Süper Lig'de dananın kuyruğu 3 hafta kala koptu. Galatasaray, son dakika travmaları ile boğuşan Fenerbahçe'yi farklı yenerek şampiyonluk kupasının bir ucundan yakaladı ve kendine doğru çekti.
Ne demişler, perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. En ufak baskıda dengesini kaybeden, FIFA Kokartı bile olmayan bir hakemin derbiye atanması, haftanın nasıl geçeceğine dair ufak bir işaret fişeğiydi. Çıkardığı kadar çıkarmadığı kartlarla üzerinde kurulan baskının ne denli etkili olduğunu Yasin Kol, derbide herkese izletti. Kontrolü kaybetti, oyuncular da ona uydu.
Galatasaray yönetimi, şampiyonluk virajında nasıl hareket edilmesi gerektiğini Fenerbahçe yönetimine yaşatarak öğretti. Sayın Sadettin Saran'ın başından geçen adli meseleler sonrasında Fenerbahçe'de yaşanan türbülans, durumu şampiyonluk hayalleri kurulan noktadan hedefsiz kalmaya kadar getirdi. Sadettin Saran'ın 'Sezon sonunda kulübü seçime götüreceğim' sözlerini Çaykur Rizespor'a son dakikada puan kaybedilen maç öncesinde '2027'ye kadar kalmayı hak ettik' diyerek çiğnemesi, dönüşü olmayan bir sonu başlattı.
Anderson Talisca'nın derbide kaçırdığı penaltı kırılmanın fitilini ateşlerken Ederson'un akla ziyan hareketleri Fenerbahçe'de belki de büyük bir değişimin devrilen ilk domino taşı oldu. Şampiyonluk yolunda en önemli maçına çıkan Fenerbahçe'de, hala dönüşün mümkün olduğu dakikalarda, Dünya Kupası öncesinde erken tatil rezervasyonu kovalayan Ederson, istediği ödülü takımını yarı yolda bırakarak aldı. 'Beni at' dercesine 60 dakika mücadele verdi ve sonunda istediğini aldı. Ederson'un hareketi sadece kendisinin değil, Sadettin Saran, Domenico Tedesco ve Devin Özek'in de Fenerbahçe'deki sonunu hazırladı.
11 milyon Euro yıllık ücret alan Ederson’un biletini kesebilecek bir yönetim Fenerbahçe'de mevcut mu? Orası tartışılır. Sadettin Saran yönetimi, devre arasında takımı forvetsiz bırakıp, kadroyu zayıflattıktan sonra ne yazık ki maçlara giden taraftarlara hediyeler verip, tribünlere oynamak dışında bir icraatin altına imza atamadı.
Tedesco'yu açık hedef yapmak kolay olanı. Ama biraz dürüst olursak 'sabredecek vakit yok' diyerek koltuğa oturan yönetimin, sorumluluk alarak Fenerbahçe'yi büyük kulüp gibi yönetecek isimlere yol vermesi en doğrusu olur. Ve bu vesileyle Fenerbahçe'de Tedesco kararını da yeni yönetimin vermesi en sağlıklısı olur. Onlarca yıl, hatalı yönetim anlayışı ve koltuğun gücüne kapılanlar nedeniyle benliğinden uzaklaşan sarı lacivertli camia, doğru bir yönetim ve yönetilme anlayışına kavuşmadan çilesini katlamaya devam eder.