MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Çözüm süreci”ni başlatmadan önce hemen her konuşmasında mutlaka Halkların Demokratik Partisi (HDP), daha sonra yerine kurulan DEM Parti’yi gündeme getiriyordu. “DEM Parti’nin 57 milletvekilinin maaşlarının kesilmesini, partiye ödenen hazine yardımının kesilmesini” öneriyor, “Anayasa Mahkemesi kapatamıyorsa, Anayasa Mahkemesi kapatılsın” diyordu.
Kapatma davası 21 Haziran 2021’de açılmasına rağmen bugüne kadar sonuçlanamadı. Parti kapatma davaları bir yıldan önce tamamlanırken, HDP davası sonuçlandırılamadı. Anayasa Mahkemesi’nce karara bağlanan siyasi parti kapatma davaları içinde nitelik ve nicelik olarak en kapsamlı dava olduğu, diğer davalardan farkı şöyle:
3 BİNDEN FAZLA DAVA
Dosya kapsamında 520 farklı kişinin eylemi yer alıyor. 452 kişi hakkında siyasi yasak talep ediliyor. Bugüne dek bu davada olduğu kadar çok kişinin eylemine yer verilmiş bir başka kapatma davası bulunmuyor. Ayrıca anılan kişilerin her birinin soruşturma ve kovuşturma konusu olan çok sayıda farklı eylemleri bulunuyor. O davalar basit bir şekilde tanımlanacak eylemlerden çok derin araştırma ve inceleme gerektiren fiiller. Bu sebeple de hakkında dava süreci devam eden her kişinin davası (3 bin civarında dava) incelenerek detaylı ve kapsamlı bir şekilde süreç işletiliyor.
Örneğin dosya kapsamındaki 520 kişinin içinde Kobani davasının 36 sanığı var. 36 sanıklı Kobani davası 5 yıldır sürüyor ve soruşturma evresiyle birlikte 7 yıllık bir süreç devam ediyor. Yine hendek davalarıyla da ilgili siyasi yasaklılığı talep edilen pek çok kişiye ilişkin dava dosyası bulunuyor.
DİĞERLERİNDEN FARKI NE?
Genellikle daha önceki davalar yaklaşık 2-3 yıl arasında sürmüştü. 2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nın 209. maddesi ile kanunda yapılan değişiklikle önceki kapatma davalarından farklı olarak siyasi yasağı istenenlerin de savunmalarının dikkate alınması düzenlendi.
İlgili hüküm uyarınca savunma hakkının gereği olarak 520 kişiye iddianame gönderildi, kendileriyle ilgili hususlara ilişkin savunmalarını yapmaları istendi. Bu bağlamda 2-3 defa geri dönen tebligatlar veya büyükelçilikler aracılığı ile yapılan tebligatlar oldu. Kendilerinden savunma yapması istenen kişilerden bazıları, kendi davalarının lehlerine sonuçlanacağını ve bu nedenle ortada siyasi yasağa konu bir suçun kalmayacağını belirterek haklarındaki kararın bekletilmesini talep etti.
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu getirildi. Dava kapsamında siyasi yasak talep edilenler arasında bireysel başvuru yapanlar da oldu. Siyasi yasak talep edilen 520 kişiden yaklaşık 100’ü bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Bu başvurularda kapatmaya gerekçe olan bazı suçlarla ilgili olarak ifade özgürlüğü ihlali verilen başvurular da var. Bununla ilgili baktığımızda Anayasa Mahkemesi’nin Refah Partisi’nin kapatma davası hariç bütün kapatma kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hak ihlali kararı verdi. AİHM’in bu kararları da dikkate alınarak olası yeni ihlalleri önlemek adına dosya titizlikle inceleniyor.
DEM’LİLERİN MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞMÜYOR
Anayasa Mahkemesi’ne 62 klasör hâlinde ve ayrıca taşınabilir belleklerde yüzlerce dosya sunuldu. Usule ilişkin bir eksiklik olmaması için son derece özenli ve titiz incelemeler yapılıyor. Öte yandan raporun usulen bütün çalışmalar ve süreçler tamamlanınca yazılması zorunlu.
Ayrıca davaya ilişkin çok fazla bilgi kirliliği var. Çözüm süreci öncesi Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi (AYM), partiyi kapatsın, bu vekilleri Meclis’te istemiyoruz, maaş da almasınlar” diyordu. Ama bu husus kapatma davasını ilgilendirmiyor. Şöyle ki HDP kapatma davası hakkında verilen karar DEM Parti için bir etki doğurmuyor. Kapatma kararı verildiğinde ilgililere yasaklama kararı verilecek.
Kapatma kararıyla birlikte eski düzenlemeye göre vekillik düşüyordu. Fakat Anayasa’daki değişiklikle kapatmaya neden olan eylemlerin sahibi milletvekili ise vekilliğini düşürme yönündeki hüküm kaldırıldı. Milletvekilliği düşmeyecek, sadece bir partiye üye olunamayacağını düzenlendi. Kısacası partisiz bir şekilde vekillik devam edebiliyor. Bu anayasal değişiklik de AİHM kararlarında vekilliğin düşürülmesinin seçmenin cezalandırılması anlamına gelmesinden ötürü yapılmıştı.
DAVADA SONA YAKLAŞILDI
HDP davasının son durumunu Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yetkililerine sorduğumuzda şunları söylediler:
“HDP davası çok kapsamlı. İddianamede ileri sürülen hususların incelenmesi ve araştırılması çok zaman alacak bir boyuttaydı. Anayasa Mahkemesi’ne daha önce bu kapsamda kapatma davası gelmemişti. 520 kişinin eylemi kapatma davasına gerekçe olarak gösteriliyor. Bunların 451’i hakkında yasaklılık kararı isteniyor. 520 kişi hakkında 4 bin eylemden bahsediyoruz. Bu eylemlerin tamamı soruşturma ve kovuşturma konusu olmuş. Bu da yaklaşık 3 bin davaya tekabül ediyor. 840 sayfa iddianame, ekinde 62 klasör ve bu klasörlerin içinde yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunan bir davadan söz ediyoruz.
Ayrıca parti tüzel kişiliğinden ayrı olarak yasaklılık istenen 520 kişiye bireysel savunma imkanı tanındı. Bunların hepsine tebligat yapıldı. Kimisi yurt içinde kimisi yurt dışında. Bu ceza davaları her ne kadar bağlayıcı olmasa ve delil değerlendirme yetkisi Anayasa Mahkemesi’nde olsa da soruşturma ve kovuşturma aşamaları Anayasa Mahkemesi tarafından takip edildi.”
Yetkilinin son sözleri de şöyle oldu: “Teknik anlamda dosyada sona gelindi, yani tamamlanma sürecine yaklaşıldı. Yani Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine geçilme aşamasına yaklaşıldı.
NOT: Saygı Öztürk bugün Afyonkarahisar Kitap Fuarı’nda Doğan Kitap standında kitaplarını imzalayacak.