29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bütün yurtta coşkuyla kutlandı.

Türkiye’nin birçok il ve ilçesinden Ankara’ya gelen aileler, çocuklarıyla birlikte her yıl olduğu gibi Anıtkabir’i ziyaret ettiler.

Atatürk’ün huzuruna çıktılar, sevgilerini, saygılarını sundular.

Çocuklarına Anıtkabir Müzesi’ni gezdirdiler.

Anıtkabir sabahtan akşama kadar, yağmura rağmen dolup taştı.

Vatandaş; demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, insan haklarını, kadın-erkek eşitliğini, kız çocuklarının okumasını Atatürk’e borçlu olduğunun bilincinde.

★★★

Atatürk büyük bir devrimcidir.

Asırlar boyu padişahlık ve hilafetle yaşamış Osmanlı toplumundan bir millet yaratmış ve laik bir cumhuriyet kurarak devrimlerinin temelini atmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, laik yapısıyla, çağdaş devletler arasında hak ettiği yere sahip olmasını sağlamıştır.

İlk devrimi 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldırmasıdır.

Ardından 29 Ekim 1923 tarihinde laik Cumhuriyet’i ilân etmiştir.

Cumhuriyet’in ilânından sonra 3 Mart 1924 tarihinde de hilafeti kaldırmıştır.

Bu devrimleri; şer’i mahkemelerin kaldırılması, Medeni Kanun’la kadın-erkek eşitliğini sağlanması, medreselerin kapatılması, bilimsel eğitime geçilmesi, harf devrimi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması, Şapka Kıyafet Kanunu ile Soyadı Kanunu izlemiştir.

Atatürk, bu devrimlerle çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini güçlendirmiş ve geleceğini belirlemiştir.

Atatürk; Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasıyla ve gerçekleştirdiği devrimlerle tüm mazlum uluslara örnek olmuş, yol göstermiştir.

Atatürk’ün bu devrimlerine padişahlık ve hilafet yönetimi isteyen kesimler karşı durmuşlarsa da devrimlerin millet tarafından kabul edilmesini, desteklenmesini engelleyememişlerdir.

★★★

Atatürk’ten sonra işbaşına geçen İsmet İnönü de Türkiye’yi çok partili demokrasiye taşımıştır.

1950 seçimlerini kaybetmiş, şapkasını alıp Çankaya Köşkü’nden ayrılmış ve demokrasinin gereğini yerine getirmiştir.

Türk siyasetinde, 1950 seçimlerini kazanan Demokrat Parti’yle birlikte dini değerleri esas alan bir sistem kurulması çabası olmuştur.

Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi’yle bu politika daha da belirgin hale gelmiştir.

Aynı hareketten doğan AK Parti de siyasi değerlere ağırlık veren bir siyaseti benimsemiştir.

2002 yılında tek başına iktidara gelen AK Parti 24 yıldır ülkeyi yönetiyor.

★★★

Bu süre içinde AK Parti iktidarı laiklik ilkesinden uzak durmuş, dini referansları önemsemiş, tarikat ve cemaatlerin güçlenmesine engel olmamıştır.

Eğitim sisteminde 4+4+4 uygulamasına geçilmiştir.

2012 yılında getirilen bu sistemle zorunlu eğitim kademelere bölünmüş, imam hatip ortaokullarının önü açılmış ve din eğitimi ağırlıklı müfredat genişletilmiştir.

4+4+4 eğitim sistemine geçilmesiyle birlikte imam hatip okullarının sayısının ve bütçesinin ciddi oranda artırılması, zorunlu ve seçmeli din dersinin müfredattaki ağırlığının çoğaltılması “eğitimin dinselleştirilmesi” tartışmasına yol açmıştır.

AK Parti iktidarı, beğenmediği Anayasa Mahkemesi kararlarını da uygulamamış, hukuk devleti ilkesini fiilen rafa kaldırmıştır.

İktidarın, demokratik kurulları da son dönemde dikkate almadığı açık şekilde görülüyor.

★★★

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere 34 belediye başkanı cezaevinde.

İmamoğlu ve arkadaşları cezaevinde 1.5 yıl geride bıraktılar.

Merdan Yanardağ başta olmak üzere çok sayıda meslektaşımız da cezaevinde.

İktidarın bu uygulamaları Avrupa Konseyi tarafından da eleştirilmesine karşın aynen devam ediyor.

Bu durum Türkiye tam üye adayı olduğu Avrupa Birliği’nden uzaklaştırıyor.

Türkiye, Atatürk’ün attığı temeller ve gösterdiği hedefler doğrultusunda; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerini güçlendirmesi, Atatürk’ün gösterdiği çağdaş medeniyet düzeyine doğru ilerlemesi gerekirken tam aksi yönde ilerliyor.

Kaynak olarak ekle

Türkiye’nin bugün en önemli sorunu budur.

İktidar değişikliğinde yeni yönetime düşen ilk görev Türkiye’ye yeniden Atatürk’ün izinde demokratik, laik, sosyal devlet niteliklerine kavuşturmaktır.

Muhalefette veya iktidarda bunun ilk adımı Atatürk ve devrimlerini savunmak olmalıdır.