“İyilik, doğruluk, güzellik” anlamına gelen Ebrar Sitesi, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara depreminden sonra Kahramanmaraş’ta yükselen 10 katlı sitelerden biriydi.

Ama ne yazıktır ki, adındaki “iyilik ve doğruluk” kavramlarından uzak kafa yapısındaki bir müteahhidin elinden çıktığı öne sürülen 22 bloklu, her katında 4’er daire bulunan sitenin 18 bloğu, 6 Şubat’taki deprem felaketinde yerle bir oldu. Toz ve tel yığınından ibaret enkazın altında kalan 1.400 yurttaşımız hayatlarını kaybetti.

Oysa site, şehrin tek AVM’sine yakın olduğundan, çok rağbet görmüştü.

Eski bir din bilgisi öğretmeni olan müteahhit Tevfik Tepebaşı, burayı pazarlarken binaların depreme dayanıklı özellik taşımasını hep ön plana çıkarmıştı!

Daireleri satarken; “Sizlere şehrimizin en sağlam sitesini inşa ettim. Aileniz ve evlatlarınızla birlikte güven içinde oturun!” demişti.

★★★

Biz deprem felaketinin ardından Kahramanmaraş’a gittiğimizde, “sağlam (!)” sitenin bulunduğu yerde iş makineleri kum ve ince telden ibaret enkazı kaldırıyor ve tozdan göz gözü görmüyordu!

Hiç unutmuyorum, yakınlarını kaybeden bir felaketzede kadın başını omzuma koyup ağlarken şöyle feryat etmişti:

“Bizi Allah’la kandıran bu acımasız adam kaçıp gitti, Allah tez zamanda onun da canını alır inşallah!..” 

Kaçak Tevfik Tepebaşı -ısrarlı yayınlarımızın da etkisiyle- bir süre sonra yakalanıp cezaevine konuldu. Ancak yargılanan birçok müteahhit gibi o da sonradan tahliye edildi!

Eskiden tarım arazisi olarak kullanılan ve altından fay hattı geçtiği öne sürülen yıkık blokların yerine ise TOKİ, deprem konutu inşasına başladı...

★★★

Şimdi geliyoruz okurken başımdan aşağıya kaynar sular dökülüyormuş gibi hissettiğim son gelişmeye...

Felaketin 2. yıldönümünde, yaptığı konutlar 1.400 kişiye mezar olan müteahhit Tevfik Tepebaşı ve bazı yakınları, kura çekimiyle konut sahibi olmuşlar!..

Bu arada kuraya kalan 300 depremzede site sakinine ise ev çıkmamış!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem bu duruma isyan ederek, “İnsanlar zordayken sen, cinayetle suçlanan müteahhide, eniştesi ve damadına ev veriyorsun. Bu yapılan ihanettir!” demiş.

Haberi okurken Kahramanmaraş’ta başını omzuma koyup “Bizi Allah’la kandıran bu acımasız adam kaçıp gitti, Allah tez zamanda onun da canını alır inşallah…” diyen felaketzede kadını, hıçkırarak ağlarken görür gibi oldum...