Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan organize suç örgütü ile ilgili davanın bir numaralı sanığı Ayhan Bora Kaplan, iki numaralı sanığı ise Serdar Sertçelik. Bu kişinin davanın gizli tanığı olduğu sesli ve görüntülü olarak açıkladı. Bir ve iki numaranın arası para meselesinden açılmıştı. Sertçelik’in iddiası; 19 sayfalık gizli tanık ifadesinde yer alan bilgilerin bazı emniyet mensupları tarafından kurgulandığıdır. O ifadede iddia edildiğinin aksine ne AKP, ne de bazı eski bakanların isimleri geçmiyor. Sadece Sadık Soylu’ nun karıştığı iddia edilen bir olay anlatılıyor.

Bu kişi, arandığı dönemde KKTC’deydi. N.K isimli bir kişinin aracılık yapması sonucu Organize Suçlar Şubesi’nin bazı yetkilileriyle görüştü, yurda dönmeye ikna edildi. Herkes tutuklandı, davanın iki numaralı sanığına ev hapsi verildi.

Elektronik kelepçe takılan Serdar Sertçelik, gecenin saat 04.00’ünde çorbacıya gidiyor. İddiasına göre bazı emniyet mensuplarının telkinleri sonucu da yurtdışına kaçıyor. Halen Dubai’de olduğu biliniyor. İddialarına konu olan Organize ve Mali Şube’nin bağlı olduğu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı, Organize Suçlar Şube Müdürü ve yardımcısı, soruşturmanın selameti gerekçe gösterilip açığa alındı.

BORA KAPLAN’IN İDDİALARI

Ayhan Bora Kaplan’la ilgili MASAK raporu nedeniyle ifadesi alınacaktı. İzmir’deki cezaevine bir komiser ile üç polis memuru gönderildi.  Kaplan’ın daha önce sabıkası olduğu için şirketler eşinin adına kayıtlı. Ancak vekalet verildiği için bütün işleri kendisi yürütüyor. 

Cezaevinde ifadesinin alınmasına saat 10.00 da başladı, sorgu sabah 05.00’e kadar sürdü. İkinci gün yine ifadeye devam edildi. 4 emniyet mensubuyla ilgili iddia şu: 4 emniyet mensubu, sorgudan sonra bir lokantaya gitti, Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu ile lokantada buluşup yemek yediler. Yemeğin parasını da avukat ödedi. Birlikte olduklarına ilişkin kamera kayıtları olduğu da belirtildi. 4 emniyet mensubu, ödemeyi kendilerinin yaptığını, fatura aldıklarını belirtti. O zaman iddia hakkında Kaplan’ın Avukatı Umut Köroğlu’nun söylediklerini dinleyelim:

TAM TEPEMDE KAMERA VARDI

“4 Emniyet mensubu kara para operasyonu nedeniyle Ayhan Bora Kaplan’ın ifadesini almak üzere İzmir’e geldi. İfade yaklaşık 200 sayfayı buldu. İfadeleri bende imzaladım. Ancak 60 ve 123. sayfaların imzalanmasını atlamışım. Gündüz beni telefonla arayıp iki sayfada imzamın eksik olduğunu ve onları imzalamam gerektiğini söylediler. Gündüz duruşmam olduğu için akşama ancak gelebileceğimi söyledim.

Akşam aradılar. Kuzu Ocakbaşında oldukları söylendi. Ben gittiğimde yemek yiyorlardı. Tam tepemizde kamera oluşu dikkatimi çekti. Ayıp olmasın diye 10-15 dakika oturdum. Yemek bile söylemedim. İmzamın eksik olduğu iki sayfaya imza attım. Adının Yılmaz olduğunu hatırladığım kişi kredi kartıyla ödeme yapmak isterken, ‘Hesabı ben ödeyeyim mi?’ dedim. ‘Ya öyle şey olur mu?’ dediler. Hatta restoran yetkilisi, masayı emniyetin ayırttığını, indirim yaptıklarını, isterlerse fatura da vereceğini söyleyince, ‘Kardeşim biz bunu Emniyete deklare edeceğiz, parayı geri alacağız’ dedi ve kendi kredi kartından ödedi, faturasını aldı, çıktık gittik. Allah var ne benden yemek parası aldılar, ne beraber yemeğe gittik ne de ben onları götürdüm.

Sonra, ‘İzmir’de bir avukat ifadeyi almaya gelen polisleri saunaya götürdü’ gibi haberler yayımlandı. Ayhan’a, her hafta Ankara’dan onlarca avukat geliyor. Ama ben herhangi birisinin bunları saunaya götürdüğünü ya da başka şeyler yaptıklarını düşünmüyorum. Neticede hangi saunaya gittilerse kamera vardır, nereye gittilerse telefon irtibatı vardır. Böyle bir şey olduysa çok kolay ortaya çıkarılır.”

YİNE SAAT KONUSU

Emniyet Müdürü A.A.’nın sevgilisine doğum günü hediyesi olarak Ayhan Bora Kaplan’ın  Rolex saat hediye ettiği ve garanti belgesiyle birlikte teslim edildiği ifadeye yansıyor. Kaplan’a, ifade için gelen ekibin, “Karın gözaltında. Bu isimleri vermezsen tutuklanırsın” dediği öne sürülüyor. Bora Kaplan’ın, hem açığa alınan 3 müdürden ve ifadesini almak üzere İzmir’e gelen 4 emniyet mensubu hakkında suç duyurusunda bulunacağını öğrendim.

Kara para üzerine ifade alınırken, kuşkusuz bazı siyasilerin bu işin içinde olduğu, onlara yol verdiği gündeme gelmiştir. Polis, bunların kim olduğunu merak etmiştir, belki de kayda geçmeden sorulmuştur. Ayhan Bora Kaplan’ın yeni iddiaları arasında, “Bazı isimler vermezsem eşimin tutuklanacağı söylendi” de bulunuyor.

SÖZLERİNİ TUTMAYINCA KAÇTIM  

Ev hapsinde, elektronik kelepçeli olmasına rağmen yurtdışına kaçan Serdar Sertçelik’e niçin yurtdışına kaçtığını sordum. Şunları söyledi:

“Gizli tanık olduğum için benim üzerimden bütün kumpas ve iftiraları atıp gizli tanık ifadesiyle istediği kişileri yargılatabilmek için benim kelepçe konum idare ediliyor yani işlem yapılmıyordu. Lokantada vurulmam ve kelepçeyi ihlal ettiğim için yurtdışına yasadışı yollarla kendim çıktım. Yalan ve iftiralarla dolu 19 sayfalık beyanları bana zorla imzalatıp hakkımda örgüt yöneticiliğinden dava açtıklarını gördüm. ‘Yurtdışına çık, sana her türlü imkanı sağlayacağız’ dedikleri halde hiçbir şekilde sözlerini tutmadılar. Mahkemeye mektupla gerçekleri bildireceğim.”

EMNİYET MENSUPLARI YEM YAPILMAMALI

Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in iddiaları üzerine bazı emniyet mensuplarının açığa alınmasının ardından, aynı kişiler tarafından yeni suç duyurularında bulunuluyor. İlginç olan durumlardan birisi de takipsizlikle, beraatle sonuçlanan kapanmış dosyaların yeniden açıldığı iddiasıdır. Geçmişte, birilerinin bu kişileri koruduğu, ya da bu kişilere haksızlık yapıldığı basında sıkça yer aldı. Kaplan’ı koruyanların başında ünlü bir savcının olduğu da ifadelerde geçti. Bazı iddialar kanıtlandı.  

Sorguda kendisine bazı isimler söylemesi için baskı yapıldığını hem bir, hem de iki numaralı sanık söylüyor. İddialarının doğruluk derecesini bilemem ama Emniyet mensupları da gerçekliği tartışılan ifadelerle, iddialarla kimseye yem yapılmamalı.