Laf geliyor, geliyor tam anlamıyla “Çelişki yığını” iki konuda düğümleniyor. Torbacılar, nakliyeciler, görünerek var olan çok yakışıklı, çok güzel, çok şöhretli TV dizisi sanatçıları, haber sunucu ekran yüzleri yakalanıyor, lüks oteller basılıyor fakat “Uyuşturucu baronları” yakalanamıyor. İkinci konu da; “Dindar insanlar iyidir” yargısı bozuldu, çürüdü, iflas etti: Bir şeyler yapalım; “Dindar insandan kötülük gelmez anlayışını” yeniden yerleştirelim.
Haydi kolay gelsin!
Nefesinize kuvvet!
★★★
Siz oradaydınız.
Hem “Baronların yakalanmaması”, hem “Yakalanmış baronların hapisten kaçırılması” ve hem de “Dindar insan iyidir tezinin çökmesi” bu iktidarın 25 yıllık kesintisiz süren döneminde oldu. Yakalanmış, hapse konulmuş uyuşturucu baronu ilk kez bu iktidar döneminde “Hapishaneden elini kolunu sallayarak” göz göre göre kaçırıldı.
★★★
Unutturuluyor.
2018 yılıydı. Gazeteler onun için “Uyuşturucu baronu” diye manşet atmıştı. 75 kilo eroinle yakalandı, Silivri Cezaevi’nde yatarken gece saat 23.30’da 5 adamı ile birlikte hakim kararı ile serbest bırakıldı. Onu salıveren Hakim; “Hukuk profesörü eski bir milletvekili beni sürekli arayarak bu şahsın mutlaka tahliye edilmesi yönünde telkinde, baskıda bulundu. Ankara’nın yani Devletin bu konuda duyarlı olduğunu söyledi” dedi.
★★★
Ağır taciz altında kaldığını belirten hakim, milletvekilinin adını da söyledi. Baron kaçırtan AKP milletvekili hukuk profesörünün Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi olmak gibi yüce bir görevi de vardı. Eroin baronuyla aynı yemek masasında yemek yerken fotoğrafları da yayımlanmıştı. Ve “Hapishaneden baron kaçırmak için rüşvet tarifesinin de 3 milyon dolar olduğu” kanıtlı, belgeli ortaya çıkmıştı.
Ne oldu?
Ne Cumhurbaşkanı, ne yardımcısı, ne cumhurbaşkanlığı yüksek istişare kurulu üyelerinden her hangi biri, ne bakanları, ne partili Meclis Başkanı, ne partinin eski ağır topları, ne partinin Pelikan Grubu, ne partinin trolleri, ne troliçeleri, ne iktidara yandaş gazetelerin yazarları, TV programcıları, ne partinin kadın kolları başkanı, ne gençlik kolları başkanı, ne il başkanlarından bir teki; yani iktidardan hiçbir Allah’ın kulu çıkıp da, “Hapishaneden baron kaçırtan profesör milletvekili bizim partimizde ne arıyor?”diye bir sorgulama yaptı. Baron kaçırtan iktidar hukuk profesörü milletvekilinin eceliyle öldüğü açıklandı ve cenazesi partililerin “İyi bilirdik” dualarıyla kaldırıldı.
★★★
“İyi bilirdik” dualarının yapıldığı günlerde Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı da yapmış bir ilahiyatçı yazar; “İktidara zarar verecekse doğruları söylemek caiz (uygun) değildir” diye yazı yazdı, kendi sesinden canlı videoları çekilip yayımlandı.
Özetle:
Baron kaçırtan.
Baron yakalayamaz.
“İktidara zarar verecekse doğruları söylemek caiz değildir” diyen ilahiyatçıdan danışman yapan iktidarların yönetiminde “dindar insan iyidir, ondan kötülük gelmez yargısı çöker”, iflas eder. İspanya’da 2022 yılında yakalanan Türk uyuşturucu baronu Türkiye’ye teslim edilip, mahkemeye çıkartılınca beraat eder.
★★★
Hapishaneden baron kaçırmanın bir tarifesi varsa, baronu yakalayamamanın da bir tarifesi ve İspanyol polisinin kelepçeleyip teslim ettiği baronu Türkiye’de beraat ettirmenin de bir tarifesi olmalı. 25 yıllık bu son dönemde şu oldu: “Fikir ve ruh cephesi ile ahlak ve iman cephesi” ikisi birden birbirine yaslanarak ve birbirini aşağıya doğru çekerek çöktü.
Siz oradaydınız.
Halk kör değil.
Görüyor.