"Kapısı olmadığı için içerisine sap ve samanlarımızı koyduk. Kalenin girişine de tel ve şişlerden kapı yaparak sahip çıktık. Devlet el atıp restore ederse buraya çok turist gelir. Babamın anlattığına göre 70 at kervanı bu kaleden çıkarılıp sefere çıkıyorlardı. Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin'de çok iyi bilinen bir yerdir. Dermetina Kalesi ile ilgili efsane haline gelmiş bir çok masal, şarkı ve türkü vardır. Aşk üzerine acılar üzerine türküler ve ağıtları vardır."Geçen yıllara kadar Ermeniler'in köye gelip kurban kestiğini ve geceleri kale içerisindeki kilisede uyuduklarını anlatan köylüler, çeşitli tarihlerde Almanya ve İngiltere'den gelen heyetlerin kalede inceleme yaptığını söyledi. Köylülerden 66 yaşındaki Hacı Eken de, kale içerisinde 300 metre derinliğinde bir kuyu olduğunu anlatırken devletin buraya sahip çıkmasını istedi. Hiç bir yetkilinin kale ve kilisede inceleme yaptığını hatırlamadığını öne süren Eken, şöyle dedi:
"Buraya gelen yabancılar, kalenin 3 bin yıl önce Romalılar tarafından yapıldığını ve Bizanslılar'ın da aktif olarak kullandığını söylemişti. Biz çocukken Ermeniler geliyor, bize şeker veriyor, sonra geceleri kalede yatıyorlardı. Kale içerisinde çeşitli haç figürleri, şekil ve figürler var. Atalarımız kalenin 3 bin yıllık olduğunu anlatırdı. Devlet büyüklerimizden bu kaleye sahip çıkmalarını ve onarıp turizme kazandırmalarını istiyoruz." (DHA)