Önceki gece eşim Emel ile birlikte bir düğündeydim...
Yakın arkadaşlarımdan biri olan iş insanı Zühtü Yorgancı’nın kızı Neslihan, nişanlısı Cem ile evlenerek dünya evine girdi.
Genç çifte “İnşallah kendiniz gibi güzel çocuklar yaparsınız” diyor ve ömür boyu mutluluklar diliyorum. Zühtü kardeşime “Büyükbaba” olmanın çok yakışacağı kanısındayım.
Kuruçeşme Divan’da yapılan düğüne “emekli amiral ve generaller, hâkim ve savcılar, siyasetçiler, iş insanları ve akademisyenler” katıldı. Dilerim böyle bir düğün her gence nasip olur.

***
Aslında şunu anlatmak istiyorum:
Eğer günün birinde evlenen çiftlerin büyük bir çoğunluğu böyle düğün yapacak imkâna kavuşursa, işte o zaman Türkiye gerçekten kanatlanıp uçuyor demektir.
Şimdi sadece politikacıların boş lâflarıyla kanatlanıp uçuyoruz. Halkımız oyalanıyor, avutuluyor.
Ülkemizde milyonlarca genç insan, bırakın evlenip düğün yapmayı, evlenme düşüncesinden bile korkuyor. Evlenme gücünde olanlar da, çocuk yapmaktan korkuyor.
Milletin büyük bir bölümünde para yok, pul yok, çocuklarını nasıl evlendirip gerçek anlamda bir düğün yapabilecekler?
Türkiye’de bir türlü düzelmeyen ekonominin yarattığı bir dramdır bu!
***
Anket şirketlerinin araştırmalarından öğrendiğimize göre halkımızın yüzde 53’ü “Bir ay maaş alamazsak, ay sonunu bile getiremez aç kalırız” diyor.
Yüzde 17 insanımız “maaş almadan en fazla bir ay dayanabileceğini” söylüyor.
Bu rakamlar, halkımızın büyük bir kısmının günlük yaşadığını, en ufak bir birikim yapamadığını gösteriyor.
Ülkemizde ekonomik sorunlar arttıkça doğum oranı da endişe verici bir biçimde düştü...
Bir nüfusun kendisini yenilemesi için doğum oranının en az 2.2 olması gerekiyor...
Oysa Türkiye’de doğum oranı 1.48 gibi tehlikeli bir düzeyde...
***
Sorunu çözmek için iktidarın, Avrupa ülkelerindeki gibi, gençlere evlilik için daha büyük imkânlar tanıması, kredileri, doğum yardımlarını, çocuk sayısına göre yapılan yardımı, hamilelikte ücretli izin gibi destekleri “sembolik değil, yeterli düzeyde” arttırması gerekiyor.
Öyle “3 çocuk yapın, 5 çocuk yapın” demekle sorun çözülmüyor!
Yanardağ serbest bırakılmalı
“Siyasi casusluk” suçlamasıyla 198 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tele1’in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ nihayet bugün ilk duruşmasına çıkıyor.
Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyaları yöneticisi Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün ile birlikte 15 ile 20 yıl arası hapis istemiyle yargılanacak.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti “Serbest bırakılmalı” diyerek Yanardağ’ın tutuklu yargılanmasını eleştirirken, Uluslararası Af Örgütü de benzeri tepkiyi göstererek “Merdan Yanardağ’ın iddianamesi hiçbir somut delil taşımıyor. Adalet sistemi muhalif görüşleri baskı altına almak için kötüye kullanılmamalı. Yanardağ koşulsuz serbest bırakılmalıdır” ifadesini kullandı.
GÜNÜN SÖZÜ
Aşk, evliliğin şafak vakti, evlilik de aşkın akşamıdır!
