Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları ve Dışişleri Bakanları 13. Zirve toplantısına katılmamasının nedeni olarak her ne kadar, “Programının yoğunluğunu” gösterse de, gerçek durumun öyle olmadığı biliniyor. Ortaya çıkan krizi gidermek için istifa iddiası öne sürülüyor ama istifanın istendiğide köşk’te konuşuluyor.
Aliyev’in bundan sonra da kolay kolay Türkiye’ye gelmeyeceğine ilişkin yorumlar yapılıyor. Unutmayalım iki kardeş ülke birbirinden ayrı olamaz. Azerbaycan’ın en sıkıntılı dönemlerinde Türkiye’deki gardaşları hep yanında oldu, yine de olmaya devam edecektir.
1993 yılıydı. Dönemin Azerbaycan Devlet Başkanı Ebulfez Elçibey’in Ankara ziyaretinde Anıtkabir özel defterine yazdıklarını hatırlıyorum. Elçibey şunları yazmıştı: “Ey büyük Türk’ün büyük komutanı! Seni ziyaret etmekle özüm ve milletim adına şeref duydum. Senin Esgerin (Askerin).”
8 KASIM, ZAFER GÜNÜ
Cumhurbaşkanı Aliyev gelemedi ama Azerbaycan’la ilişkilerimizin tabii ki en iyi şekilde yürümesi için her iki ülkeden samimi çabalar var.
Azerbaycan, Karabağ’ın kurtarılmasını “Zafer Günü” olarak kutluyor. 8 Kasım’da Ankara Gazi Orduevi’nde, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Aslanov resepsiyon verecek. Bu resepsiyona siyasiler, askerler, üst düzey kamu görevliler de katılacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Azerbaycan Dışişleri bakanı ile özel bir görüşme yaptı kırgınlıklara yol açan gelişmelerin bir an önce giderilmeside konuşuldu.
Vali yardımcısı niçin ayağa kalkmadı?
Tokat Gazeteciler Derneği Başkanı Musa Özdemir, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında, bütün protokol üyeleri ayakta bayrak geçişini izlerken, iki kişinin koltuklarında oturduğunu bildirdi. Arkadaşlarımız isimlerini yazmamıştı. Vali Yardımcısı Abdullah Aslaner ile Kaymakam adayı İsmail Babur olduklarını öğrendim. Vali Yardımcısı Arslaner’e bayrak geçerken ayağa kalkmamalarının eleştirildiğini hatırlattım ve görüşünü sordum. Samimiyetle şunları söyledi:
“Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında çelenk sunma, kutlama töreninde hazır bulundum. Kutlama töreni kapsamında icra edilen geçit töreni sırasında bayrak korteji ve alay sancağımızı ayakta ve saygıyla selamladım.
DİKKATLİ BAKTIKLARINI GÖRÜNCE
Geçit töreni içerisinde yer alan şerit bayrağın geçişi esnasında tüm dikkatimi şanlı bayrağımıza ve onu taşıyan gençlerimize vermişken, protokol erkânının şerit bayrağımızı ayakta selamladıklarını, geçidin başlamasından çok sonra, karşımızda bulunanların bizim bulunduğumuz tarafa dikkatle bakmalarından duyduğum şüphe üzerine yanımda oturanları ve protokolün görebildiğim üyelerini kontrol ettikten sonra anladım. Ancak bunların vuku bulması esnasında bayrağımızın geçişi sona erdi.
Şanlı bayrağımıza karşı özel bir amaç, niyet ve kasıt taşıyan bir saygısızlık yapmam asla söz konusu değildir. Geçit töreninin devamında icra edilen alay sancağımızın geçişi esnasında sancağımızı ayakta selamlamam bunun en açık nişanesidir.
Bayrağımıza olan sevgimin nişanesi olarak tüm dikkatimi geçitteki bayrağımıza vermiş olmamdan kaynaklanan bu elim durumun, yüreği vatan ve bayrak aşkıyla çarpan tüm vatandaşlarımızın vicdanını rahatsız ettiğinin şuurundayım. En az onlar kadar ben de üzüntülüyüm. Yüce Türk Milletine yaşattığım üzüntüden dolayı herkesten özür diliyorum.”
Futbolda bahis soruşturmalarında son durum
Köşemizde futbolla ilgili son gelişmelerden de sizleri haberdar ediyorum. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından futbol disiplin talimatı kapsamında geçen sezon bahis soruşturması başlatılmıştı. Bu önemli soruşturmanın ne aşamaya geldiğini yeni bilgilerle aktaralım:
1-Son beş yılda profesyonel liglerde görevli 108 teknik sorumlu disipline sevk edildi. Üç teknik sorumlunun ceza tayinine yer olmadığına karar verildi. Ceza alan 105 teknik sorumlu içerisinde 29 kişi için ek sevk yapıldı, 22 kişiye ek cezalar verildi.
2- Tescilli ve faal olduğu dönemde bahis oynadığı saptanan 103 futbol menajeri disipline verildi. Bunlara 45 gün ile 12 ay arasında değişik sürelerle ceza verildi.
3- Son beş yılda Süper Lig kulüplerinde görev yapan 43 antrenör disipline verildi. İki antrenörün ceza verilmezken, cezalandırılan 41 kişi içinde, iki kişiye ek sevk yapılmış ve ceza verilmesine karar verildi.
4- Son beş yılda Süper Lig dışındaki kulüplerde görev yapmış 296 antrenörden 292’sine 45 gün ile 12 ay arasında ceza verildi, üç antrenöre ise ceza verilmesine gerek duyulmadı.
5- Son beş yılda profesyonel liglerde görev yapmış 304 atletik performans antrenörü, kaleci antrenörü, maç analizi antrenörü ile oyuncu ve maç izleme antrenörü disipline verildi. 303 antrenöre 45 gün ile 12 ay arasında ceza verildi, bir antrenöre ise cezaya gerek görülmedi.
TAHKİME GİDİLDİ
6- Son beş yılda profesyonel liglerde görev yapmış 510 fizyoterapist, psikolojik performans danışmanı, masör, malzemeci, tercüman, doktor ve beslenme uzmanı sevk edildi, bunlarla ilgili karar henüz açıklanmadı.
7- 2026-2027 futbol sezonunda Süper Lig ve TFF 1. Lig’de mücadele eden kulüplerde son beş yıl içinde idareci olarak görev yapan ve görev dönemlerinde bahis oynadığı saptanan 448 kulüp yöneticisi , Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi uyarınca 30 Eylül 2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak disipline sevk edildi.
8- Son olarak 20 Ekim’de verilen PFDK kararında, 301 kişi hakkında ceza tayinine yer olmadığı, 147 kişi hakkında ise 45 gün hak mahrumiyeti cezası uygulanması öngörüldü.
Türkiye Futbol Federasyonu, 448 kulüp yöneticisi, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) kararları hakkında TFF Disiplin Müfettişliği aracılığıyla tahkime itiraz etti. Gerekçe olarak “Son karar, önceki karar ve içtihatlara uygun değil” görüşü öne sürüldü ve PFDK’nın haksızlık yaptığı öne sürüldü.
Konuştuğum TFF yetkilileri ise disiplin dosyalarının her birinin belge ve bilgilere dayalı olduğunu, kimseye haksızlık yapılmasının söz konusu olmadığını söyledi.