Her hafta olduğu gibi bu çarşamba akşamı da ARENA’da birbirinden çarpıcı haber dosyalarını ekrana getirdik.
Bunlardan biri, kamuoyunun büyük tepkisine neden oldu.
Hazar Dost kardeşimin imzasını taşıyan bu sağlık haberinde, İstanbul’da yaşayan 51 yaşındaki B.T. Taksim İlkyardım Hastanesi Acil Servisi’ne başvuruyor. Buradaki tetkikler neticesinde 3 kalp damarının tıkalı olduğu söylenip, anjiyo ve stent takılması için Bakırköy-Bahçelievler’deki Özel Aile Hastanesi yoğun bakım ünitesine sevk ediliyor. Utanç verici görüntüler de bu hastanede çekiliyor. Zira hasta anjiyo masasında stent takılmasını beklerken muhasebede görevli bir kişi, günlük kıyafetlerle gelip para pazarlığı yapmaya başlıyor.
Muhasebeci can derdindeki hastaya “15 bin liraya da stent var, 18’e de var, 35’e de var. Verebileceğim en düşük fiyat 10 bin lira...” diyerek utanç verici para pazarlığını sürdürüyor.
Üstelik bu iğrenç pazarlıktan geriye iz kalmaması için paranın kredi kartı ile değil, elden verilmesi isteniyor.
★★★
Olayın ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü harekete geçerek soruşturma başlattı.
Bu arada Özel Aile Hastanesi ve sahipleri hakkında ilginç ihbarlar geldi.
İşte bunlardan biri:
“Sayın Dündar,
Çok vaktinizi almayacağım. Özel Aile Hastanesi’ndeki stent rezaletini haber yaptığınız için çok teşekkür ederim. Bu hastaneyi işleten kişilerle, “Yenidoğan Çetesi” skandalına adı karışan Şafak Hastanesi sahipleri aynı isimler... Yıllardır karıştıkları skandalların, pisliklerin haddi hesabı yok. Hatta bebek olayı ortaya çıktıktan sonra yine Şafak Hastanesi’nin adı, HASTALARA TARİHİ GEÇMİŞ STENT KULLANILDIĞI iddialarına da karıştı. Ancak bu konunun üstüne gidilmedi.
Şafak Hastanesi’ni özellikle kardiyoloji alanında çalışan bütün firmalar iyi bilirler. Bebek olayı, stent olayı; bunlar buz dağının görünen yüzüdür!...
Şimdi anlatacağımı okuyunca kanınız donacak.
Bunu bizzat bir dönem Şafak Hastanesi’nde kardiyolog olarak çalışan bir doktor arkadaşım anlattı.
112 ve çevre hastanelerle iş birliği içerisinde bazı hastanelerden ağır durumda, yani ölmek üzere olan hastaları Şafak Hastanesi’ne nakil ederek bunlar üzerinden devletten yoğun bakım parası kesiyorlar. Olay buraya kadar normal görünebilir.
Ancak bu hastaların ölümleri hemen sisteme girilmiyor, hasta yakınlarına haber verilmiyor ve idare edebildikleri süre kadar sanki bu hastalar yaşıyormuş gibi devlete fatura kesmeye devam ediyorlar. Hastane sahibinin bir siyasi parti ile güçlü bağlantıları ve bazı yargı mensuplarıyla yakın ilişkileri bulunuyor. Bu ilişkiler sayesinde olayların kamuoyuna yansıması engelleniyor.
Bunlar bildiklerimiz. Diğer bölümler incelense kim bilir neler çıkar. Sadece 112 SABİM kayıtlarına bakılsa bile bu hastane hakkında dosyalara sığmayan ama güçlü bağlantıları nedeniyle işlem görmeyen binlerce şikayet bulunabilir.
Konuyu dikkatinize sunarım.
Saygılarımla.”
(İsmini sakladığımız bir okurumuz)
★★★
Hemen belirteyim, bunlar şimdilik birer iddia. Doğru olup olmadıklarına yapılacak soruşturmalar sonucunda yargı karar verecek.
Ama bizim ekrana getirdiğimiz, ameliyat masasındaki vahşi para pazarlığı bile tek başına TUSİAD’ın teşhisini haklı çıkarır nitelikte:
Sistem maalesef çökmüş durumda!..