AKUT’un kadınları, her yıl katıldıkları 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma gününde.


Bundan 20 yıl önce bir avuç dağcının öncülüğünde kurulan, Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma takımı AKUT, bugün 36 ekibi, 1600’ü aşkın gönüllüsüyle hem Türkiye’nin her yerine hem de dünyanın büyük afetlerine yetişiyor. Hem nice hayatlar kurtarıyor hem de Türk insanının özverisini, çalışkanlığını, insan severliğini, kötü gün dostluğunu, dünya meselelerine sahip çıktığını tüm dünyaya gösteriyor. Türkiye’nin çağdaş yüzünü temsil ediyor...
AKUT’ta kadın erkek ayrımı yoktur. AKUT’ta, bir dava uğruna bir araya gelmiş kadın ve erkeklerden oluşan ekip vardır ve o ekibe de yeterli donanıma sahip herkes kadın da olsa erkek de olsa ehliyetiyle ve liyakatıyla girebilir ve yükselebilir. Dünyanın en zorlu ve tehlikelerle dolu sorumluluklarından biri olan afet ve acil durumlardaki kurtarma çalışmalarında bile, kadınların erkeklerden hiç de aşağıda kalmadıklarını görüyoruz. Kadın, doğası gereği daha duyarlı,
maneviyatı ve sorumluluk duygusu daha güçlü.
Kadınların sosyal sorumluluk çalışmalarında daha aktif olarak görev alması, toplumun pozitif yönde
değişimi ve gelişimi açısından son derece gerekli...
AKUTTA KADIN ELİ
AKUT ailesi, ilk günlerden itibaren, her yerde erkeklerle omuz omuza çalışan kadınlarımızın enerjisiyle ve içine girdikleri her ortama kattıkları değerle birlikte kendi kurum kültürünü, değerlerini ve dünya görüşünü şekillendirdi. Ülkemizin ortalamasının aksine, kadının kendine özgü yaratıcı ve bütünleştirici, bereketli enerjisi, ilk günlerden itibaren hiçbir ayrımcılığa tabi tutulmadan AKUT içinde var olagelmiştir. AKUT’un tüm gönüllüleri içinde kadınlar %44’ü aşan bir çoğunluğa sahip. 1600 gönüllümüzün 718’i kadın ve bu sayının %40’ı operasyonel, yani erkek gönüllülerimizle enkazlara giriyorlar, ipli teknik kurtarma yapıyorlar, sellerde, çığlarda, dağlarda, kaybolma vakalarında, hayvan kurtarma operasyonlarında, orman yangınlarında, trafik kazalarında her yerde omuz omuza çalışıyorlar. Yaş ortalamaları 40 ve %80’i üniversite mezunu. Bugün yönetim kurulumuzda da, ekip liderlerimiz arasında da kadın gönüllülerimiz var. AKUT’un bütün idari süreçlerini yönettiğimiz bölüm ve birimlerimizde ise çok sayıda kadın gönüllümüz var...

Kadın gönüllülerimiz arama kurtarma eğitimlerinde de, operasyonlarında da erkeklerle aynı görevleri yapıyorlar.


KADIN HAYATIN YARISIDIR
Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?
Elbette ki mümkün değildir. Çünkü kadınla erkek birbirlerinden farklı olmaktan öte birbirlerinin tamamlayıcısıdır. İkisi de insan cinsinin tam yarısıdır. Birinin eksik olduğu yerde diğerinin tam olması mümkün değildir. Erkeğin dünya işlerinde kendi potansiyelinin doruğuna ulaşabilmesi, kadının kendi potansiyeline ne kadar ulaşabildiğine de bağlıdır. Çünkü kadın hayatın yarısıdır, kadının toplumsal hayatın içinde hayatın yarısını kaplamadığı her şey ve her yer eksik kalacaktır...
Anadolu’nun bereketli topraklarında kadın, ne yazık ki yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş ve geri bırakılmış. Ta ki Atatürk; Büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını bilimsel, ahlaki, sosyal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekçisi yapmak yoludur, diyerek kadını erkeğin yanına, olması gerektiği yere taşıyana kadar...
Toplumlar kadın ve erkeklerden oluşur. Her yaş ve meslek grubundan kadınlar ve erkekler toplumun çeşitli katmanlarında kendi rol ve sorumluluklarını üstlenirler ve kendilerinden sonra gelenlere kendi izlerini bırakırlar. Süregiden yaşam içinde kadınların geride bırakıldığı toplumlar hiçbir zaman kadın ve erkeğin birlikte geliştiği toplumların seviyesine erişemezler. Nüfusun yarısının diğer yarısından ayrıcalıklı olduğu bir toplumda, performans her zaman potansiyelin altında kalır. Kadın ve erkeğin biyolojik olarak iki ayrı cinsiyete sahip olmalarının dışında birini diğerinden daha altta ya da daha üstün görmemizi gerektiren hiçbir özellik yoktur. Kadın erkeksiz, erkek de kadınsız var olamaz...

AKUT’un kadın gönüllüleri toplum bilinçlendirme çalışmalarımızda en önde görev alıyorlar


TOPLUM, KADIN VE ERKEĞİN SENTEZİDİR
AKUT’un kurulduğundan bugüne, her zaman öncü ve lider kurum olmasında cesur, fedakar ve becerikli erkekler kadar, içimizdeki zarif, anaç, güvenli ve koruyucu kadın enerjisinin etkisi büyüktür. Kadın ve erkek potansiyelinin birlikte sentezlenmediği her işte ve her yerde bir şeyler eksik kalır ve eğer bu durum toplumun aydınları tarafından düzeltilmezse, toplum her geçen gün giderek çağın daha fazla gerisinde kalır. Bir yerden sonraysa, çağın dışına savrulma süreci, toplumda insan hak ve özgürlüklerinin erozyona uğradığı, toplumun refahının, mutluluğunun hatta bazen güvenliğinin ve bekasının tehdit altında olduğu bir hale dönüşür ki, bugün kadını ikinci sınıf vatandaş olarak konumlandıran bütün İslam ülkelerinde durum bundan farklı değildir. Kadını ve özgün potansiyelini hayata katamamanın bedeli, buradaki boşluğun karşıtıyla doldurulmasının yaratacağı tekdüzelik ve bilimde, sanatta, edebiyatta, kültürde, sporda, yaratıcılıkta, daha doğrusu hayatın içinde her şeyde, her alanda kısırlıktır... Yeteri kadar üretemezsiniz…
Dünyada kadınların yüzyıllardır yürüttüğü özgürlük ve eşitlik mücadelesinin kutlandığı
8 Mart’ta; yaşamımızın her alanında yer alan annelerimizin, eşlerimizin, kız kardeşlerimizin, kız çocuklarımızın ve tüm Türk ve Dünya kadınlarının Kadınlar Günü’nü kutluyor, özgürlük, güvenlik, başarı, sağlık ve mutluluk diliyorum...

AKUT Anadolu’yla el ele projemizde kadın gönüllülerimiz okul boyuyorlar.


 

Yürüyüşe davet


Bugün saat 14.00’te Kadıköy’de, Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) ve Türkiye Gençlik Birliği (TGB) öncülüğünde kadınlarımız için düzenlenen; EŞİTLİK, ADALET VE YAŞAM HAKLARI yürüyüşüne tüm duyarlı yurttaşlarımızı davet ediyorlar...