Türkiye’de 2008 yılında başlayan varlık barışı uygulamalarına bir yenisini daha ekliyor. AKP Grubu tarafından 5 Mayıs’ta Meclis Başkanlığı’na sunulan torba yasa teklifinin 10’uncu maddesi yeni bir varlık barışı düzenlemesi içeriyor. Teklifin ilgili maddesi Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan hiç değişikliğe uğramadan geçti. Varlık barışının ülkeye kara para girişi riskini artırabileceği hususu ciddi şekilde dillendirildi. “FATF’in gri listesine tekrar girer miyiz?” gibi sorular soruldu. Bu endişe ve sorular haklı ve yerinde. Ancak, ben sizi rahatlatacak bir şey söyleyeyim: “Bu varlık barışı tutmaz.” Zaten son dönemdekilerin pek çoğu da tutmadı. O yüzden ilk varlık barışına ilişkin olanlar dışındakilerin verilerini dahi açıklayamıyorlar. Yeni varlık barışı ile ne kadar para gelebileceği ile ilgili de hiçbir veriyi paylaşamıyorlar. Kaçıncı varlık barış Sunduğum tabloda da görüldüğü üzere, Türkiye’de varlık barışı ile ilgili düzenleme içeren 9 adet kanun söz konusudur. Ancak 6111 sayılı kanunla yapılan düzenleme bir önceki varlık barışı kanununa (5811) ilişkin uzatmaları ifade ettiği için sonuçta bugüne kadar yedi varlık barışı hayata geçti. En son torba yasa teklifi yasalaştığında ise sekizinci varlık barışı tecrübesi yaşanacak. Albenisi en düşük varlık barışı Aşağıdaki tabloda varlık barışı düzenlemelerini ana unsurlarıyla özetledim. Görüldüğü üzere varlık barışları bazen vergili bazen vergisiz olmuş. Gündemdeki varlık barışı teklifi en yüksek vergi içerenlerden birisi. Vergisiz olarak barışmak isterseniz getirdiğiniz varlığı en az beş yıl devlet iç borçlanma senetleri veya kira sertifikalarında tutmanız gerekir. Varlık barışından yararlanmak isteyenlerin getireceği varlığı beş yıl boyunca sınırlı sayıdaki yatırım aracına bağlamak istemesi pek olası gözükmüyor. Eski düzenlemelerin çoğunda, varlığın işletmeden çekilmesine dair bir süre sınırı yoktu. Örneğin; “Şu kadar döviz getirdim” deyip işletme hesaplarına kaydediliyor, sonrasında bu tutarı işletmeden serbestçe çekebiliyordular. Bu çekiş nedeniyle kâr payı stopajı veya Kurumlar Vergisi söz konusu olmuyordu. Yani ne getirilirken ne de işletmeden çekilirken vergi vardı. Tamamen kılçıksız balık. Mevcut düzenlemede işletmede fon hesabına kaydedilen tutarın iki yıldan önce çekilmesi veya sermayeye ilave dışında bir amaçla kullanılmayacağı açıkça belirtilmiş. Yani getirdikleri varlığı en az iki yıl serbestçe kullanamayacaklar. Koruması en düşük varlık barışı Türkiye, kara para aklama ve terörün finansmanı ile ilgili uluslararası otorite olan FATF’in üyesi ve belli periyotlarla sürekli olarak inceleniyor. En son inceleme süreci büyük oranda tamamlandı ve rapor haziran ayındaki FATF toplantısında karara bağlanacak. Türkiye, girdiği gri listeden 2024 yılında güç bela çıktı. Şimdi tekrar bu listenin konusu olmak istemiyor. Çünkü gri listede olmak uluslararası finansal sistemde ülkeyi zor durumda bırakıyor. Bunun için varlık barışı ile ilgili mevcut maddeye daha önceki düzenlemelerde olmayan bir cümle eklendi. Daha önceki düzenlemelerde “Bu madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz” şeklindeki cümle hep yer almıştı. Hatta 6736 sayılı kanunla yapılan varlık barışı düzenlemesinde “... hiçbir şekilde vergi incelemesi ve tarhiyatı ile herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamaz, vergi cezası, ve idari para cezaları kesilemez” şeklinde kanuni koruma zırhı getirilmişti. Peki yeni düzenlemede ne var? Bu düzenlemede gri liste korkusuyla şöyle bir cümle eklenmiş: “Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez.” Yukarıdaki cümlenin meali şu: getirilen paranın suç geliri, kara para olduğu anlaşılırsa hem kara para suçu nedeniyle soruşturulur, kovuşturulur ve ceza alınabilir hem de TCK uyarınca bu para müsadereye tabi olabilir. Peki, bu şekildeki varlık barışına güvenerek “malum şahıslar” paralarını, varlıklarını getirir mi? Hem de üzerine %5 vergi ödeyerek. Şimdi bazılarınız haklı olarak: “Ozan Hocam! Onlar getirir, birileri de onlara göz yumar” diyebilirsiniz. Ama yasa dışı bahisten, uyuşturucudan, kaçakçılıktan ve benzeri pek çok suçtan elde edilen kara para nedeniyle dava ve ceza zamanaşımı süreleri çok uzun. Onlara göz yumacak veya görmezden gelme garantisi vereceklerin iktidardaki ömrü bu süre kadar uzun olmayabilir. Ayrıca, mahkumiyet kararı bile olmadan kişilerin mallarının satıldığı bir ortamda, mülkiyet güvenliği sorunu varken kim ülkeye varlık getirir. Ekonomi yönetimine tavsiyemiz: Bırakın bu varlık barışı işlerini, hukuku hakim kılın, mülkiyet hakkını güvenceye alın, o zaman ülkenin varlıkları yurt dışına çıkmak yerine vatanına, öz yurduna geri döner.