Araştırmalar toplumun en az yüzde 80’inin yaşamlarının bir döneminde bel ağrısından şikâyetçi olduğunu gösteriyor. Bel ağrısının en sık rastlanan nedenleri ise bel fıtığı, tıpta ‘faset sendromu’ dediğimiz bel tutulması, bel kayması veya belde omuriliği sıkıştıran darlıklardır...



Bel tutulması sıkça yaşanan bir sorun… Soğukta kaldığımızda, uzun zaman biçimsiz oturduğumuzda veya rahatsız bir yerde yattığımızda omurların arkasında bulunan eklemler birbiri üzerinde kayar ve tutulup kalırız. Bazen yerimizden bile kalkamayabiliriz. Bu tutulmaların özelliği, ağrının belde daha çok olması, bacaklara fazla vurmamasıdır. Hiçbir tedavi uygulanmadan, üç-dört gün yatak istirahati yapmak bile iyileşmemizi sağlayabilir. Eklem yerine döner ama tam oturmaz, bu da daha sonra tekrar tutulmamıza yol açabilir. Çaresi kyroprakti ve osteopati gibi manuel terapilerle o eklemi yerine yerleştirmektir. Bu tedavilerle hasta beş dakikada tekrar ayaklanabilir. Herhangi bir tıp eğitimi olmadan bel çekenlerin en başarılı olduğu rahatsızlıklar bel tutulmalarıdır. “Hastamız iki büklüm kaldı”, “İlaçlar fayda etmedi”, “Mehmet Hoca belini bir çekti, hastamız koşar hale geldi” sözlerinin arkasındaki gizemin nedeni, bu tedaviyi uygulayan kişilerin eklemleri yerine oturtabilmesidir.



Ağrınız bacağınıza yayılıyorsa...

En sık rastlanan bel ağrısı nedenlerinden biri de bel fıtığıdır. Omurlar arasındaki disk dışarı doğru taşar, omuriliğe veya omurilikten çıkan sinirlere bası yapar. Bel fıtığının bel tutulmasından farkı, ağrının ağırlıklı olarak bacağa yayılmasıdır. Fıtığın büyüklüğüne göre uyuşma ve güç kaybı da görülür. Özellikle fıtığın oluştuğu ilk 48 saatte çok şiddetli bir ağrı oluşur, vücudun fıtığa göre şeklini değiştirmesi sonucunda daha sonra ağrılar azalır. Eğer ağrı bacağa vuruyorsa, bel fıtığının derecesini tespit etmek için MR çekilmelidir, tomografi ve EMG denilen sinirleri ölçen testin bel fıtığında yeri yoktur. Eğer MR’da görülen bası çok fazla değilse, fıtıktan bir parça kopmamışsa ve belirgin bir güç kaybı yoksa hasta, fizik tedavi, manuel terapiler, traksiyon denilen bel çekme yöntemleriyle tedavi edilebilir, hasta ağrı tedavisi görebilir.

Ne zaman ameliyat gerekir?

Hastada güç kaybı varsa, topuklarına basarak yürüdüğünde bir ayak diğeri kadar kalkmıyorsa ya da parmakları üzerinde yürürken bir topuk diğeri kadar kalkmıyorsa, yürürken sık sık durma ihtiyacı varsa hasta ameliyat edilmelidir. Eğer hastada belirgin bir güç kaybı yok, sadece ağrı ve uyuşukluk var ama MR’da fıtıktan büyük bir parça koptuğu görülüyorsa da hastanın tedavisi yine ameliyatla olur. Kopan parça araştırmalara göre yüzde dört oranında kaybolma şansına sahipken yüzde 96 oranında hastada kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Bel fıtığı ameliyatlarında en çok kullanılan ‘mikrodiskektomi’ yöntemini Türk tıp adamı Prof. Dr. Gazi Yaşargil dünyaya kazandırmıştır. Mikrodiskektomi ameliyatları ortalama 20 dakika sürmekte ve hasta dört-beş gün sonra da normal yaşamına dönebilmektedir.

Yürümekte zorlanıyor musunuz?

Bel ağrılarının diğer bir nedeni omuriliğin geçtiği kanalın daralmasıdır. Bu omurların düz diziliminin bozulduğu bel kaymasında veya omurga kanalının içindeki yumuşak dokuların kireçlenme sonucu omurilik veya sinirlere bası yapması, tıptaki adıyla ‘spinal stenoz’ sonrası görülür. En belirgin şikâyet yürümede güçlüktür. Hasta 50-100 metre yürüdükten sonra durmak zorunda kalıyorsa ameliyat edilmeli, yarım saat veya daha fazla durmadan yürüyebiliyorsa fizik tedavi, ağrı tedavisi gibi yöntemler tercih edilmelidir. Bel ağrısında önemli olan teşhisin doğru konmasıdır.