YER Doğu Akdeniz. İsrail açıkları Leviathan Gaz sahası. Harıl harıl gaz çıkarılıyor. Operatör şirket Chevron.

Biraz ötesinde Tamar Gaz sahası. Yine İsrail’in. Operatör şirket Chevron.

Daha yukarıda Güney Kıbrıs. Rumlar’ın Afrodit Gaz sahası. 12 numaralı parsel. Operatör şirket Chevron. Gazın çıkarılması ve Mısır’a boru hattıyla bağlanması projesi masada...

Yunanistan’da Girit ve Mora Yarımadası açıklarındaki 4 parselde petrol ve doğalgaz arama ruhsatı alan şirket yine Chevron... Burada tablo “üretim” değil “yarış” aşamasında. Chevron, Helleniq Energy ile Doğu Akdeniz’in bir sonraki sayfasını açacak.

ABD desteğiyle kurulan 3+1 (İsrail-Yunanistan-GKRY’ye ABD siyasi/askeri desteği) ittifakı bölgeyi bir mimari gibi, kabloyla, gazla, limanla yeniden örüyor.

Bu mimarinin sahadaki en görünür aktörü Amerikalı Chevron da gelecek yıllarda Doğu Akdeniz’den petrol doğalgaz çıkarılmasına 7 milyar dolar bütçe ayırmış...

* * *

Şimdi aynı fotoğrafı alıp Venezuela’ya koyduğunuzda, enerji jeopolitiğinin daha sert bir versiyonu çıkıyor.

Şirket kaldıraç, Trump ise o kaldıracı rejimi sıkıştırmak için kullanıyor. Wall Street Journal’ın haberine göre Chevron, Venezuela’da “en büyük yabancı yatırımcı” pozisyonunu korumayı uzun vadeli bir bahis olarak görüyor.

Çünkü ülkenin 300 milyar varili aşan çok büyük petrol rezervleri, baskıcı-otoriter Maduro gittiğinde dünyanın en kıymetli kilidine dönüşecek. Haberde Venezuela’nın günde 900 bin varil civarında pompalanan üretiminin üçte birinden Chevron’un sorumlu olduğu belirtiliyor.

ABD’nin Maduro’yu neden devirmek istediğini de bu çerçevede okumak gerekiyor. Washington, Maduro yönetimini uyuşturucu kaçakçılığı iddialarıyla “narko-devlet” gibi konumlandırdı. Bu söylem baskıyı meşrulaştıran etiketi sağladı.

Ama baskının sahadaki dili enerji... WSJ’nin anlattığı tabloda Trump yönetimi Karayipler’de 1980’lerden beri en büyük yığınağı kurup yaptırımlı tanker trafiğini hedef alan adımlarla Maduro’nun nakit akışını kesmeye çalıştı. Asıl savaş ise arkada dev şirketlere lisans verilmesi üzerinden yönetildi.

* * *

Exxon Mobil ve ConocoPhillips, eski Başkan Hugo Chavez’in ülkedeki varlıklarını millileştirmesinin ardından 2007’de Venezuela’dan çekildi. Conoco, Venezuela hükümetine 20 milyar dolar tazminat davası açarken, Exxon da 12 milyar dolarlık tazminat davası açtı.

BP ve TotalEnergies, sonraki on yıllar içinde ülkeden çekildi. Bu yılın başlarında Trump, İspanyol Repsol ve İtalyan ENI şirketlerinin Venezuela petrolünü ihraç etme yetkilerini iptal etti. Shell ise yakın zamanda Venezuela açıklarında doğalgaz geliştirme konusunda ABD’den onay aldı.

Chavez döneminde 2007’de birçok yabancı petrol şirketi gibi Chevron’un da varlıkları millileştirildi. Ancak Chevron tamamen çıkmayıp PDVSA (Venezuela devlet petrol şirketi) ile ortak girişimlerini düşük seviyede de olsa sürdürdü. ABD’nin 2019 petrol yaptırımlarına rağmen Chevron, Hazine’nin özel muafiyetleri sayesinde Venezuela’da varlığını koruyan tek büyük Amerikan şirketiydi.

Chevron “Biz çekilirsek Venezuela’da Çin/Rusya gölgesi büyür; biz istikrar unsuruyuz” diyerek Washington’a temel argümanını kurdu. 3 bin kişiye istihdam sağladı. Venezuela petrol ihracatı şirketin tüm dünya operasyonlarının yüzde 10’unu oluşturuyordu.

* * *

Bugün gelinen nokrada Maduro’nun gitmesine sevinen muhalefet bile, ABD şirketi Chevron’nun ülkede kalmasını istiyor. Muhalefetteki Demokratik Hareket, Chevron ve diğer büyük petrol şirketlerinin Venezuela’nın ham petrol üretimini on yıldan kısa bir süre içinde günde birkaç milyon varil artırmasını öngören bir ekonomik plan geliştiriyor. “Plan hayata geçerse ülke 2 yılda toparlanır” diyorlar.

Özetle geldiğimiz noktada Maduro sonrası Chevron’un pompaladığı petrol, ülkenin ekonomik kalkınmasında büyük rol oynayacak. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi by-pass eden enerji mimarisi ile Venezuela’da Maduro’yu boğmaya çalışan petrol mimarisi aynı cümlede birleşiyor... Enerji artık sadece varil ve metreküp değil; ittifak kurma, koridor çizme, rejim değiştirme aracı.

Akdeniz’de boru hattı nasıl siyasi bir harita çiziyorsa, Karayipler’deki Caracas harekâtı da aynı haritanın “sert güç” kalemi.