Aralık ayı ve 2025 yılı enflasyon rakamı, TÜİK’in açıklamasıyla kesinleşti. Buna bağlı olan yeni işçi, memur ve emekli maaşları de belirlendi. Hangi kesime bakarsanız bakın; halkın büyük bölümünün açlık sınırının çok altında maaşlara mahkum edildiği açık.
İktidar her yıl enflasyon hedefi açıklıyor, sonra da hedefleri sürekli yukarı doğru revize ediyor. Bununla da yetinmiyor, yılın sonunda halkın, şirketlerin ve piyasaların beklediğinin çok altında enflasyon rakamı açıklıyor.
Başka enflasyon ölçen kurumlar, TÜİK’in yıllık rakamlarının yaklaşık 10 puan üzerinde enflasyon rakamı buluyorlar. Ancak TÜİK rakamı baz alındığı için, buna bağlı maaş zamları hep düşük kalıyor.
TÜİK’in rakamlarına güven yok. 5 yıl önce güveni yitirmeye başladı; açıklamadığı detay rakamlar ve bağımsız sorgulamalara kapalı olması nedeniyle, hâlâ geri kazanamadı. Özellikle belirlediği enflasyona bağlı zam alan geniş kesimler TÜİK’e ateş püskürüyor.
En büyük işçi sendikaları konfederasyonu Türk-İş, yaklaşık 40 yıldır, gıda ağırlıklı açlık sınırı ile asgari yaşam harcamalarını ölçen yoksulluk sınırını hesaplıyor. 4 kişilik aile için temel harcama bazlı bu rakamların, yanında bekar bir çalışanın yaşam maliyetini de hesaplıyor.
EMEKLİNİN DURUMU FELAKET
Aralık sonu itibarıyla açlık sınırı 30 bin 143 TL, yoksulluk sınırı 98 bin 188 TL, bekar çalışanının aylık yaşam maliyeti 39 bin 123 TL’ye çıktı.
Peki, son zamlarla, toplumun geniş kesimlerinin alacağı maaş rakamları ne?
Asgari ücret yılın başında 28 bin 75 TL’ye yükseltildi. 2026 yılı boyunca asgari ücretli bu maaşa mahkum olacak. Ayrıca, çalışıp da maaş aldığı için, bunu şubat başında alabilecek. Yani ocak enflasyonu da eklendiğinde, açlık sınırı 31 bin TL’ye yaklaşmış olacak.
Dün de aralık enflasyonuna bağlı olarak, emeklilerin ve memurların yeni maaşları belli oldu. Enflasyon yüzde 30.9 çıktı ama memur ve emeklilerine yapılan zam yüzde 18.60 olacak. İşçi ve Bağ-Kur emeklisine yapılacak zam ise sadece son 6 aylık enflasyon kadar, yani yüzde 12.18 oranında gerçekleşecek. Böylece en düşük emekli maaşı 18 bin 937 TL’ye çıkacak. Kök aylığı 16 bin 88 TL ve altında kalanların, yasa çıkarılarak asgari emekli maaşına çıkarılması bekleniyor.
Bu arada emekli maaşının yüzde 25’ine kadar inen oranlarda, malül, yetim, aylığı alan çok sayıda vatandaş olduğunu da unutulmayalım.
Geçtiğimiz yıllarda işçi emeklisine, zam oranı düşük kaldığı için, memur emeklisine yapılan zamma yaklaştıracak düzenlemeler yapılmıştı. Yine böyle bir dengeleme kararı çıkıp çıkmayacağı, Erdoğan’ın kararına bağlı olacak.
Görünen tablo çok açık toplumun ağırlıklı kesimi açlık sınırının çok altında gelire mahkum edilmiş durumda.
Özetle; iktidar, giderek artan biçimde, kaynakların çoğunu sermayeden yana kullanmayı sürdürüyor. Artık bunu açıkça, çekinmeden yapabiliyor. Geniş kesimleri yoksullaştırma pahasına bu yolda devam edeceği anlaşılıyor.
Bu tablonun seçimlerde kendisine çıkaracağı faturayı da baskıcı yöntemlerle azaltmayı planlıyor. Böylesine kötü bir küresel iklimde bile büyüyen gelir eşitsizliğinin sürdürülemez olduğu bence kesin.