Yılın ilk dört ayına ilişkin bütçe verileri açıklandı. Bu dönemde ödediğimiz vergi 4 trilyon 372 milyar lira olarak gerçekleşti. Geçen yıl aynı dönemde 2 trilyon 810 milyar lira vergi ödemiştik. Vergi tahsilatındaki artış oranı %55.6. Aynı dönemde TÜFE artış oranı %32.3. Yukarıdaki verinin anlamı şu: Enflasyondaki artışın 1.7 katı vergi tahsilat artışı olmuş. Vatandaş vergilerini fazlasıyla ödemiş. Hem de enflasyonun çok üzerinde vergi yükü altına girmiş. Vatandaş yılın ilk dört ayında dakikada 25.3 milyon lira vergi ödeyerek üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ama bu muazzam tahsilat bile bütçenin 758.7 milyar lira açık vermesini engelleyememiş. Demek ki sorun vatandaşın ödemesinde değil, bütçenin harcama karakterinde. Ekonomi yönetimine sesleniyoruz, bütçe açığında sorun vergi tahsilatında değil, bütçedeki kara deliklerde. Bunları tıkamadan bütçe düzelmez. Dibi delik havuz taşıma suyla dolmaz. Tasarruf(!) yatırımdan: Faize 5, yatırıma 1 lira Bütçeden ilk dört ayda faize 1 trilyon 133 milyar harcanırken, yatırımlara harcanan tutar sadece 242.4 milyar lira oldu. Kabaca faize beş lira harcarken, yatırıma 1 lira harcandı. Geçen yıl ilk dört ayda 249.7 milyar liralık yatırım harcaması yapılmıştı. Bu yılın ilk dört ayında yatırımlar 242.4 milyara düşmüş. Enflasyonun %32.37 olduğu bir ortamda, yatırımların nominal olarak bile %3 gerilemesi, reel olarak yatırımdan ne denli büyük bir ödün verildiğini gösteriyor. Yatırım harcamalarındaki düşüş, orta ve uzun vadede devletin temel altyapı hizmetlerinde aksamalara yol açabilir. Bu nedenle, tasarrufun, israf kalemlerinden yapılması gerektiğini bir kez daha hatırlatalım. Bütçeden tarımın payı: Faizin 13’te 1’i Merkezi Yönetim Bütçesi’nden ilk dört ayda 79.4 milyar lirası bitkisel üretim, 8.5 milyar lirası hayvancılık desteği olmak üzere toplamda 88.5 milyar lira ödeme yapıldı. Aynı dönemde faize yapılan ödeme 1 trilyon 133 milyar. Özetle, tarıma bütçeden verilen destek tutarı faize ayrılan payın yaklaşık 13’te birine denk geliyor. Yanı başımızdaki jeopolitik riskler nedeniyle mazot, gübre, yem, ilaç gibi pek çok tarımsal girdinin fiyatlarının katlandığı dönemde tarımın aldığı pay, soframızdaki gıda fiyat enflasyonunu açıklıyor olsa gerek. Elektrikte tarife düzenlemesi faturaya değil bütçeye yaradı Uzun zamandır elektrikte sübvansiyon uygulaması söz konusu. Bu nedenle, Elektrik Üretim A.Ş.’ye bütçeden görevlendirme gideri ödemesi yapılıyor. Bu kapsamda 2024 yılında 213 milyar lira, 2025 yılında 236 milyar lira ödeme yapıldı. Ancak, devlet bütçedeki bu harcama kalemini azaltmak için ortalama kilovatsaat tüketim tutarlarını düşürdü. Elektrikteki devlet sübvansiyonunun azaltılmasının bütçedeki etkileri görülmeye başlandı. Elektrik Üretim A.Ş.’ye şubat ayında görevlendirme gideri olarak 46.2 milyar lira ödenmişken bu rakam mart ayında üçte birin de altına inerek 14.6 milyar lira olmuş. Özetle, sizin elektrik faturalarınızdaki şişkinlik artarken, bütçenin görevlendirme giderlerindeki şişkinlik azalmış. Yılın ilk dört ayında BOTAŞ’a yapılan görevlendirme gideri 38 milyar liraya ulaşmış. Maliye yönetimi bu kalemden yapılan sübvansiyon harcamasını da azaltma peşinde. Özetle, önümüzdeki dönemde elektrik ve doğalgaz fa- turalarınız şişmeye başlarsa şaşırmayın. 333 milyar nereye harcandı? Bütçede bir harcama kalemi var. Ekonomik/Mali Amaçlı Diğer Transferler. Bütçe hazırlama rehberinde bu kaleme kaydedilecek giderlere ilişkin açıklama şu şekilde: “05.04.80.90 Ekonomik/Mali Amaçlı Diğer Transferler: Yukarıda sayılan gruplara girmeyen ve mevzuatına göre yapılması gereken ekonomik/mali amaçlı transferler bu bölüme gider kaydedilecektir.” Aşağıdaki Tablo açıkça söylüyor: 2021’e kadar esamesi okunmayan, bir kuruş harcanmamış bu kalemden, yaklaşık beş buçuk yılda 333 milyar lira harcanarak devasa bir bütçe kara deliğine dönüştü. Çok muğlak cümlelerle nereye harcandığının ayrıntısını göremediğimiz bu kalemden 2021 yılına kadar yapılan harcama tutarı “Sıfır”. 2021 yılı Ocak ayından 2026 Nisan ayına kadar olan dönemde yapılan harcama ise 333 milyar lira. “DİĞER” kalemi altında olduğu için bütçeden yapılan 333 milyar liranın nereye harcandığını bilemiyoruz. 2026 yılında “Diğer” kapsamında söz konusu kalemden yapılan harcamalar, bu kalemin içinde bulunduğu ana harcama kaleminin %53.7’sine denk geliyor. Muhasebede “Diğer” kalemi küçük ve istisnai nitelikteki, daha çok önceden öngörülemeyen harcama veya gelir unsurları için kullanılır. Ana kalemden daha büyük bir diğer kalemi nasıl olur? Muhasebe mantığına da sığmayan bir tür veri karartması söz konusu. Pek çok yazımda, sosyal medya paylaşımımda, çıktığım televizyon programında soruyorum. Ama cevap alamıyorum. Maliye Bakanlığı’na tekrar soruyorum: 333 milyar liralık tutarın nerelere, kimlere, nasıl harcandığı sorusu, bir mangal alımı iddiası kadar önem arz etmiyor mu? Enflasyonu katlayarak vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen milyonlarca vatandaşın, ödediği vergilerin nereye gittiğini bilmesi bu milyarların hesabını sorması en doğal hakkı değil mi?