“Dünya orman kanuna doğru ilerliyor!” 

Bu sözler Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a ait... Bir süre önce Filistin ve Gazze konusunda emperyalist devletlerin davranışlarını eleştirirken söylemişti.

Orman kanunu nedir?

Ahlâkın, hukukun işlemediği, güçlü olanın zayıfı ezdiği, haklının değil kuvvetlinin kazandığı vahşi bir düzen!

★★★

Hakan Fidan haklıdır... Artık dünyada bir orman kanunu yaşanıyor.

Başrolde ABD Başkanı Trump var. Kendini dünyanın kralı, Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi sanıyor.

Daha İran savaşı devam ederken bir başka savaştan bahsedip “Küba’yı ele geçirme şerefi bana ait olacak” dedi.

Küba da topun ağzında!

★★★

Kusurların, hataların en büyüğü insanın kendi kusurunu, hatasını görmemesidir.

Trump da öyle bir megalomani içinde... Kendisini akıl almaz derecede üstün ve güçlü görüyor, Tanrısal bir kuvvete sahip olduğuna inanıyor.

Deli İmparator Neron’un Roma’yı yakması gibi, Trump da dünyayı yakıp karşısında kahkahalar atabilir!

★★★

Kendisini Tanrı’nın yeryüzündeki sureti gibi gören ve “Beni kendi vicdanımdan başka durdurabilecek güç yoktur” diyen Trump, İran’dan ummadığı ağır bir tokat yedi.

Tahran Rejimi’ni kısa sürede devirip, uydu bir yönetim kurdurarak İran’ı da Venezuela gibi avucunun içine alacağını sanıyordu ama hiçbir şey umduğu gibi olmadı... Rejimin devrilmeyeceği anlaşıldı.

İran dayanıklı çıktı ve Trump’a öyle bir ceza verdi ki, adamın bütün fiyakası bir anda bitti!

★★★

Bugün savaşın 23’üncü günü!

Her gün bir milyar dolardan fazla savaş harcaması yapan Amerika’nın masraflarının 25 milyar doları aştığı belirtiliyor.

Bu rakamlar, Amerika bugün savaşı bıraksa bile maliyetin çok ağır olduğunun göstergesi...

Büyük kayıplara uğramasına rağmen İran çok dayanıklı çıktı.

Direniş devam ediyor ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan “Zorbalara teslim olmayacağız. Onlar pes edecek!” diyor.

★★★

ABD yönetimine yakın bazı kaynaklardan sızan haberlere göre  Başkan Trump “Buyers remorse” yani “Alıcı pişmanlığı” içinde...

Bizim dilimizde “Keşke almasaydım” diye ifade ettiğimiz “Alıcı pişmanlığı” pahalı bir malı aldıktan sonra yaşanan huzursuzluk hissini, üzüntü ve pişmanlığı anlatıyor.

“İran’a saldırmak bir hataydı” diyen aynı kaynaklar “Trump’ın böyle bir pişmanlık duygusu içinde olduğunu” belirtiyor.

Hızlı ve net bir zafer bekleyen Trump ilk kez kolay kolay sıyrılamayacağı ağır bir krizin, pahalı bir savaşın ortasında kaldı.

Bazı analistlere göre “Trump şimdi savaştan çıkış çareleri aramaya başlamış durumda!”

★★★

ABD, sonunda savaşı kazansa bile bu “Pirus zaferi” gibi olacak.

“Pirus zaferi” bilindiği gibi, çok ağır kayıplar verilerek kazanılan ve elde edilen faydanın, savaşın maliyetine değmediği, yenilgiden farksız “Acı zafer” türüdür.

Epir Kralı Pirus, M.Ö. 279’da Romalılara karşı kazandığı, ancak ordusunun çoğunu kaybettiği savaştan sonra “Tanrım bana bir daha böyle zafer gösterme! Bu şekilde bir zafer daha kazanırsak bu bizim sonumuz olur!” demişti.

Trump için İran savaşının gidişatı buna benziyor!

Bu savaş onun sonu olabilir!

TEBESSÜM

Temel’in merakı...

Temel bir gece karısına soruyor:

“Fadime yaa, merak ettim, benden önce hiç sevgilin oldi mi?”

“Bak Temel... Evin her zaman sicak, yemeğin her zaman hazir olmadi mi?”

“Hee...Oldi...”

“Elbisen temiz utili olmadi mi?”

“Oldi da...”

“Peki yatakta benden memnun değil misun?”

“Uyy, öyle memnunum ki... Aklımı başumdan aleysun...”

“Eee... Ben bunların hepsini biçki-dikiş kursunda mi öğrendim?”

GÜNÜN SÖZÜ

Gerçek her zaman yürür ve yürüyen gerçeği kimse durduramaz!