Vakıflardan ‘ranta açılan’ park için dualı savunma

Kandilli’deki çocuk parkının, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılarak ‘ticari alan’ olarak kiraya verilmesinin ardından bölge sakinlerinin açtığı davada mahkemeye dilekçe sunan Vakıflar Müdürlüğü, vakfiyelerin ön sözlerinde yazılı dualara ilişkin maneviyata bağlı kalarak işlemler yapıldığını savundu.

Vakıflardan ‘ranta açılan’ park için dualı savunma

Üsküdar Kandilli'deki çocuk parkının, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılarak ‘ticari alan' olarak kiraya verilmesinin ardından, söz konusu alanın kamusal alan olarak kalması için mücadele eden mahalle sakinleri, avukatları Onur Cingil aracılığıyla yürütmenin durdurularak ihale ve kiralama sözleşmesinin iptali için dava açtı.

Dava kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 2. Bölge Müdürlüğü tarafından, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'ne savunma dilekçesi sunuldu.

“DUALARA BAĞLI KALARAK”

Dilekçede, “Vakıfları diğer kurumlardan ayıran özelliklerden birisi de her bir vakfın dua ve beddualarla kurulmuş olduğudur. Müvekkil idare tarafından hem 5737 sayılı Kanun ve önceki Kanunlarda verilen görev ve sorumluluk ve de vakıfların vakfiyelerinin ön sözlerinde yazılı dualara ilişkin maneviyata bağlı kalarak her bir vakfın maddi ve manevi haklarının korunmasına, vakıfların yaşatılmaya devam edilmesi için de akarlarının en iyi şekilde değerlendirilmesine dair gerekli işlemler yapılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

‘SÖZLEŞME İLE GÜVENCE ALTINA ALINDI’

Dava konusu olan eski eserin koruma grubunun değiştirilmesinin ihale yapım şekline, ihalenin içeriğine, işin sözleşmesine herhangi bir olumsuz etkisi olmadığının savunulduğu dilekçede, davanın reddine karar verilmesi talep edildi. Şu ifadelere yer verildi; “Dava konusu taşınmazın 3. grup korunması gerekli kültür varlığı statüsünden 2. gruba alınmış olması, taraflar arasında yapılan sözleşme ile tarihi eserin güvence altına alınması, Koruma Bölge Kurulunun belirleyeceği yeni kural ve kararlara yüklenicinin aynen uyması gerektiği şart olarak belirlenmiştir. Yüklenici firmanın, yapacağı tüm işlemler Koruma Bölge Kurulunun almış olduğu ve alacağı kararlara uygun olması gerektiği gibi buna aykırılığın tespiti halinde sözleşmenin iptali yoluna gidileceğinden davacı tarafın bu yöndeki iddiaları kabul edilemez” denildi.

‘KAFELERİN UYGUNLUĞU NASIL BELİRLENDİ”

Davacı bölge sakinlerinin avukatı tarafından mahkemeye sunulan dilekçede ise, “Davalı yan, vakfiyelerin ön sözlerinde yazılı dualara ilişkin maneviyattan da bahsetmekte, vakıfların yaşatılmaya devam edilmesinden söz etmektedir. Burada şu soru sorulması gerekmektedir ki, içinde tarihi bir yapı bulunan, anıt ağaçlarla dolu ve kamuya ait kullanımın olduğu bir yerin, bir şahsa restoran-kafe olarak verilmesi mazbut vakfın maneviyatına, ön sözlerindeki dualara nasıl bir uygunluğu mevcuttur? Öyle ki, tarafımızdan merak edilmektedir ki, yüzlerce yıl öncesinden bu yana bir ata mirası olan tarihi yapının olduğu, her santimetre karenin maneviyat ile dolu olan bir yer nasıl bir duaya göre bir şahsın ticari ve/veya özel kullanımına verilebilmektedir?” ifadeleri kullanıldı.

“KAMU MENFAATİ HİÇE SAYILDI” 

Dilekçede, söz konusu alanda çocuk parkı ve spor alanı mevcutken, alanı bir şahsın kullanımına verilerek, vakıfların amacı olan kamuya yarardan çıkıp bir ‘şahsa yarar' sağlanmasıyla kamu menfaatinin hiçe sayıldığı kaydedildi. İhale öncesi 3. Grup Koruma Alanı olan dava konusu yerin, 2. Grup Koruma Alanı olduğunun belirtildiği dilekçede, “Alanın statüsü değişmiş bu anlamda da, ihale şartları da değişmiş olup bu sebep çerçevesinde dahi ihalenin ve buna bağlı yapılan kiralama işleminin iptal edilmesi gerekmektedir” denildi.

Vakıflarla ülkeyi soydu! İlginizi Çekebilir Vakıflarla ülkeyi soydu!

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...