İran halkı, hayasız ve hırsız emperyalist saldırıya karşı “Kurtuluş Savaşı” veriyor. Bizim 107 yıl önce (1919’da) başlattığımız gibi her kurtuluş savaşı, o ülke halkının ateşle sınavıdır.
Sınav verilecek.
Tarih yazılacak.
Tarihte İranlı şair ve düşünür Ömer Hayyam, “İnancı alet edip kendini gizleyen hırsızlarla dalgasını geçmek” üzerine bir dörtlük yazmıştı.
Biz bu camiye geldikse.
İbadet etmeye gelmedik.
Çaldığımız halı eskidi.
Yenisini çalmaya geldik.
★★★
Hatırlayın!
2014 seçimleri yapılmış oyların dağılımı ucu ucuna çıkmıştı. Muhalefet partisi CHP sözcüleri sayımda hile yapıldığını, elektriklerin bilinçli kesildiğini, oyların sisteme yanlış girildiğini, sandık tutanaklarının değiştirildiğini, geçersiz oyların yeniden sayılmadığını, oy çuvallarının usulsüz taşındığını öne sürdüler. O yılların Enerji Bakanı, “Trafoya kedi girdi, elektrik bu yüzden kesildi” demişti. İktidar partisi AKP Genel Başkanı da; “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diye noktayı koymuştu.
12 yıl önceydi.
Fakat halkın oy gücü son seçimlerde; “Atı alıp CHP Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş’a verdi” ve at menziline koşmaya başlamıştı.
Bu genç hanım Belediye Başkanı, sözünde durdu ve Üsküdar halkının gönlünü kazanmaya devam etti. Öyle ki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı adayı olunca onun yerine İBB’ye Sinem Dedetaş’ın geleceği de yazılıp söylenmeye başlandı.
★★★
Sinem Dedetaş, Üsküdar Belediye Başkanı seçilince ilk aldığı kararlardan biri; “AKP genel başkanının belediyeciliğe soktuğu yapı ve iskan ruhsatlarını bağış karşılığı verme mikrobuna” savaş açmak oldu. Müteahhitlere bağış karşılığı yapı ruhsatı verme yasaklandı. Mikropla mücadele başlatıldı.
Al gözüm seyreyle!
Hep aynı hikaye!
Sinem Dedetaş’ın CHP’den ayrılıp AKP’ye geçeceği söylenip yazılır oldu ve hemen arkasından da dün sabah vakti Belediye Başkan Yardımcısı, belediye şirketi genel müdürü, yardımcısı, mimarlar, saha kontrol şefleri, 5 iş takipçisi, ruhsatlandırılmış 10 müteahhit toplam 20 kişi: “yapı ruhsatı karşılığı bağış (rüşvet) verme ve alma iddiasıyla” evlerinden alınıp emniyete götürüldüler.
★★★
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın; “Yapı ruhsatı karşılığı bağış almak çürümedir” kararı delindi ve 10 müteahhit, 5 iş takipçisi eliyle Üsküdar Belediyesi üst yönetiminde adı geçenleri “Yemlediyse” bunun somut delillerle ispatlanması gerekir. İspatlanırsa halkın Üsküdar Belediye’si yönetiminin yüzüne tükürme hakkı doğar.
Kanıt yoksa!
Atı kaptırmıştık!
Çalmaya geldik!
Deyimi üretilir, halk da bu deyime sarılır ve tüm CHP’li belediyelere karşı “çökme eylemi” başlatıldığına inanır. Meydanlara inerek; “çökme yaptığınızın farkındayım” diye tepkisini göstermeyi sürdürür.
★★★
Oysa gerçekten “Çalmayan, çaldırmayan belediyecilik ve temiz Türkiye” istenseydi; “duruşmaları TV’den canlı yayımlayalım” önerisi kabul edilirdi. 86 milyonun içinde; “birkaç bin soysuz rüşvet yiyici ve rüşvet yedirip ihale alıcı, yapı ruhsatı çıkartıcı hariç” bütün halk “duruşmaların TV’den canlı yayımlanmasıyla” olanı biteni bütün çıplaklığıyla görür, aydınlanırdı. Savcılar, MASAK müfettişleri, yasal yetkiler verilmiş Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun hesap uzmanları, Sayıştay denetçileri; soygun örgütü kurdular iddiasıyla hapse konulmuş belediye başkanlarının harcamalarını; “kıyaslamalı maliyet tabloları” ile ortaya koyar; kim yemiş, kim yedirmiş, belediye parası nasıl soyulmuş bunlar TV canlı yayınla halka gösterilirdi.
★★★
AKP’li belediye dönemindeyken “bir içme suyu arıtma tesisi” kaça mal olmuş? CHP’li belediye seçilince aynı tesisi kaça mal etmiş? Aynı metrekare büyüklüğündeki şehir parkını AKP’li belediye kaça, CHP’li belediye kaça? İş makinası, itfaiye aracı, su deposu, gölet, düğün salonu, kütüphane, kadın sığınma evi, bir metreküp suyu, bir ton çöp toplamayı, 1 metre kaldırım yapmayı, 100 kilometre asfalt döşemeyi ve bunun gibi 100 kalem- 200 kalem belediye yatırımını kaça mal ettiler? Belediyeyi kaç milyon dolar borçla devralıp, borcu kaça indirdiler ya da çıkarttılar? Halk duruşma sırasında canlı yayında bu kıyaslamayı görecek; “Temiz Türkiye- Bağımsız Adalet Penceresi” böyle açılacaktı.
Canlı yayın istemediler.
Atı, halk bizden aldı.
CHP’ye verdi.
Atı çalmaya geldik oldu!