Milli maç başlamadan önce dikkatimi çekti. Letonya milli marşı çalınırken tribünlerden ıslıklı protesto yapıldı. Adamlarla tarihsel bir problemimiz yok. Böyle davranışlar rakibi hırslandırır o kadar.

Letonya dümdüz bir takım... Sadece iyi kapanmaya çalışıyorlar. Biz, defans yapan takımlar karşısında gole kolay gidemiyoruz. Yüzde 76 topla oynama oranımızla sahanın patronuyduk, pozisyonlarımız vardı. Kerem, Yunus ve Barış rakip savunmayı salladılar. Hücumda kanatları iyi kullandık. Gol için bütün ofans prensiplerini denedik ama ilk devre topu ağlarla buluşturamadık.

İşin aslı, kapanan takımlara karşı en iyi çözüm, işi bilen klasik 9 numaradır. Cenk Özkaçar net sol bek değil. Bizim koskoca ülkede bir tane sol bek bulamamamız üzüntü verici. Ferdi belki istenileni veremedi ama Zeki oyuna girecekse baştan oynamalıydı. Biz, Hakan Çalhanoğlu’nu maç kurtaran önemli bir 10 numara olarak hayal ettik yıllarca... Öyle bir oyuncu olmadığını kendi de biliyor bence...

Yunus şahane bir gol atınca, aksayan yönlerimizi bir kenara bıraktık. Buna rağmen Uğurcan’ın bir anlık kararsızlığı gecenin kabusu olabilirdi. Cenk Tosun ve Kerem Aktürkoğlu’nun golleriyle fişi çektik ve derin bir nefes aldık.

Evet; artık Avrupa Şampiyonası’ndayız. Almanya’da gurbetçilerimizin önünde bu kez büyük hedefler koymalıyız. Herkese teşekkürler ancak daha yeni başlıyoruz!