Yiye yiye belediye ve döne döne belediyeci” noktasına bilerek getirildi. “Fırdöndü Belediye Başkanları” dönemine girildi. 24 yıllık iktidar, varlığını demokrasiyi yok etmeye bağladı. Biliyorsunuzdur! Dünyada demokrasi, kentlerde doğdu. Kentler olmasaydı, demokrasi hayat bulamayacaktı. Dünya demokrasi tarihinde ilk meclis, bizim Anadolu’da M.Ö 168’de Antalya-Fethiye-Kaş çevresinde kuruldu. O yıldan bugüne 2 bin 194 yıl geçti ve Türkiye’de de halk “ileri demokrasi istediğini” kentlerde 2 bin 194 yıl sonra dile getirdi. 2024 yerel seçimlerinde halk iktidarı “demokrasiyi yok edici ve bağımsız adaletin başını vurucu” olarak gördüğünü ilan etti.

***

Seçim sonrası, 14 büyükşehir belediyesi, 21 kent (il) belediyesi, 337 ilçe belediyesi, 48 belde belediyesi (toplam 420 belediye) muhalefet partisi CHP’li başkan ve belediye meclisi üyelerinin yönetimine geçti. Bu kentlerde 53 milyon kişi yani Türkiye nüfusunun yüzde 60’ı yaşıyor.

***

Türk seçmenler ile Kürt seçmenler İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Mersin, Manisa gibi büyük kentlerde Aydın, Afyonkarahisar gibi şehirlerde “tabanda kent ittifakı” yaptılar. Aslında halk arasında bir ayrım olmadığını ve sorunun demokrasi ile çözülmesini dilediklerini ilan ettiler.

***

İktidar, halkın demokrasiye sarılmasından paniğe kapıldı. Önce “Mecliste fırdöndü milletvekili pazarı” kurma düğmesine bastı. CHP listesinden Antalya Milletvekili seçilmiş Anayasa Hukuku Profesörü Serap Yazıcı Özbudun, beklenmedik biçimde, parti değiştirdi. AKP’ye katıldı.

Kaynak olarak ekle

***

Bu profesör milletvekili, seçim günlerinde halktan oy isterken; “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi otoriter yolsuzluk düzeni kurmak amacıyla icat edilmiştir” diyordu. O düzeni kuran liderin, yakasına taktığı rozetle parti değiştirip iktidara katıldı. Kırılma anı bence buydu.

***

İktidar için sıra “fırdöndü belediyeci pazarı” kurmaya gelmişti. “Ya gel bize katıl ya koluna kelepçe” yolu açıldı. Katılmayanlar; “rüşvet yedi, belediye parasını soydu, yolsuzluk örgütü kurdu” diye hapse kondu. Çok açık: Fırdöndü belediyeciliği, halkın demokrasi arzusunu öldürmek ve iktidarın diktatör hevesini beslemek için bulundu.

***

İşte yarın, öbür gün!

Fırdöndü belediyeciler arasına Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da katılıyor. Demokrasinin çok partili hayatına geçildikten 79 yıl sonra Afyonkarahisar Burcu Köksal ile muhalefete (CHP’ye) geçmişti. Halkın, Belediye Başkanı’ndan istediği; “Afyonkarahisar’ı parmakla gösterilecek ileri bir Avrupa kenti ile yarışır şehir” yapmaktı.

***

Belediye Başkanı, mahalle meclisleri kurma, güçlü, açık vermeyen katılımcı bütçe uygulamalarına geçme, büyük ölçekli kültürel dönüşümü yapacak kurumları var etmeyi başaracak ve böylece; “Afyonkarahisar’da ileri kent demokrasisi modelini” kuracaktı.

Halkın isteği buydu.

Bunun için seçmişti.

Burcu Köksal’dan bunları yapmayı partisi CHP’mi engelledi ki, iktidar partisi AKP’ye “fırdöndündü” oluyor?

***

Onun “fırdöndü belediyeci” olacağını öğrenen Afyonkarahisarlılar, önceki gün Belediye önünde toplandılar. Ellerinde; “Biz seni Saray’a değil Afyon’a seçtik” yazan pankartlar taşıyor ve “O koltuk senin değil, milletin. İrademizi satma” diye bağırıyorlardı.

***

Ülkemiz 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtikten sonra; Türkiye dünya demokrasi endeksinde 167 ülke arasında 103’üncü sıraya geriledi. Yolsuzluk endeksinde 26 sıra kaybetti. Yönetim biçimi; kusurlu demokrasinin alt derecesi olan hibrit-melez demokrasi sınıfına indi. Şimdi “fırdöndü belediyeci modeli yaratarak” da gül dikti!