Manchester City, dün gece Galatasaray’ı pas manyağı yaptı. Öyle yaptı ki Galatasaraylı futbolcular pasları takip etmekten yoruldu. Aslında o tekere çomak sokmaları lazımdı, onu yapamadılar. Neden? Çünkü onu yapacak fizik güçleri yoktu.

Galatasaray için en büyük tehlike takım olarak hücum ettiklerinde. Topu döndürüp hücum ettiğinde Galatasaray defansı çok ağır.

Bakınız dün gece Haaland, Abdülkerim’in yanından geçti kaçırdı, sonra yine yanından geçti ama bu sefer attı. Her pozisyonda Abdülkerim’i geçti. Aslında ikisi de fizikli ama biri çabuk diğeri ağır. İşin daha başka yanı böyle bir defans böyle bir hücumcunun karşısında oyun kurallarına göre faul yapsa bir de takımını eksik bırakır. Rakipler de bunu bildiği için bu tip ağır defansın üzerine üzerine giderek gollerini yapıyorlar.

Bakınız Türkiye’nin futbol gerçeği. Galatasaray İlkay’ı alıyor. İlkay kötü oyuncu mu? Hayır, değil. Oynadığı takımlar belli ama yaşı kaç? 35. Cahit Sıktı Tarancı’nın dediği gibi yolun yarısına gelmiş. Biz bu tip futbolcuları kurtarıcı diye alıyoruz. City, Premier Lig’i yıllardır kasıp kavuruyor, şu anda da ikinci. Adamların oyun şekline bakın. Resmen kurulmuş bir makine gibi. Bir de Galatasaray’a bakın! Büyük maliyetli transferler yapmakla takım olunmuyor. Galatasaray geçmişte büyük işler yaptı. Kupa 2’yi kazandı. Süper Kupa’yı kazandı ama eski çamlar bardak oldu. Transfer de yapacaksınız, önemli isimler de alacaksınız ama ayrıca yetiştireceksiniz. Bir sisteminiz olacak.

Dün gece kusura bakmayın ama sistemi olan otomatiğe bağlanmış bir takımla sistemi olmayan, şahıslara bağlanmış bir takım izledim. Skorun daha farklı olması gerekirdi ama o kalite üstünlüğü olan takım “Bu kadar kafi” dedi, orada bıraktı