Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta Londra’daki temasları sırasında karşılaştığı risk sorularına, “iç risklerin fazla olmadığı” yanıtını vermiş. Programa siyasi desteğin tahmininden daha güçlü olduğunu kaydeden Şimşek, erken seçim ve referandum riskini ise düşük gördüğünü, seçimlerin 2028’de normal zamanında yapılmaması için bir neden görmediğini söylemiş.  

Bakan Şimşek, kamu zamlarının enflasyonu artıracağı iddialarının sosyal medya kanalıyla yayıldığını belirtirken, toplumun, kutuplaşma nedeniyle, söylediklerini dinlemediğinden yakınmış. Daha iyi bir iletişimin gerektiği fikrine katıldığını kaydeden Şimşek, buna karşılık sosyal medyada daha fazla zaman harcamak, konuşmak yerine iş yapmayı tercih ettiğini söylemiş. 

Bakan Mehmet Şimşek, Londra’da yatırımcılarla çok sayıda toplantı yapıp, fon yöneticileri ve bankacıların sorularını yanıtladı. Katılımcılardan aldığımız bilgilere göre savaşlar, bölgedeki gerginlikler ve Trump politikaları gibi riskler konusunda yorumlar yapan Bakan Şimşek’e, “belirttiği risklerin hepsinin dış risk olduğu, iç riskler konusunda bir şey konuşmadığı” hatırlatınca, şu yanıtı vermiş: “İç riskler konusunda, insanlar genellikle mevcut programın uzun ömürlülüğü ve sürdürülebilirliği riskini görüyor. Programa siyasi destek konusunda endişeler olduğunu biliyorum, ancak siyasi desteğin beklediğimden daha güçlü olduğunu söyleyebilirim. Çok minnettarım. Farklı bakış açıları olabilir ancak program Cumhurbaşkanı ve siyasi çevreden güçlü desteğe sahip” 

Şimşek bunları inanarak mı söylemiş, yoksa yabancılara güven vermek için mi bilmiyoruz ama, bu söylemin inandırıcı olduğu belirtiliyor. Toplantılara katılan bir bankacı, düşük yılbaşı zamlarına Cumhurbaşkanı’nı ikna etmesi nedeniyle  Şimşek’e güvenin yurt dışında arttığını, kimsenin artık “Bakan görevden alınır mı?” sorusunu yöneltmediğini söyledi. 

SEÇİMLER 2028’DE  

Şimşek, eğer iç risk konusunda erken seçim ya da referandum kastediliyorsa, bunlarda riskin çok düşük olduğunu söylemiş. Anayasa değişikliği için gerekli siyasi çoğunluğa sahip olmadıkları gibi gerek de olmadığını belirterek, “Seçimler 2028’de planlanıyor, daha erken olmasının bir nedenini göremiyorum. İktidar partisi güçlü bir destek görüyor, erken fişten çekmeyi düşünmek için hiçbir siyasi neden yok” demiş. 

 Bakan Şimşek, enflasyon dinamikleri konusunda kişisel olarak yapışkan olanın hizmetler olduğunu düşündüğünü, kira ve hizmetlerde gelirler politikasının önemli olduğunu kaydetmiş. Şimşek, “Yönetilen fiyatlarda enflasyon beklentilerinin sosyal medya ve manşetler tarafından yönlendirildiğini biliyorum. Gerçeklerle sepetin yüzde 1’ini oluşturmayan maddeler konusunda sosyal medyada yazılanlar çok farklı. Daha iyi bir iletişim kurmam gerekebilir. Ancak az konuşup fazla iş yapmaya çalışıyorum. Toplum oldukça kutuplaşmış durumda ve söylediklerimizi dinlemiyorlar. Sosyal medyada zaman harcamıyorum” demiş. 

İsrail ile ilişkilerin sorulması üzerine ise Şimşek, engizisyondan kaçan Yahudilere ev sahipliği yapan, İsrail’i ilk tanıyan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu hatırlatarak, buna karşılık mevcut insani trajediye karşı güçlü bir pozisyonumuz bulunduğunu, İsrail’in güvenli ve emniyette olması için mevcut sorunlara barışcıl çözümler bulunması gerektiğini belirtmiş. Şimşek, İsrail ile iyi ticari ilişkilerimiz bulunduğunu hatırlatarak, insani yardım, ticaret gibi konuların barış olması halinde normalleşeceğini söylemiş. 

Özetle; Şimşek iç dengeleri de gözeterek, yabancıların nabzına göre şerbet vermiş diyebiliriz.