Şemdin Sakık, PKK’nın dağ kadrosundaydı... 33 askeri şehit etti... Teröristin verdiği ifadeler doğrultusunda Genelkurmay eski Başkanı ve çok sayıda general ‘terörist’ olarak yargılanıyor.Ergenekon Davası’nda gizli tanık Deniz, dünkü duruşmada açık kimliğiyle ifade vermek istediğini söyledi. Mahkeme heyeti talebi oybirliğiyle kabul etti. Gizli Tanık Odası’nda ifade veren Gizli Tanık Deniz’in, Şemdin Sakık olduğu anlaşıldı. Sanıklar büyük şaşkınlık yaşadı. Orijinal sesi ve görüntüsü duruşma salonunda bulunan ekranlara yansıtılan Şemdin Sakık, Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin sorularını yanıtladı.
İşte Sakık’ın ifadeleri:
“Beni öldürmek istediler”
Örgütten ayrılmak istediğini, ayrılmanın da ya öldürülme ya da kaçmakla olduğunu belirten Sakık, “Beni öldürmek istediler. Ben kaçıp cezaevine girdim. Ben bir tane bile örgütçü yakalatmadım” diye konuştu.
“O paşayı devlet vurdu”
Sakık, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümüne ilişkin de şunları söyledi: “Bahtiyar Aydın cinayetini örgütün üzerine attılar. Lice’de helikopterden iner inmez vuruldu. Telsizden Lice’deki dağlık grubu aradım. Yapmadıklarını söylediler. Askerin telsizine girerek bizim ilgimizin olmadığını söyledim. Paşayı devletin içinde bir ekip vurdu. Paşayı devlet vurdu. Hatta duyduğuma göre vuran asker de öldürüldü. Derin devlet vardır. Kimi Ergenekon der, kimi derin devlet.”
Sanıklar tepki gösterdi
Tutuklu sanık Aydınlık Gazetesi yazarı Hikmet Çiçek, Sakık’a “Propaganda yapıyor” diye bağırdı. Mahkeme Başkanı Özese, “Dışarı çıkarmak zorunda kalacağım” diyerek Çiçek’i uyardı. Zekeriya Öztürk de tanık Sakık’ın anlattıklarına tepki göstermesi üzerine duruşma salonundan çıkarıldı.
“ABD’nin düşmanı yaşamaz”
Sakık, “2 yıl önce Kürt açılımı ortaya attılar. İnsanlar da umutlanmıştı. ABD, Zübeyir Aydar, Murat Karayılan, Rıza Altun bunları uyuşturucu kaçakçısı olarak listeye aldı. Bu da demek oluruyor ki siz hangi İskandinav ülkesine giderseniz gidin tutuklanacaksınız. Siz silah bırakırsanız sizi yargılarım demektir bu. Onlar da mecburen silaha yeniden sarıldılar. Çünkü ABD’nin düşmanı olanın yaşayacak yeri yok. Ama mücadelemiz sırasında bazı güçler tarafından piyon olarak kullanıldığım için utanç duyuyorum” dedi.
“1. komutan olarak ayrıldım”
Sakık, “18 yıl boyunca PKK’da kaldım. Hamal olarak girdiğim örgütten 1. Komutan olarak ayrıldım. Örgüt liderine en yakın olması gereken isimlerden birisiydim. Ancak benim Abdullah Öcalan ile bütün konuşmalarımı toplarsanız Yalçın Küçük’ün bir kere konuşması kadar olmaz. Artık ‘Gazeteci’ sıfatıyla görüştüm, ‘ikna etmek’ için oraya gittim, ifadeleri kimseyi inandırmıyor” diye konuştu. Mahkeme Başkanı Özese, “Küçük ile Öcalan bir araya geldiklerine ne görüşüyorlardı?” diye sordu. Sakık “Tahminim Küçük, Türkiye ve Avrupa’daki gelişmeler hakkında Öcalan’ı bilgilendiriyordu. Yalçın Küçük Avrupa’da örgüt faaliyetinin içindeydi. Öcalan’a istihbarat getiriyordu” diye konuştu.
“Küçük, Allah’ın lütfu”
Sakık, “Doğu Perinçek’in Öcalan ile ilişkisi ne ise Yalçın Küçük’ün ilişkisi daha fazlaydı. Bize silahlı eğitim veriyordu. İkinci başkanımız mı, diye düşünüyorduk. ‘Rüzgara tutunmuş adam’ başlıklı bir makale yazmıştı. Bu yazı, örgütün güçlendirilmesini ve savaşın kızışmasını isteyen bir yapıdaydı. Öcalan bize Küçük’ün Türkler için bir şans, örgüt için Allah’ın lütfu olduğunu söylerdi” dedi.
Gaffar Okkan suikasti
Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın suikastine ilişkin açıklamalarda da bulunan Sakık, “Gaffar Okkan’a yapılan gibi, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar yağdan kıl çekercesine, hedefi yüzde yüz vuran eylem görülmemiştir. Her faili meçhul cinayet yüz- de yüz devlet desteklidir. Okkan’a, askeri, siyasi, istihbarat açısından bakarsanız kesinlikle Hizbullah işi değildir. Bu bölgede bütün silahlar karışıktır. PKK silahları ordunun elindedir“ diye konuştu. (DHA)
‘33 asker şehit edilip, benim üzerime atıldı!’
Ergenekon Davası’nın gizli tanığı Şemdin Sakık, Bingöl’de 1993 yılındaki 33 askerin öldürülmesine ilişkin de konuştu. Sakık şunları söyledi: “Devlet benim o dönemde Kulp kırsalında olduğumu biliyordu. Benim hakkımda, istihbarat almış, ‘Yeşil ile ilgisi var’ dediler. 33 asker şehit edildi, direkt üzerime atıldı. Olayı benim üzerime yığdılar. Bu olayın tetikçisi PKK’dır. Ancak örgüt liderinin eylem yapın talimatına karşın bu askerler tedbirsiz yola çıkarılmıştır. Neden tedbir alınmadı. Bu planlanmış birşeydir. Her gün telsizleri dinleyen, nerede ne kadar kişi olduğumuzu bilen, 200 kişi olduğumuzu bilen güvenlik güçleri, bu taburu çıkarırken, eylem yapılacağını bildiği halde neden tedbir almadılar.”
Sakık Mehmetçik olacakmış
Ergenekon davasında 'gizli tanık'lık yaparken kimliğini açıklayan Şemdin Sakık'ın dinlenmesine devam edildi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen 65'i tutuklu 274 sanıklı Ergenekon Davası'nın 256. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmada emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Emekli Korgeneral Mehmet Eröz ve Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun da aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanık hazır bulundu. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık duruşmaya katılmadı. Öta yandan Odatv Davası'ndan tutuklu bu davanın tutuksuz sanığı Yalçın Küçük de duruşmada hazır bulundu. Şemdin Sakık gizli tanık Odasında ifade vermeye devam etti. Sakık'ın orijinal sesi ve görüntüsü duruşma salonunda bulunan ekranlara yansıtıldı. Duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını yanıtlayan Sakık, kendisinin davada tanık olarak dinlenmesiyle ilgili tepkiler olduğunu bu konuda birşeyler söylemek istediğini belirtti.
"Tanık olarak dinlenirken terörist sıfatım yoktur"
Şemdin Sakık, "Ben tanık olarak dinlenirken terörist sıfatım yoktur. Bana eski terörist diyebilirsiniz, geçmişi suçlarla dolu diyebilirsiniz ama şu anda suç işliyor diyemezsiniz. Öcalan'ın Şam'dan getirilmesi tamamen benim geliştirdiğim plan çerçevesinde oldu. Pişmanlık yasasından faydalanmak için dilekçe verdim. Benim için dağa gidiyorsanız, gitmeyin mesajı verdim. Örgütün içinde benimle birlikte hareket eden insanlar, korkularından teslim olmadılar ama örgüttü bırakıp ya Kuzey Irak'a ya da Almanya'ya yerleştiler" dedi.
"Askere gideceğim"
Sakık, "Nasip olursa 15 yıl sonra özgürlüğüme kavuşacağım. Çürük raporu alma, bedelliden yararlanma imkanım olmasına rağmen sembolik değeri olsun diye askere gitmeyi düşünüyorum. Bu ordu Türkiye'nin ordusudur. Askere gidererek, Kürt gençlerine 'ordu sizindir, askerlik yapın mesajı' vereceğim" diye konuştu.
"Oluk oluk kan akacaktı"
Sakık, "Ergenekon, Balyoz ve KCK davaları olmasaydı bugün kan oluk oluk akacaktı. Bu nedenle hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum" dedi.
"Felaketten zarar gören ordunun kendisidir"
Sakık "1993 yılında esas yaşanan o felaketten büyük zarar gören ordunun kendisidir. Ordu bir çok generalini albayını yarbayını kaybetti. Bunun ortaya çıkarılmasını istemek orduya hizmettir, orduyu yıpratmak değil. Silahsız askerlerini kaybetti. Göreve geldiklerinde bunların akıbetinin araştırmaları gerekirdi. Asker arkadaşlığı, yoldaşlık bunu gerektirir. Onlar bunları gizlediler. Bizi burada konuşturan onların tutumudur. Herşeyi biliyorlar ama gizliyorlar. Gizledikleri içinde başkaları açıklıyor" dedi.
"16 kitap yazdım"
Cezaevinde 16 kitap ve binlerce makale yazdığını anlatan Sakık, "Kitaplarımın özeti bu şiddetin, Kürtler'e ve Türkiye genelinde insana ait olan herşeye verdiği zararı işlemekti. İnşallah bu kitaplarım bazılarını aydınlatır. Bunun iyi bir sey olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Duruşma Sakık'ın dinlenmesi ile devam ediyor.