Halef-selef iki Hazine ve Maliye Bakanı'nın devir teslim töreninde kurduğu bazı cümleleri yeniden hatırlayalım.
O gün, Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati görevini Mehmet Şimşek'e devretmiş, maliye yönetiminde ikinci Şimşek dönemi başlamıştı.
Basın toplantısında Bakan Şimşek, "Dört temel ilkemiz var: Şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk." demişti.
Kulağa hoş gelen ifadeler...
Ambalajı güçlü kavramlar...
Ancak mesele söylem değil, icraattır.
O hâlde gelin, "şeffaflık" ilkesini bütçe üzerinden birlikte değerlendirelim.
Her ayın 15'inde, bir önceki aya ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanır. Bu tablolara baktığımızda ne kadar vergi toplandığını, vergilerin hangi kalemlerden oluştuğunu, harcamaların nereye yapıldığını görebiliriz.
Gider tarafında da aynı durum söz konusudur. Faiz ödemeleri, personel giderleri, yatırım harcamaları...
İlk bakışta oldukça şeffaf bir tablo.
Kamu adına harcanan her kuruşun hesabının verildiği, vatandaşın ödediği vergilerin nereye gittiğini görebildiği bir sistem...
Acaba gerçekten öyle mi?
Bütçenin gider tarafına biraz daha dikkatli bakalım.
Karşımıza tek kelimelik bir harcama kalemi çıkıyor:
DİĞER...
Bütçe cetvellerinde harcama kalemleri sıralanıyor, en altta ise içeriği açıklanmayan "Diğer" başlığı yer alıyor.
Normal şartlarda "diğer" adı altında sembolik tutarlarda bazı ödemelerin sınıflandırılması mümkündür. Ayrı bir başlık açmaya değmeyecek kadar küçük harcamalar bu şekilde gösterilebilir.
Peki gerçekten öyle mi?
2026 yılı bütçe kanunundaki rakamlara bakalım.
- Mal ve hizmet alımları – Diğer: 760 milyar TL
- Görevlendirme giderleri – Diğer: 53 milyar TL
- Hazine yardımları – Diğer: 292 milyar TL
- Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan yardımlar – Diğer: 142 milyar TL
- Hane halkına yapılan transferler – Diğer: 136 milyar TL
- Sosyal amaçlı transferler – Diğer: 11 milyar TL
- Yurt dışına yapılan transferler – Diğer: 14 milyar TL
Toplayınca...
Yaklaşık 1,4 trilyon liralık kamu harcamasının ayrıntısını bilmiyoruz.
"Bu harcamalar nedir?" diye soruyorsunuz.
Cevap hazır:
"Diğer..."
Peki "diğer" ne demek?
"Yukarıdaki kalemlere girmeyen harcamalar."
Muhteşem bir şeffaflık örneği, öyle değil mi?
Bütçe verilerini bu şekilde açıklarsanız, trilyonlarca liralık harcamayı "diğer" başlığı altında toplarsanız, kamuoyunda haklı olarak ciddi soru işaretleri oluşur.
Üstelik sadece "diğer" kalemi değil, adı açıkça yazılan harcamalar için bile "Acaba burada da bilmediğimiz bir şey mi var?" sorusunu akıllara düşürürsünüz.
Şeffaflık, sadece bir basın toplantısında dile getirilen güzel bir ilke değildir.
Şeffaflık, vatandaşın ödediği verginin nereye harcandığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterebilmektir.
Ama biz bu köşede şeffaf olmaya devam edeceğiz, "DİĞER" köşe yazımızda buluşmak dileğiyle efendim.