Güvenimizi yitirince!

Sevgili okurlarım bu memlekette 85 milyon insan yaşıyor, her gün bir sürü pislik, vurgun ve yolsuzluk, ya da bilerek veya bilmeyerek yapılan büyük hatalar ortaya çıkıyor.

İşin ilginç yanı, Türkiye'yi yönetmekte olan sorumsuz kadrolar bu olanlar konusunda suskun kalıyor.

Oysa her iddia (ya da belgenin) bir iktidarı Meclis çatısı altında devirecek özelliği var.

Ama her konuda sessiz kalıyorlar…

Nasıl olsa devlet gücü, para gücü ellerinde.

Siz istediğinizi yapın, istediğinizi söyleyin, değişen bir şey olmuyor.

★★★

Size iki somut örnek vereyim…

Türkiye'de çok ciddi bir enflasyon sorunu var.

Bu yüksek enflasyon durup dururken oluşmadı. Bay Kemal'in değil 20 yıldan bu yana Türkiye'yi yönetenlerin, onların uyguladığı yanlış politikaların eseridir.

Ekonomiyle ilgili belli rakamları toparlayıp kamuoyuna açıklama görevi, adına TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) isimli kuruluşun görevidir.

Fazla ayrıntıya girmek istemiyorum, aylık ve yıllık enflasyon rakamları buna dahildir.

★★★

Bu iktidar döneminde bu kurum da doğal olarak bunların eline geçti, partizanlığa alet edilmeye başlandı. Yani 85 milyon insanımızı ilgilendiren rakamlar bu koşullarda açıklanıyor…

Ve enflasyon rakamları her seferinde bilerek, isteyerek ve önceden planlayarak düşük gösteriliyor ki iktidar yıpranmasın!

Bu durumda ne oldu? Türkiye'nin 81 ilinde örgütlü koskoca bir devlet kuruluşu olan TÜİK'e güven sıfırlandı.

Sıradan vatandaşlardan tutun uzman ekonomi hocalarına kadar hiç kimse artık TÜİK'in ‘indirimli tarife' enflasyon rakamlarına inanmıyor.

Sayın iktidarımız bunu da başarmış oldu!

Türk Milletini de bırakın bir yana, dünyanın hiçbir uluslar arası kuruluşu, finans kuruluşu da güvenmiyor.  

★★★

Sevgili okurlarım, bundan önce burada birkaç kez değindiğim bir konu var ki, çok önemlidir…

Bu iktidara olan güvensizliğin bir başka simgesidir.

Ukrayna'da Kiev havalimanından adeta ‘esir olarak' bekleyen iki uçağımız…

Havacılıktan anlamam ama bunlar uluslar arası deyişle A400M uçaklarımız.

Türk Hava Kuvvetlerine ait…

Rusya ile Ukrayna arasında savaş geçtiğimiz şubat ayında başlamıştı.

Eskişehir'de bulunan bu iki uçağımıza savaşın ilk saatlerinde emir verildi:

“Kiev'e gidecek, orada mahsur kalan vatandaşlarımızı alıp Türkiye'ye getireceksiniz.”

İki nakliye uçağımız Eskişehir'den havalanıp Kiev'e indi.  

★★★

Bunlar dört motorlu dev nakliye uçakları…

Türk Hava Kuvvetleri'nde kaç adet olduğunu bilmiyorum ama fazla olmadığı kesin.

Uçaklar 37 ton yük taşıma kapasitesine sahip.

İnternette yer alan bilgilere göre tank ve helikopter bile taşıyabiliyor.

Yolcu kapasitesi ise şöyle:

116 paraşütçü asker, 66 sedye ve 25 sağlık elemanı.

Mürettebat üç kişi.

İkisi pilot, bir de yükleme sorumlusu.

Hepsi asker.

★★★

Bizimkiler bu uçaklara çok yakışan bir isim koymuş.

Dünya şampiyonu güreşçimiz dev gibi kuvvetli adam Koca Yusuf.

Evet, iki adet Koca Yusuf yola çıkıyor ama sonrasında Kiev'de neler olduğu bilinmiyor.

Bilinen tek şey aradan geçen aylara karşın orada ‘esir' tutuldukları.

Savaş nedeniyle arada sırada Kiev'den yapılan canlı yayınları ekranlarda izliyoruz.

Rus ordusu Ukrayna'nın başkenti Kiev'i ele geçiremediği gibi vuramamış da…

Kiev'de günlük yaşam normal akışında sürüp gidiyor.

Taksiler, belediye otobüsleri ve özel araçlar seferde. İnsanlar el ele kol kola, sanki hiçbir şey yokmuş gibi geziniyor.

Marketler, dükkanlar açık.

Elektrik ve su kesintisi yok.

Üstelik bazı sivil ve askeri uçaklar Kiev havalimanına her gün inip kalkıyor.

★★★

Koca Yusuf'lar Ukrayna'daki vatandaşlarımızı tahliye edip getirseydi, hiç kuşkunuz olmasın ki iktidar bu olayı bile kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp siyasi çıkarlarına alet edip propaganda yapacaktı.

Ama olmadı,,,

İki uçağımız şubat ayından bu yana Kiev havalimanında bekliyor. Neyi bekledikleri belli değil.

İktidar partisinden, ya da Saray'dan bu konuda tık yok.

★★★

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar üç gün önce bu konuda şu kadarcık konuştu. Lütfen dikkatle okuyunuz:

“Mürettebatımız Kiev'de sağlıklı bir biçimde bekliyor. İnsani yardımdan dolayı ortaya çıkan bu durumu düzeltmek için hem Rusya, hem de Ukrayna ile görüşmelerimiz sürüyor. En müsait zamanda uçakları alacağız. Önümüzdeki günlerde bunun gerçekleşmesi son derece mümkün görünüyor.”

Almalarını elbette dileriz de, siz şimdi bu sözlere inandınız mı, güvendiniz mi?

En müsait zaman nedir, görüşmelerinizde ortaya çıkan engeller nedir?

Her seferinde alkışladığınız Recep Bey'in sözü acaba Rusya ve Ukrayna'da geçmiyor mu?

Bu beyefendi şimdi yine Putin seferine çıkmak üzere…Acaba şu bizim uçakları orada gündeme getiriverse diyorum da!..

★★★

Sevgili okurlarım bugün size birbiriyle ilgisi olmayan iki örnek olaydan söz ettim…

TÜİK ve Koca Yusuf'lar…

Apayrı iki konu ama bir yerde birleşiyor:

Bu iktidara güvensizlik!

Biri enflasyon rakamları, öbürü ise gurbet ellerde esir bırakılan iki adet dev nakliye uçağımız.

Kararı siz vereceksiniz!

Loading...