ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg, 2017 yılında gözaltına alınan ve 2020 yılında FETÖ'den tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda görevli Metin Topuz'un serbest bırakıldığını duyurdu.

"Silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Topuz hakkında Fethullah Gülen Yapılanması ile ilgili açılan soruşturma kapsamında 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Bloomberg'in aktardığı haberde, "Türkiye, ilişkilere zarar verdiği ABD Başkonsoluğu çalışanını serbest bıraktı. Topuz'un tutuklanması NATO müttefikleri arasındaki büyük krizi derinleştirmişti" denildi.

Bloomberg'deki haberde, "Türkiye uzun hapis cezası ilişkilere zarar veren ABD'nin başkonsolosluk çalışanını serbest bıraktı" başlığıyla gelişmeyi aktardı. Haberde, "Metin Topuz'un serbest bırakıldığı söylendi. Topuz'un tutuklanması, NATO müttefikleri arasındaki gerilimi derinleştirmişti" denildi.


Haberde, "Konuyla ilgili bilgisi olan kişiler başkonsolosluğun eski çalışanının yakın zamanda serbest bırakıldığını söyledi. Topuz'un avukatları konuyla ilgili bir açıklama yapmadı" denilirken ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu sözcüsü ise, "Metin Topuz ile ilgili haberlerin farkındayız. Topuz'un ailesinin isteğine saygı göstererek başka bir açıklamamız yok" dedi.

BLOOMBERG'DEN DİKKAT ÇEKEN YORUM

Bloomberg, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümeti Biden yönetiminden F-16 savaş uçakları ile birlikte yabancı yatırımcıları çekmeye çalışırken bu haber geldi. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler 2016 yılındaki darbe girişimi sonrasında kötüleşmişti" yorumuna yer verdi.

ABD İLE İLİŞKİLER GERİLMİŞTİ

ABD'nin İstanbul Büyükelçiliği çalışanı Metin Topuz'a İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2020 yılında "silahlı terör örgütüne yardım" suçlamasıyla verilen 8 yıl 9 aylık mahkumiyet kararının ardından, Ankara Washington hattı sert açıklamalarla gerilmişti.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI TWEET ATMIŞTI

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise Topuz hakkında verilen hapis cezasına X (eski adıyla) Twitter hesabından sert ifadelerle tepki göstermişti.

17-25 Aralık öncesi, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olan firari Zekeriya Öz ve operasyonu düzenleyen emniyet müdürleri ile düzenli olarak telefonla görüştüğü iddia edilen ve tutuklanan ABD Başkonsolosluğu'nda görevli irtibat görevlisi Metin Topuz.


Kararın ivedilikle bozulmasını beklediklerini kaydeden Pompeo, tepkisini, "Türk mahkemesinin Metin Topuz'u mahkum etme kararı bizi derinden rahatsız etmiştir. Karar, Türk Amerikan ilişkilerini baltalamaktadır. Mahkumiyeti destekleyecek güvenilir bir kanıt yoktur ve umarız hızlıca üst mahkeme tarafından bozulur. Yetkililerimiz, Topuz'a yönelik İstanbul'daki tüm duruşmaları izledi. Kararı destekleyici güvenilir hiçbir kanıt görmedik. Sonuç olarak karar, Türkiye'nin kurumlarına olan güveni ve Türk-Amerikan ilişkilerinin temelindeki güveni sarsmaktadır" sözleriyle dile getirmişti.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, "Tutuklama kararını destekleyecek güvenilir kanıt göremedik" demişti.


ADALET BAKANLIĞI TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

ABD, yargılamada güvenilir kanıt bulunmadığını belirtirken dönemin Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, kararı eleştiren ABD makamlarına X (eski adıyla Twitter) hesabından, "Türk yargısı bağımsız ve tarafsızdır; emir alacağı tek merci Anayasa ve kanunlardır. Hiçbir ülke, kişi, kurum veya merci Türk mahkemelerinin adil yargılamasına etki ve telkinde bulunamaz." açıklamasında bulunmuştu.

Adalet Bakanlığı ise yaptığı açıklamada "ABD makamlarının Metin Topuz davası hakkındaki açıklamaları son derece talihsiz ve yargı bağımsızlığı ilkesi bakımından düşündürücüdür. ABD'li muhataplarımız, derin hayal kırıklığı yaşatan bir dava arayışındaysa, onlara FETÖ'nün kurduğu ihanet pazarından satın alınan tanıklarla, sahte ve sözde delillerle yürütülen Hakan Atilla yargılamasına bakmalarını tavsiye ediyoruz. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, verdiği kararlarla herhangi bir ülkeyi ikna etmek durumunda değildir" ifadelerine yer vermişti.