Çok samimi söylüyorum, eğer yetki benim elimde olsaydı, ilk toplantıda faizleri yarım puan artırırdım. Sonra mı? Muhtemelen fani hayatımın kalanını vatan hainliği suçlamasıyla yarı açık cezaevinde tamamlardım. Yine de Türkiye ekonomisi için iyi bir işe imza atmış olurdum.
Anlatayım; Şöyle kallavi bir mevduatınız olsun... Bankadan aylık mevduatınıza yüzde 11’den aşağı almazsınız. Pazarlık gücünüze göre 11.50’lere dahi çıkabilirsiniz. Orta ölçekli hatta küçük paranıza dahi “tanışma kampanyası” adı altında yüzde 11 faiz alabiliyorsunuz. Zaten yüzde 10’dan az faiz alıyorsanız hemen başka bir bankaya daha oran sorun derim... Aza kanaat getiriyorsunuz.
Türkiye’nin gerçek faizinin yüzde 11 olduğu bir ortamda, yüzde 7.50 olan politika faizi kime, ne anlam ifade ediyor ki? Bankalar yüzde 11’den mevduat toplarken, verdikleri krediyi yüzde 7.50 faiz üzerinden mi hesaplayacaklar?
Sorumlu değil ama sorunlular
Dediğim gibi artır yarım puan, döviz alana göster sopayı... En azından yükselişi durdur. İnanın kredi maliyetlerinde kuruş artış olmaz. Ama ne oluyor? Saçma sapan, anlamsız bir faiz didişmesi yaratılarak Türkiye ekonomisinin içine ediliyor.
Hükümet değilsiniz... Sorumlu değilsiniz... Ekonomiyi siz yönetmiyorsunuz bile... Bahsettiğim kişiler Cumhurbaşkanlığı ekonomi danışmanları Cemil Ertem ve Yiğit Bulut... Keza Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendisi...
İnatla, ısrarla, baskı uygulayarak hatta taciz ederek, “faizleri suni olarak düşürürsek kredilerin ucuzlayacağını ve bu sayede yatırımın canlanacağını” öne sürüyorlar. Hepsi hikâye!
Oysa faizler her düşürüleceği izlenimi verildiğinde TL mevduatlar daha da azalıyor, mevcut yabancı para buharlaşıyor, Türkiye’ye gelebilecek olan dış sermaye de kaçıyor.
Haklıyım, haklı
Ya sonrası? Ödemeler dengesi krizi, yükselen kur, artan enflasyon, işten çıkarmalar, batan şirketler... Görüyoruz, duyuyoruz, yaşıyoruz...
Ucuz kredi vermeye zorlanan kamu bankalarının bilançoları bütün bankacılık sektörünü zora sokuyor. Bakın Citi Bank kaçtı, HSBC kapıya yöneldi. Böylesi dünya devleri geleceği olan bir ülkeden kolay kolay vazgeçerler mi sizce? Geçiyorlarsa durum fena...
Türkiye’nin 2015 yılı hedefleri neydi? Yüzde 4 büyüme... Tutmayacak! 850 milyar dolar GSYH... Tutmayacak! 10.936 dolar kişi başına gelir... Tutmayacak! Yüzde 9.5 işsizlik... Tutmayacak! Yüzde 6.3 enflasyon... Diğerleri gibi o da tutmayacak! Faiz yüzünden mi sanıyorsunuz?
Dediğim gibi ben olsam faizleri yarım puan artırır, televizyonu açar, ayaklarımı uzatır, hakkımda edilen küfürleri dinler, mazoşist bir biçimde keyif alırdım. Sonunda haklı çıkacağıma o kadar eminim ki!
Elimde olsa faizleri artırırdım!
Haber Merkezi
Güncellenme:
- Yazıları büyüt
- Yazıları küçült
- Standart boyut