Sözcü Plus Giriş

Şemsi Paşa Camii tartışması sürüyor! Polat: Zalimlik düzeyinde yok edildi

İstanbul'un yalı camilerinden olan Üsküdar'daki Şemsi Paşa Camii'nin deniz kısmına eski İBB yönetimince yapılan ve caminin hasar görmesine yol açan kıyı şeridi projesine tepki gösteren İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, "Uygulama tüm Üsküdar tarihi kıyı bandını zalimlik düzeyinde geri dönüşsüz bir şekilde yok etti. İstanbullunun cebinden yaklaşık 52 milyon lira denize atıldı" ifadelerine yer verdi.

Mert ÖZ
Güncellenme: 10:43, 12/01/2021
Şemsi Paşa Camii tartışması sürüyor! Polat: Zalimlik düzeyinde yok edildi

İstanbul’un denize sıfır camilerinden olan, Kuşkonmaz Camii olarak da bilinen Şemsi Paşa Camii’nin deniz tarafında, 2016 yılında başlatılan dolgu çalışmalarında caminin hasar görmesi üzerine durdurulan proje hakkında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat açıklamalarda bulundu.

Deniz dolgusu yapılmadan, yayaların deniz yönünden geçişlerini emniyetli şekilde sağlayacakları yeni projeyle ilgili bilgiler veren Polat, “2017-2019 arası yaşanan ağır tahribatı elimizde olsa bir dokunuşla düzeltsek. Bu gerçek yaranın tedavisi için emekle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Polat, bazı kesimlerin tepki gösterdiği yeni inşa edilen güvenli geçiş konsolunun insan güvenliği için olduğunu ve sonradan kaldırılacağını da vurguladı.

KAZIK ÇAKMA NEDENİYLE DUVARLARI ÇATLADI

2017 yılında Kültür Bakanlığı Koruma Kurulları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün onayı, dönemin iBB yönetiminin uygulaması ile Üsküdar kıyısında denize 12 bin m2 dolgu yapıldığını ve 960 kazık çakıldığını belirten Polat, tarihi cami duvarlarının bu kazık çakma işi nedeniyle çatladığını ifade etti.

“Uygulama tüm Üsküdar tarihi kıyı bandını zalimlik düzeyinde geri dönüşsüz bir şekilde yok etti” diyen Polat, “Üsküdar'ı pervasızca tanınmaz hale getiren bu uygulamalar için yoksul İstanbullunun cebinden yaklaşık 52 milyon lira denize atıldı” ifadelerini kullandı.

KÜLTÜR BAKANLIĞI KORUMA KURULLARI ONAYLADI

12 bin m2 dolgu çalışması sonunda bu alanda neredeyse özgün kıyı dokusu ve karakteri bırakılmadığını ifaden eden Polat, bu uygulamaların tamamının Kültür Bakanlığı Koruma Kurulları ve VGM onayı ile dönemin İBB yönetimi tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı.

Polat, Salacak ile Üsküdar arasında oluşturulan yaya yönlendirmesi sonucunda Kuşkonmaz Cami'nin deniz ile arasındaki 3 metre yoldan günlük onbinlerce insanın geçeceği bir yönlendirilmiş yaya yolu ortaya çıkarıldığını belirterek, yıllardır şantiye halinde duran projede 2019 yılında gelen İBB yönetiminin yaptıklarını anlattı.

SADECE BİR GÜVENLİK ÖNLEMİ

2019 yılında yüzde 98'i bitmiş meydanın artık toparlanması sürecinde İBB’nin günlük 30 bin yayanın yönlendirildiği önceden yaya yolu olmayan 3 metrelik cami deniz arası iskele noktasına 2.5 metrelik kaldırılabilir güvenli geçiş konsolu yapıldığını belirtti. Mahir Polat, şu bilgilendirmede bulundu:

– Bu konsol tarihi kıyı çizgisini koruyan, denize temas etmeyen, kazık çakmayan, beton dolgu yapmayan, altından dalganın geçip cami duvarına vurduğu, sonradan kaldırılacak ve insan güvenliği için yapılmış, insanların bu dar noktada kalabalık içinde denize düşmesi riskine karşı yapılmış sadece 2.5 metrelik bir güvenlik önlemi.

– En önemli özelliği ise geriye kalan tek orijinal kıyı bandını bir örtü şeklinde koruyarak, gerçekleşecek Üsküdar kıyı restorasyonu çalışmasına kadar muhafaza etmesi. Bu konsol, caminin kara tarafında bulunan yaya yollarının düzenlenmesi ile güvenli bir geçiş alanı oluşturulacak çalışma yapılarak kaldırılacaktır. Şimdi önemli olan binlerce insanın geçeceği bu alanda bu süre içinde bir can kaybı yaşanmamasıdır.”

ONAYLI VANDALİZMLE ÜSKÜDAR KİMLİĞİ TAHRİP EDİLDİ

Eski İBB yönetimini eleştiren Polat, şunları söyledi: Osmanlı İstanbul'u kimliğinin en değerli noktası Üsküdar kıyısında 2017-2019 yılları arasında gerçekleşen dolgu projesi adı verilen, tüm koruma kurumları tarafından onaylı vandalizm nedeniyle Üsküdar kimliği tahrip edilmiştir. Bu tahribattan sonra yapılması gereken gerçek görev Üsküdar kıyısı boyunca uzanan bu ağır tahribatın restore edilmesidir. İBB olarak tarihi kentin kimliği ve bu kentte yaşayan insanların korunmasını sağlamak her zaman olduğu gibi asli görevimizdir.