Sánchez-Nivicela, bir röportajda "Bu kurbağa ile karşılaşmamız çok şaşırtıcıydı. Bir dağ geçidinin yakınında numune alıp bitki örtüsünün içinden geçerken, bizim önümüze sıçradı. Renklenme modelleri, aynı cinsten diğer kurbağalarda görülenlere hiç benzemiyordu" dedi.
Şimdiye kadar sadece bir "Hyloscirtus tolkien"i keşfedildiği için, kaç tanesinin var olduğu ve hangi bölgelerde yaşadıkları henüz bilinmiyor. Yazarlar yaptıkları açıklamada, ormansızlaşmanın, sürdürülemez tarım uygulamalarının ve diğer çevresel tehditlerin And Dağları'nın dağlık bölgelerindeki türlere zarar verdiğini belirtti: "Ekvador'daki amfibi türlerinin yaklaşık yüzde 57'si yok olma tehlikesiyle karşı karşıya."
Sánchez-Nivicela, kendisini ve çalışma arkadaşlarını, hayalperestler olarak tanımladı: "Şahsen, Yüzüklerin Efendisi kitapları hayatıma doğru zamanda girdi ve o zamandan beri benim yol arkadaşım oldu. Herkesin beklediği büyük karakterlerden biri olmadan, bir krallıktan ya da kaleden gelmeden, dünyanın büyük çatışmalarının çözümüne katkıda bulunabileceğini düşünmek, o dünyada hayal kurmamı sağlıyor."
Efsane yazar JRR Tolkien'in adı bir kurbağa türüne verildi
JRR Tolkien artık adını, dünyanın ortasında yer alan Ekvador'daki mistik bir nehir kurbağasıyla paylaşıyor.
Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit ile tüm dünyada geniş hayran kitlelerine sahip olan JRR Tolkien'in adı artık sadece sanat dünyasında kalmayacak. Dünyanın ortasında yer alan bir ülke olan Ekvador'daki Río Negro-Sopladora Ulusal Parkı'nın nehirlerinde keşfedilen bir kurbağa türü de ünlü yazarın adıyla anılıyor.
Araştırmacılar Juan C. Sanchez-Nivicela, Jose M. Falcon-Reibán ve Diego F. Cisneros-Heredia, kahverengi benekleri ve büyük, pembe gözleri olan grimsi yeşil ve sarı bir amfibi olan mistik kurbağaya Hyloscirtus tolkien adını verdiler. Tolkien'in eserlerine hayran olan araştırmacılar, kurbağanın, efsane yazarın yarattığı Ota Dünya'da yaşayabilecek bir yaratık olduğunu düşündükleri için bu ismi verdiklerini belirttiler. Hatta araştırmalarını yayınlarken Hobbit'ten alıntılar yapmayı ihmal etmediler.
2020 yılında yapılan araştırmalarda bulunan kurbağa 3190 metre yükseklikte yaşıyor ve rengi nedeniyle 39 tane bulunan diğer Hyloscirtus türlerinden kolayca ayırt edilebiliyor.
Sánchez-Nivicela, bir röportajda "Bu kurbağa ile karşılaşmamız çok şaşırtıcıydı. Bir dağ geçidinin yakınında numune alıp bitki örtüsünün içinden geçerken, bizim önümüze sıçradı. Renklenme modelleri, aynı cinsten diğer kurbağalarda görülenlere hiç benzemiyordu" dedi.
Şimdiye kadar sadece bir "Hyloscirtus tolkien"i keşfedildiği için, kaç tanesinin var olduğu ve hangi bölgelerde yaşadıkları henüz bilinmiyor. Yazarlar yaptıkları açıklamada, ormansızlaşmanın, sürdürülemez tarım uygulamalarının ve diğer çevresel tehditlerin And Dağları'nın dağlık bölgelerindeki türlere zarar verdiğini belirtti: "Ekvador'daki amfibi türlerinin yaklaşık yüzde 57'si yok olma tehlikesiyle karşı karşıya."
Sánchez-Nivicela, kendisini ve çalışma arkadaşlarını, hayalperestler olarak tanımladı: "Şahsen, Yüzüklerin Efendisi kitapları hayatıma doğru zamanda girdi ve o zamandan beri benim yol arkadaşım oldu. Herkesin beklediği büyük karakterlerden biri olmadan, bir krallıktan ya da kaleden gelmeden, dünyanın büyük çatışmalarının çözümüne katkıda bulunabileceğini düşünmek, o dünyada hayal kurmamı sağlıyor."
Sánchez-Nivicela, bir röportajda "Bu kurbağa ile karşılaşmamız çok şaşırtıcıydı. Bir dağ geçidinin yakınında numune alıp bitki örtüsünün içinden geçerken, bizim önümüze sıçradı. Renklenme modelleri, aynı cinsten diğer kurbağalarda görülenlere hiç benzemiyordu" dedi.
Şimdiye kadar sadece bir "Hyloscirtus tolkien"i keşfedildiği için, kaç tanesinin var olduğu ve hangi bölgelerde yaşadıkları henüz bilinmiyor. Yazarlar yaptıkları açıklamada, ormansızlaşmanın, sürdürülemez tarım uygulamalarının ve diğer çevresel tehditlerin And Dağları'nın dağlık bölgelerindeki türlere zarar verdiğini belirtti: "Ekvador'daki amfibi türlerinin yaklaşık yüzde 57'si yok olma tehlikesiyle karşı karşıya."
Sánchez-Nivicela, kendisini ve çalışma arkadaşlarını, hayalperestler olarak tanımladı: "Şahsen, Yüzüklerin Efendisi kitapları hayatıma doğru zamanda girdi ve o zamandan beri benim yol arkadaşım oldu. Herkesin beklediği büyük karakterlerden biri olmadan, bir krallıktan ya da kaleden gelmeden, dünyanın büyük çatışmalarının çözümüne katkıda bulunabileceğini düşünmek, o dünyada hayal kurmamı sağlıyor."