Mehmet Serbes
Mehmet Serbes

Adana’ya devletin eli değmeli

Adana'daki doğa harikası Seyhan Baraj Gölü'ne hiç de yakışmayan ve adına “yüzer evler” denilen ucube, kayık desen kayık değil, tekne desen tekne değil, sal desen sal değil fakat tam bir gecekondu görünümündeki su taşıtlarının yarattığı kirliliği aylar hatta yıllardır birkaç kez gündeme getirmiş ve bunlara karşı bir önlem alınmasını istemiştim.

Ancak, ne yazık ki bu konuda başta Adana Valiliği ve DSİ olmak üzere hiçbir önlem alınmadığını gördük.

Buralardaki denetim ve ruhsat yetkisi arsa sahibi olarak bizzat kamuya yani devlete ait olduğundan Büyükşehir Belediyesi de burada istediği gibi önlemleri alamıyor, düzenlemeleri yapamıyordu.

Valilik ve DSİ'nin emniyet ile birlikte bu kirliliği ortadan kaldırmasını yıllarca bekledik durduk.

Bu arada hem bizler hem de sosyal medya kullanıcısı onlarca Adanalı , “yüzer evlerin” yol açtığı kirliliği sık sık gündeme getirdi.

Nitekim en son olarak da Türkiye'nin ciddi ajanslarından birisi bu rezaleti birçok yönü ile haber yaptı, konu Adana'yı aşarak ulusal boyutlara taştı.

Tabi bu arada Adana için çok olumsuz bir propaganda malzemesi de oldu.

Çünkü bu “yüzer evler”, sadece görsel ve çevresel değil, başka kirliliklere de mekân oluyormuş!

Günde 700 lira karşılığında kiraya verildiği söylenen bu “yüzer evler ” de kim bilir kimler konuk oluyor, Baraj Gölü'nün bakir sahilleri nasıl bir kirlilikle karşılaşıyordu!?

Ajans muhabirleri gazeteci arkadaşlarımız bu “yüzer evlerin” lavabolarını, atık sularını da Seyhan'ın gölüne akıttıklarını fotoğraflamışlar.

Oysa o Seyhan ki genel olarak Türkiye'nin en temiz sularından birisine sahip bir gölümüz.

Çünkü Toroslar'daki Çakıt, Zamantı, Körkün, Eğlence gibi berrak kaynak sularıyla beslenen bu gölümüze Adana'ya ulaşana kadar olumsuz etki edecek sanayi tesisleri ya da kentsel kirletici unsurlar pek yok.

Ancak bu “yüzer evlerin” görüntü kirliliğinin yanı sıra Türkiye'nin belki de dünyanın en temiz göl sularından birisi kirletmesine izin vermek anlaşılmazdı.

Evet, biz yıllarca yazdık, duyan olmadı. Ancak konu şimdi yeniden diğer basın organlarınca da dillendirildiğine göre Sayın Adana Valisi de herhalde buna bir önlem alır artık.

Bu arada gölün yüzeyini temizlerken, gölün kıyısındaki hem Adnan Menderes tarafından hem de Çatalan Köprü'nün devamındaki karşı kıyıda yer alan derme çatma, ruhsatsız barakalar da yıkılıp, halkın rahat kullanımına uygun bir düzenleme yapılır umarım.

Zaten Adana'da ne yazık ki son birkaç yıldır doğru dürüst bir kamu hizmeti görmüyoruz.

Adana'nın eskiden gelen projeleri ne yazık ki devam ettirilmiyormuş.

Hâlbuki devlette devamlılık esastır.

Eğer geçmişte başlatılmış bir kamu projesi varsa bu yeni yönetimce de devam ettirilmelidir.

Bunun yanı sıra defalarca gündeme getirdiğimiz, Yüreğir'deki Kışla Caddesi'nin tren yolu bahane edilerek açılmamasını da anlamış değiliz.

Tren yolu bahane ediliyorsa o zaman Adana'daki onlarca bariyerde kaldırılmalı ve buralardan geçen yollar iptal edilmelidir! Böyle bir şey olamayacağına göre, Yüreğir'in çok büyük sorunu olan Kışla Caddesi de açılmalı.

Adana'da Şehir Hastanesi, Bölge Adliye Binası, Yeni Adliye Binası ve Stadyumun dışında ne yazık ki son yıllarda yeni bir yatırım hiç yapılmadı desek yeridir.

Oysa Sayın Adana Valisi Süleyman Elban'ın, çok yetkin, kültürlü, yerel yönetimler hakkında kitap yazacak, yasa hazırlayacak kadar bilgi sahibi, donanımlı bir insan olduğu biliniyor.

Hatta geçtiğimiz günlerde beni ziyarete gelen CHP Milletvekili bir dostum Vali Süleyman Elban'ın bu özelliklerinden övgüyle söz etmiş ve “Çok değerli bir bürokrat, Adana için bir şans, çok nitelikli bir Vali” demişti.

Ancak, muhalefetin bile takdirini kazanmış Sayın Vali'den Adana'ya son yıllarda yukarıda özetlediğim konularda bir çalışma göremiyoruz.

Bundan sonra görmeyi diliyoruz.

Büyükşehir Belediyesi kendi imkânlarıyla Adana'da asfalt yollar, alt geçitler, içme suyu şebekeleri yapmaya çalışıyor ve yapıyor.

Ancak yılların hizmet yoksunu Adana için bu yetmiyor.

Artık Adana'ya devlet eli değmesi de gerekiyor…

Loading...