlattık. Dedi ki ‘Anne yarın iki kova yapalım’, ben de ‘Tamam oğlum ama doktora sormamız lazım’ dedim.

* Çünkü doktor dedi ki, ‘Proteinden az düşük proteine başlayacağız’, bugün randevumuz vardı. Gidecektik, psikologla da buluşacaktık. Savcı ani bir kararla, dün akşam 9 polis geldi oğlum uyuduğu esnada. Bir anda beni ve onu aldılar, ikimiz farklı yerlere gittik. Benim için eskiden beri dünya bir yana oğlum bir yana.

* Hem adalete hem ilahi adalete güvenmeseydim bu mucizeyle karşılaşmazdık ve oğlum orada ölebilirdi. Otobüste kucakladılar, tekerlekli sandalyeyle geldik biz. Orada altını değiştirdim, refakatçi kaldım. Ben sağlam durmak zorundayım. Gidip oğlumu görmem lazım ama çıkamıyorum. Sürekli taciz altındayım. Bunları neden yaşadığımı bilmiyorum.”

“NİYE BENDEN ALDILAR?”

‘Bir delinin cezasını çocuğunun çekmemesi gerektiğini’ aktaran Yasemin A., şu ifadeleri kullandı:

* “Kız kardeşimin kızı da olayın içerisinde olduğu ve çocuk olduğu için zarar görmemesi için şikayet dilekçemi çocuk üzerinden geri aldım. Yeğenim üzerinden. O da bir çocuk. Psikolojisi bozuk bir annesi olması onun seçimi değil. Hayatta bazı şeyleri seçemiyorsunuz, ailenizi seçemiyorsunuz. Bundan sonra benim sorumluluğum benim ailem, benim çocuğum.

* Ben dışarıda can kurtarırken çocuğuma kayıtsız kalacağımı kim nasıl düşünüyor. Annemin ölüm belgesi mevcut ve doktor ilk kaydı orada oluşturmuş, çocuğun kaçırıldığından şüphelenmiş sosyal hizmetlere. Neden kimse bir şey yapmadı. Doktor bana dedi ki, ‘Dava aç ben şahitlik yapacağım’ dedi. Neden o zaman kimse bir şey yapmadı. Neden herkes şimdi ortaya çıktı.

* Ben yıllardır çocuğumdan ayrıyım, buldum sarılıp yatacaktım niye benden aldılar. Bir çocuğun annesine ihtiyacı var. 3 yıldır sesini duyamıyorum. Zaten benden aldı kaçırdı. Annemin cenazesinde beni darbetti, kalbimde üfürme vardı gidemedim. Yığıldım kaldım, başkalarının yardımıyla Antalya’ya döndüm.

* Buradan dava açtım ama 3 yıl içinde bakın her yerden tutuklama çıkardım. Bu çocuk ya orada ölseydi ? Benim çocuğum orada ölseydi hesabını kim verecekti ? Oğlumla yaşamak, ben bunun ümidin hayalini kuruyorum. Bakın bebeklik dışında fotoğrafı yok.

* Annem 3 yıl önce vefat etmeden önce gayet iyi bakıyordu. Kadın kalp hastası olduğu için buraya gelemedi. Ne zaman annem öldü, çocuğumun sesini duyamadım, haber alamadım.”

“ÇİZGİ FİLM İZLEDİK”

Çocuğu eve 1 yıl boyunca kilitli kaldığı için kimsenin görmediğine vurgu yapan Yasemin A., sosyal hizmetlerin kendisine hiçbir şeyi anlatmadığını söyledi. Kimsenin ne dediğini önemsemediğini belirten Yasemin A., şöyle konuştu:

* “Yaradan biliyor, ben biliyorum ve oğlum biliyor. Dün akşam polisler almasaydı beraber sarılıp uyuyacaktık. Ben yanına yattım, omzundan öptüm oğlumu. Çizgi film izledik. ‘Anne 2 yıldır çizgi film izlemiyorum’ dedi. Havuza girmek istedi ama sosyal hizmetleri aradığımda ayaklarını soksun dediler. Bizim planlarımız vardı, oğlumla, yeni bir hayata başlayacaktık.” (DHA)

Çöp evde yeğenini alıkoyan teyzenin ifadesi ortaya çıktı İlginizi Çekebilir Çöp evde yeğenini alıkoyan teyzenin ifadesi ortaya çıktı Çöp evde bulunan çocuk annesinden alındı İlginizi Çekebilir Çöp evde bulunan çocuk annesinden alındı Çöp evde 1 yıldır odaya kilitli çocuk bulundu İlginizi Çekebilir Çöp evde 1 yıldır odaya kilitli çocuk bulundu

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...