CHP, kurultaya gidebilmek için delegelerden imza topladı. Tam anlamıyla parti disiplini içinde delegeler notere gitti. Olağanüstü kurultayın hemen yapılması için dilekçelerini hazırlayıp henüz genel merkezi bulunmayan Özgür Özel’e ulaştırdılar. O dilekçeler, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na verilecek, “Kurultayın toplanması” istenecek. Ama nereye el uzatsanız karşınıza tüzük çıkıyor. Tüzükte, bırakın yarıdan bir fazla imzayla kurultayın toplanmasını, delegelerin tamamının oyunu alsanız da genel başkan istemediği sürece kurultay toplanamıyor. Kılıçdaroğlu, en kısa zamanda kurultayı toplayacağını açıkladı ama o en kısa sürenin tarihini açıklamadı. Ne kadar imza toplanırsa toplansın, Kılıçdaroğlu istemediği sürece kurultay toplanamaz. İMZALAR TOPLANDI AMA... Seçim hukukunu, parti tüzüğünü bilen siyasetçiler, CHP’nin 26 Temmuz’a kadar kurultayını yapmaması halinde partinin yapılacak seçime katılamayacağını açıklıyor. Ülkemiz için, CHP için çok kritik bir dönem. Bu konu asla ihmal edilmemeli, CHP’nin seçime girememe durumuyla karşı karşıya kalmasının yolu açılmamalı. CHP’siz bir seçimin ne anlama geldiğini düşünün. Bunun anlamı AKP’nin iktidarını sürdürmesinin önünde engel bırakmamaktır. Yalnız CHP’de değil, diğer siyasi partilerde de genel başkanın inanılmaz geniş yetkileri var. Meral Akşener, MHP Genel Başkanlığına aday olmuştu. Delegelerden olağanüstü kongre için imza toplandı. Kongrenin önünü kesmek için Tosya ve Gemerek Sulh Hukuk mahkemelerinden ihtiyati tedbir kararı alındı ve olağanüstü kongre durduruldu. Akşener, MHP’den ayrıldı, İYİ Parti’yi kurdu. Geçmişte de Refah Partisi’nden ayrılanlar AK Parti’yi kurdu; aynı yıl iktidara geldi ve tam 24 yıldır iktidarını sürdürüyor. BU İŞ KOLAY DEĞİL CHP’den ayrılıp yeni parti kurmak için çabalayanlar işte bu örnekleri veriyor. Asla partilerinden ayrılmak istemeyenleri, partiden ayrılması için zorlayanlar var. Özgür Özel, tam anlamıyla kritik bir dönemeçte. Bir taraftan genel başkanlık dönemiyle ilgili açılan davalar, bir taraftan dokunulmazlığının kaldırılması yönünde TBMM Başkanlığı’na gönderilen fezlekeler Özel’i korkutmuyor ama siyasetteki kirlenme karşısında hevesinin kırıldığı da söylenebilir. Geriye döndüğümüzde, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde, Muharrem İnce, CHP Genel Başkanlığı’na aday oldu. Kurultay yapılabilmesi için delegelerden yeterli imzayı da topladı. Ancak, Kılıçdaroğlu, kurultay toplanması çağrısı yapmadı. Bu arada bazı delegelere başvuruları geri çektirildi. O dönem sıkça, “Eğer Kılıçdaroğlu kurultayı toplamış olsa, Muharrem İnce genel başkan seçilecekti” yorumu yapılıyordu. ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK Hemen tüm illerde kurultayın toplanması için yapılan başvurulardan sonra, partinin il ve ilçe örgütlerinde görevden almalar birbirini izleyecek. Yani bugünkü koşullar o zamana göre daha uygun görülüyor ama konuştuğum deneyimli siyasetçiler, CHP’den ayrılıp siyasi parti kurulmasına karşı çıkıyor. Muharrem İnce, CHP’den ayrılıp Memleket Partisi’ni kurmuştu. Oy oranı bazı kamuoyu yoklamalarına göre yüzde16 civarındaydı. Sonra çöküş dönemi başladı. Seçmen sandığa gittiğinde yine “CHP” diyor ve ana gövdeden ayrılmıyor. Buna da “öğrenilmiş çaresizlik” deniliyor. KAFASI KARIŞIK Özgür Özel CHP’den ayrılmak istemiyor ama ayrılması, yeni parti kurması için de üzerinde yoğun bir baskı var. Özgür Beyin yeni parti kurma konusunda kafası karışık. Geçmişte CHP’den ayrılanların önerisi de hep, ayrılmaması yönünde oluyor. Şimdi, yeni bir parti kurmak yerine, seçime girme yeterliliği bulunan bir siyasi partide bir araya gelinmesi de var. Bunun için aslında hazır partiler vardı. Muharrem İnce’nin Memlemet Partisi, Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Partisi kapatılmamış olsa tam bu günlerde CHP’lilerin imdadına yetişirdi. Ancak, o zaman CHP’den kopma gibi bir durum söz konusu olmadığı için “el altında bulunsun” önerilerine CHP’liler sıcak bakmamıştı ve iki parti de sonuçta kapatıldı. AYNI KONUDA FARKLI GÖRÜŞLER “Mutlak butlan” meselesi üzerinde hep konuşuluyor ama aynı konuda bir hukukçunun dediğini, diğerinin söylediği tutmuyor. Örneğin, CHP’nin kurultayını 26 Temmuz’a kadar yapmaması halinde seçime katılamayacağı belirtiyorlar. Bazıları bir engel olmadığını söylüyor. Yüksek Seçim Kurulu’nda tam 15 yıl CHP’yi temsil eden Avukat Mehmet Hadimi Yakupoğlu’na, “26 Temmuz’a kadar CHP’nin kurultayının yapılmaması halinde gerçekten seçime katılamaz mı?” diye sordum. Yanıtı şöyle oldu: “Bu konunun Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK) bugüne kadar hiç uygulaması olmadı. YSK her kararı verebilir. Bu konuda da her şey olabilir. Artık tüm bilinenler, bilinmezlere evrildi.” Hadi bakalım çıkın işin içinden... Hangi hukukçuya güveneceksiniz? CHP’nin bölünmesi, seçime sokulmamasını planlayanlar, bu hareketlerin bazen de kendilerini vuracağını dikkate almalı. Deneyimli bir siyasetçiyle dün konuştuğumda, “İnanın butlana akıl erdiremedim. Konuşan hukukçuların bazılarının da bunu anladığını sanmıyorum. Kimin doğru dediği de bu gürültü patırtı içinde anlaşılmıyor” dedi. CHP’de saflar giderek ayrışırken iki yapılı CHP’nin seçimde yüksek oy almasının da kolay olmayacağı dikkatlerden uzak tutulmamalı ve taraflar seçmeni, ülkeyi de düşünmeli. Bu gidişle, CHP’de yol ayrımına da yaklaşılıyor.