Emin Çölaşan’ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.

__________________________________

Sayın Çölaşan ,sizin de dediğiniz gibi memleketimiz bir harabeye döndürüldü ve kanunsuzluk artık inanılmaz boyutlara ulaştı.İzin verirseniz Ankara’da yaşanan bir kanunsuzluktan söz edeceğim size. Kızılay’da Karanfil Sokağı bilirsiniz. Birileri bu sokağı boydan boya park yeri ilan edip vatandaştan korkunç paralar gasp ediyor. Sokağın değişik yerlerine astıkları tabelalarda var olmayan bir tarihte (29.02.2013) alınmış var olmayan bir UKOME kararına göre Karanfil Sokağın paralı park alanı olarak ilan edildiği duyuruluyor.Karanfil Sokağını Meşrutiyet Caddesinden Akay’a kadar gezerseniz bu tabelaları kendi gözünüzle görürsünüz.Bu kanunsuzluğu Belediyeye ,polise anlattığımız halde kimseden gık çıkmıyor. Böylesine bir kanunsuzluğa hiç kimseden ses çıkmamasını aklım almıyor. Bir de siz el atsanız bu konuya acaba bir çözüm gelir mi? Sizi sesimiz olarak kabul ettik,başarılarınızın devamını diliyoruz. Saygılarımla.

__________________________________
Yazınızda dediğiniz gibi gerçekten "ABD, Fethullah’ı nah iade eder"
Ancak acaba gerçekten iade edilmesini istiyorlarmı?
ABD yanlışlıkla iade edecek olsa , bence ne yapacaklarını bilmiyorlardır.
Selamlar.

__________________________________

Sayın Yılmaz, Sayın Dündar, Sayın Çölaşan,

Aşağıdaki mail'li gerçekten biraz dehşet içerisinde yazıyorum. Her üçünüze de aynı anda aynı mail'i atmayı uygun gördüm. Bilmiyorum doğru mu yaptım ? Ama sözcu ve Siz her üçünüz, sığındığımız ses çıkarabilen son kalelersiniz.

Aşağıda bahsedeceğim konu ile ilgili polise gitmeyi düşündüm. Sonra kendi kendime "bu acaba suç mu ki, yaaa manyak mısın, başına bela mı alacaksın ..." şeklinde giden düşüncelerle vazgeçtim.

Size ilişikte yolladığım resim İstanbul Levent Kanyon AVM otoparkında 2 Ocak Cuma günü saat 12 30 civarında çekilmiştir.

Resmi korkarak çektim - artık etrafta nasıl bir korku hakimse. Ve sonradan farkına vardım ki resmi çekerken biraz titremişim ama herşey yine de çok açık.

Normal plakalı bir araç. Konsolosluk falan değil. Arap plakalı falan da değil. Neden böyle büyük bir arapça - ya da osmanlıca bir yazı yazdırır gibi masum bir korku ile resmi çektim. Hatta önce osmanlıca yalakalığı sandım. İşgüzarın biri Osmanlıca bir şeyler mi yazdırdı diye.

Sonra ofiste google image search'ten sadece resim kısmını kesip imaj araması yaptırdım. Ve dehşete düştüm. Yazı taliban bayrağı.

Ülkemizde, birçok ülkenin teröristler listesinde olan bir örgütün bayrağını arabaya sanki şirket arabası logosu gibi boyamışlar.

Ben cahilim, anlamam. Bu suç mudur ? Değil midir ? İçimizde teröristler göğsünü gere gere dolaşıyor. Hem de benim hergün girip çıktığım avm de ?

Google da taliban flag şeklinde bir arama yaparsanız siz de bu sonuca rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Size ilettiğim bu mail'in bir haber değeri var mıdır, yok mudur ? Yazılarınızda değineceğiniz bir konu olabilir mi bilmiyorum ama çaresizce paylaşmak istedim.

Sibel



__________________________________
Ahh benim sevgili ağabeyim, diyorsun ki : " gazeteye tam sayfa bir ilan vermenin bedeli :
500 törkiş lira. Bu paranın nereden, nasıl bulunduğunu anlamak mümkün değil. " Evet
böyle demişsiniz. Cümlenin sonuna koyduğunuz ( . ) noktalama işaretine dikkat ettim.
Bunun bir ünlem işareti ile bitmesini beklerdim. Demek ki gerçekten sizler bile bazen
anlayamaya biliyorsunuz. Diyeceğim şu ki: " bu parayı onlardan alabilecek olan basının
alnını karışlarlar. Bu bir. İkincisi: " diyelim ki aldılar, bu para onların kendilerinde bulunan
dosyalarına, faizi ödendiği zamanın üzerinden hesaplanmak üzere alacak olarak kayde-
dilir. " Yani benim değerli ağabeyim, bu para asla ve kat' a o basının cebine girmez. Bazen
girmiş gibi görünsede bu bir halüsinasyondur. İdarecilerimiz bu paraları kendilerinden başka kimseye yedirmezler be benim değerli ağabeyim. Ne dersiniz? Sizler le varız...
Uğur

__________________________________

Sayın Çölaşan,

Aydın,bilinçli,eğitimli insanlar "Laiklik yıkıldı,cumhuriyet çöktü." diye feveran ediyorlar. Bir şeyi görmüyorlar veya görmek istemiyorlar:Devlet yıkılmak üzere,devlet. Gemi batıyor;bu gemide batıranlar da batacak.Yani,bir güç gelip de cumhuriyetin yerini alacak değil.Onlar da batacak.Ortada devlet kalmadı.

Peki bunu kim söylüyor? : "Siyaset Bilimi" söylüyor. Siyaset Bilimi'ne göre "zayıf veya çökmekte olan devletin belirtilerini" açıklarsak her şey daha da netleşecek:

1)Siyasetin nerede bittiği,suçun nerede başladığı belli değildir.Suç ve siyaset iç içedir.Yani suç,siyasete nüfuz etmiştir.
2)Devlet; hukuksuzluk,yolsuzluk,yoksulluk ve uyuşturucu ticareti karşısında aciz ve güçsüzdür.Etnik ayrılıkçılıkla mücadele edil(e)mez.
3)Adalet, satın alınır meta haline getirilmiştir.
4)Demokrasi,uygulanmaz;sadece bol bol övülür.
5)Seçimler hilelidir.
6)Korsanların Somali'yi; radikal dincilerin Yemen'i mesken tutmaları örneğinde olduğu gibi terörist ve radikal unsurlar bu devlette rahatça barınabilir.

Emin Bey,
Bu maddeler Türkiye'ye bakılarak yazılmamıştır;Siyaset Bilimi'nin ortaya koyduğu genelgeçer gerçeklerdir.Bu maddelerin hepsi de Türkiye'ye uymaktadır.
Feryadımız "Yönetim şekli el değiştiriyor." dan ziyade "Devlet batıyor" a evrilmelidir,evrilmektedir de.

Dr.Zafer
__________________________________

BOMBALI SALDIRININ TEZGAH OLMADIĞINA KİMSE BENİ İNANDIRAMAZ!
Saldırıyı ve öncesini gösteren polis kamerasının çektiği videoyu dikkatlice inceledim. O videoda, polis kamerası şüpheliyi olay mahalline geldiği andan itibaren yaklaşık 4 dakika izliyor. Zaman zaman da zum yapıyor. Ama her ne hikmetse panik halindeki o kadından şüphe edip, çekim yaptığı süre içinde o mıntıkadaki emniyet güçlerini uyarmak aklına gelmiyor. Bombacı kadın fıldır fıldır panik içinde gidip geliyor sanki kameraya bak beni gör buradayım diyor. Polis kamerası adım adım takip ediyor ama nedense asıl fonksiyonu olan uyarma görevini yerine getirmiyor. Adeta gizli kamera şakası çeker gibi çekim yapıyor.

Kimse beni bu saldırının bir yerlerden kurgulanmış bir tezgah olmadığına inandıramaz, arkadaş. Bu saldırı kurgulanmış bir senaryonun bir parçasıdır.

Değil mi ki bu ülkenin Milli Güvenliğinden sorumlu olan birisi ''Suriye'den buraya 2 bomba attırır, savaşa girme bahanesi yaratırım'' dedi, varın gerisini siz düşünün gayri...

Haluk

__________________________________

 

Sayın Emin Çölaşan,

Yazılarınızı her gün okuyorum.

Bu gazeteye gelişinizde beni ayrıca memnun etmiştir. Eğilip bükülmedeniHürriyetten ayrılışınızı takdir etmişimdir.
Ki,Hürriyet bizim eve 50 yıldan beri hergün giredi. Babamda okurdu. Bizde.
Fakat o günden beri,internette bile okumuyorum.
Bu günkü ve diğer yazılarınızdan esinlenerek,bir şey sormak istiyorum.

Muhalefeti bu kadar eleştiriyoruz.Acaba bir randevu alarak ,Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye gitseniz,bunları sorsanız;özel röportaj gibi,bu liderlerin fikrini değiştirebilirmiyiz?Veya biraz adrenalin katabilirmiyiz?

Bunu niçin size yazdım? Siz bu gazetenin en eskisi ve birçoklarının duayeni olduğunuz için.

Ne dersiniz? Yapılabilir mi?
Mükemmeli aradığımın farkındayım.Ama denemediğimiz yol kalmamalı diye düşünüyorum.
Saygılarımla,
Şakir

__________________________________

Sayın Çölaşan
Yazılarınızı ilgiyle takip eden bir okuyucunuzum.Dün eşimle günceli konuşurken "Madem masumlardı niye istifa ettirdi hatta Bayraktarı azletti."demiştik.Bugün yazınızda bu noktaya değindiğinizi görünce sevindim.
Şimdi bir lonuyu daha açmak istiyorum.Kampüs değil külliye diyelim konusu.Külliyenin karsılığı değildir kampüs.Külliye içinde hastane aşhane imarethane ibadethan vb. herseyi barındırır.
Kesin konuşmak istemiyorum ama uygun görürseniz bu konuyu arastırıp açar mısınız köşenizde.Yapılmak istenen ne anlayamıyorum,gündemi oyalayacak bir mevzu mu yine.
(bu arada öğretmenim ben,edebiyat öğretmeni.Osmanlıca çoğu kelimeyi ben bile anlayamıyorum halk çocuklar nasıl anlayacak)
Selamlar,kaleminize kuvvet
Nazan

__________________________________

Merhaba Emin Abi,
Sana övgüler yazsam bu yazı bitmeyecek, direkt konuya gireyim. Google da "siyasi parti sorgula "yazınca Yargıtay cum.başsav. nın bir web sayfasından parti üyesi olup olmadığınızı sorgulayabiliyorsunuz. Benim 71 yaşındaki annem, ekte de resmini göreceğin Trabzon da "Malum" partinin üyesi görünüyor. İsteği dışında, haberi olmadan Annemi parti üyesi yapmışlar. Etrafımdaki insanlara söyleyince incelediler onlarda da çıktı. Şimdi dilekçeyle istifa ederek üyeliği sildireceğiz.

Köşenden okuyuculara duyurur musun lütfen? Üyeliğini sildirecek olanların çoğunluğu, senin okuyucuların ve ailelerinden çıkacaktır. Herkes kendine bir baksın.
Selam ve saygılarımla.

Temel

__________________________________

 

Muhterem Çölaşan,
Sayın Davutoğlunun bundan böyle gebe kadınlara ve çocuk sahiplerini ilişkin hazırladıkları yeni düzenlemeler, fakir halkın oyunu almak için bir rüşvet teklifidir. Daha önceki politikacılarımız emeklilik hakkını kadınlar için 20, erkekler için 25 yıl çalışma süresine bağlayınca Devlet bu yükü kaldıramadı ve kanunları değiştirmek ve emeklilik yaşlarını tekrar yükseltmek zorunda kaldılar.
Yunanistanda bir türlü bitmiyen iktisadi buhranın nedeni de devlet kurumlarında çalışanlara bol keseden verilen emeklilik hakları v.s.dir. Gebelere ve çocuklu ailelere devletin yardım etmesi son derece insanice bir harekettir fakat devletin bu mali yükü kaldıracak güçte olması gerekmektedir Gırtlağına kadar borçlanmış ve artık satacak kamu malı bile kalmamış olan Türkiyede, son derece insani gibi gözüken bu yeni karaların haziranda yapılacak seçimlerde halkın gözünü boyayıp oy kazanmak için çok şeytanice bir oyun olduğunu ve seçimin hemen ertesinde rafa kaldırılıcağını tahmin etmekteyim Saygılarımla, Yılmaz Erolgaç San Dıego, Californıa İnşallah muhalefet partileri ciddi bir araştırma yapıp bu düzenlemenin devlete kaça mal olduğunu hesaplayıp halka bunun bir seçim hilesi olduğunu gösterirler
Yilmaz Erolgac

__________________________________

Sayın Çölaşan, Sözcü iç sayfada manşet atmış. Kadınlara seçim rüşveti diye. Bence bununla alakası yok. Cumhuriyet neslini değiştirmek istiyorlar. Ayni anda din eksenli eğitimle, çoğalmak ve Cumhuriyeti silmek. Başka gayeleri yok. Abisi başlatmıştı, bu devam ettiriyor. Çok önemli, Lütfen yazın.
Saygılar, İzmirden Nezih

__________________________________

KÖŞE YAZISI OLARAK ÇIKMASINI İSTİYORUM, ÇOK ÇOK KISA BİR METİN AMA ANLAM YÜKLÜ.
"KAMPÜS"( FRANSIZCA ) DEĞİL "KÜLLİYE"( ARAPÇA ) HİÇ DEĞİL
BİZ "YERLEŞKE"( TÜRKÇE ) İSTİYORUZ
NE KADAR İLGİNÇ DEĞİLMİ , ARAP KÜLTÜRÜNÜ TÜRK KÜLTÜRÜNDEN DAHA ÇOK İSTEYEN DEVLET YÖNETİCİLERİMİZ VAR,
KAYNAK : KELİMELERİN SORGUSU TÜRK DİL KURUMUNDAN ALINMIŞTIR.
ÇOK GÜLÜNÇ DEĞİLMİ ...
TÜRKİYEYİ VE TÜRKÇEYİ SEVİYORSAN ;
BU BİLGİYİ TÜM ARKADAŞLARINLA PAYLAŞ ....
Kenan

__________________________________

Emin bey merhabalar,
Bugünkü yazınızı ,hergün gibi, okudum.Söz konusu İslam ülkeleri içinde
Katar’ı katmanızı yanlış bir tesbit olarak gördüm.
Ben, 5 sene önce, şirketimin (Nurol Holding) isteği üzerine Katar (Doha)’ya
Gittim,birkaç gün kaldım.Size de tavsiye ederim.Bugün, Katar, kişi başına düşen
milli gelir bazında (,100 000.- USD’dan fazla), dünyada ilk
Sıralarda.Eğitim bedava.Sağlık hizmeti bedava.Evlenecek
Olanlara, eşyalar dahil, ev bedava.
Sayın Emin Çölaşan Bey iyiki varsınız.Yazılarınızı çok beğeniyle okuyorum.Bugünkü yazınız o kadar güzelki antidepresan ilacı gibi.Hergün bu konuları düşünüp kahroluyorum.Midemin kasılmasından bezgin hale geldim.Sizin usta kaleminiz sayesinde yazılarınızı okuyunca rahatlıyorum.Sağolun varolun.Saygılar.
Haluk

__________________________________

İyi akşamlar Sn Çölaşan hdp li üye neden kaçacak 2 tane kürt bakan var,
onları YÜCE DİVANA göndermek için EVET oyu kullanmak istemediler.
Suçlu oldukları su götürmez bir gerçek.Bir tanesi İstanbulda valilik yaptı
Zarrafın önüne yatacak olan zat.İstanbulda kimbilir hangi işlerini halletti kürtlerin
onlarda bunun karşılığını verdiler.Ne güzel dayanışma değilmi ?
Sağ olursak ilerki senelerde Görüşüm yanlışmı ? bakarız
Hoşça kaşlın
Mehmet

__________________________________

Sayin Colasan,
Siradan bir vatandas olarak sizin koseninizi her gun okuyan biriyim. Bugunku yazinizda muslumanlarin acizligini bir kere daha bizim insanlarimiza anlatmaya calismissiniz ellerinize saglik ama keske sizi o dini butun koyun surusude okuyabilse.
Siradan bir insan olarak yasadigim ulkede ikinci kitabimi 6 ay once yazdim. Ve London Book Festivalinde Honorable odulu kazandi kitabim. "The Innocence of Emine" 31 Ocakta kismet olursa London'da British Library'de odul torenine katilacagim. 3 dakika konusma hakkim olacak. Kitabin icerigi ulkemizde cahil birakilan bir kadinin nasil yasadigini, islami kurallarin uygulanarak kadinin nasil kullanidgini iceren bir konu ile ilgili. Size gondermek isterim ama raflarinizda curumesin diye gondermiyecegim, zaten okuyacak zamaninizda yok. 240 sayfalik bir biyografi.
Konusmanin son satirlarini ozellikle islam ulkelerindeki kadinlarinlarin bilincli olarak cahil birakildiklarini iceren soz ile bitirecegim. Bu yazimi okursaniz eger...Benim gibi profesyonel olmayan birin bu odulu kazanmasini sizinle paylasmak istedim.
Saygilarimla,
Bekir Erdinc
__________________________________

Sayın emin beyefendi,sizlerin köşe yazılarınızı zevkle okuyorum.Bilmiyorum sıradan bir canlının bile böyle öldürülmesini asla tasvip etmiyorum.Acak bazı şeyler varki ınsanı ister istemez katil yaparlar derler.Bunlar hiçbir konu bulamamışlarda insanların en hassas olduğu konularla uğraşıyorlar.Başka konu bulamadılarmı? sanki belayı alenen davet ediyorlar.Neyse. Diger bir konu.sayın bahçeli her gittiği yerde ınsanlara ELİNİ öptürüyor bu harket tuhafıma gdiyor.Yine sayın REİSİCUMHURUMUZUN herhalde yaveri olacak tolantılarda arkasında hazırol vaziyetinde duruyor.herkesde oturuyor.BU davranış yasalara uygunmu?Selamlar
Hasan

__________________________________

EMİN BEY IYI GUNLER IYI CALISMALAR..SON YILLARDA OKULLARDAKI OĞRETMENLER OLARAK ÇEKTIGIMIZ SIYASI SIKINTILAR MALUM..SIZE GÖNDERDIGIM RESIM BUGUN OKULUMUZDA NOBETCI IDARECININ GUNLUK OLARAK DOLDURDUGU DUYURU PANOSU..VE BUGUN YAZILANLARI OKURSANIZ..OKULDA MESCIT OLARAK KULLANILAN BIR ODA VARKEN CUMA NAMAZI ICIN BIR BINA TAHSIS EDİLDİ(BİLİŞİM TEKNOLOJILERI BINASI) VE TOPLU OLARAK CUMA NAMAZI KILINDI..HERKESIN IBADETINE SAYGILIYIZ ANCAK BU NOBETCI IDARECI TARAFINDAN RESIMDE GÖRÜLDÜGÜ UZERE RESMEN DUYRULDU VE 5.DERS SAATINDE TUM ÖĞRENCILER DERSE GIRMEYEREK NAMAZ KILMAYA IDARECI VE BIR ÇOK ÖĞRETMEN ARKADASLA O BINAYA GITTILER..SORARIM YAPTIGI IBADETLE SEVAP KAZANMAYA CALISIRKEN BU INSANLAR 1 DERS DERSE GIRMEYEREK BUNUNDA UCRETINI ALARAK KUL HAKKI YEMIYORLARMI? DAHA VAHIMIDE ÖĞRENCILER SUREKLI OLARAK HOCAM SIZ NEDEN GELMEDINIZ SIZ NIYE CUMA KILMIYOSUNUZ GIBI SÖZLE TACIZ EDIP GITMEYEN ÖĞRETMENLERİ GUN BOYU RAHATSIZ ETTILER..BUNUN NERESI EĞİTİM? BU RESMEN ÖĞRENCIYI VE ÖĞRETMENLERI AYRISTIRMA DEGILMI? ADIM SAKLI KALSIN SIZDEN RICAM YOKSA 10 GUN İCİNDE MUHTEMELEN EN UCRA BIR OKULA CEZAYLA BIRLIKTE SURGUN EDILIRIM..SAYGILAR SUNUYOR GÖSTERECEGINIZ DUYARLILIKTAN DOLAYI SIMDIDEN TESEKKUR EDIYORUM..
HATAY



__________________________________
cahil ve cehalet kavramlarını bugüne kadar tam olarak anlayamamıştım hala da cahil ve cehalet kavramları hakkında eksiklerim olabilir ama sizin bu yazınıza bakıp okuyunca bir insanda cehaletin oluşturduğu emsalsiz misallerden siniz gibi bir izlenim yaşattı. ben ceddimden cahile laf anlatmak kadar zor olan birşey görmedim nasihatı aklıma geldi . size söz söyleyipte heba etmek istemiyorum.

Yusuf Hazar
__________________________________

Merhaba Sayın Çölaşan,
Ben İzmir'in Ödemiş ilçesinde bulunan Ödemiş Fen Lisesi'nin 3. Sınıf öğrencisiyim. Ödemiş Fen Lisesi İzmir'in en iyi 3. okuludur. Bulunduğum okul 15 yıllık olup, ilçenin dışında bulunan bir site için ilkokul ve anaokul ihtiyacını gidermek için inşa edilmiş. Bizim okulumuz 4 Yıldır bu eski ve yıpranmış binada eğitim vermektedir fakat bizden önce de bir zamanlar kantin olarak kullandığımız bölümde bile ders işlemiş o zamanlar yine ilçenin en iyi okulu olan Ödemiş Anadolu Öğretmen Lisesi Tarafından kullanılıyordu. Tam da bugüne kadar yeni binamız için sahip olduğumuz arsaya söz verilmesini rağmen destek bulamadığımız için inşaata başlayamamamız, üstüne üstlük bu arsanın bir kısmına Imam Hatip Lisesi inşa edilmiş olamasının savaşını sürdürürken okulumuzda elektrik tesisatının yetersizliğinden dolayı yangın çıkmıştır ve 4 arkadaşımız hastaneye kaldırılmıştır. Bu bizim eğitimimizin hiçbir kısmında olmamasını istediğimiz bir vukuattır. Bunun üzüntüsünü sizin gibi duyarlı biriyle paylaşmak istedim. Yardımınıza ihtiyacımız var. Ilginiz için teşekkürler.
__________________________________