Muhalefetin çok değerli başkanları, AKP’nin büyük bir ustalıkla uyguladığı anlık, günlük ve haftalık gündem değiştirme ustalıklarını artık anlayın lütfen. Her gün yalan yanlış yaratılan gündemlere kanıp ülkenin içinde bulunduğu, özellikle de Cumhuriyet’le olan hesaplaşmaları gözünüzden kaçırmaya çalışıyorlar. Ülke ekonomik olarak kavruluyor. Vatandaş neler çekiyor, emekliler açlığa terkedilmiş, cemaat ve tarikatlar orta eğitimle kol kola girmiş giderken, siz, ne yapıyorsunuz?
 Sadece üç beş cümle ile cevap verip geçiştiriyorsunuz. Bakanlığının başında “MİLLİ” ismi olan bakan ne diyor “Tarikat  ve cemaatler bize göre sivil toplum örgütleridir” diyor. Sizler ne yapıyorsunuz? Varsa yoksa yerel seçimler !!!

Size sormak istiyorum. Ortada laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olmadıktan sonra yerel seçimleri kazansanız ne olacak?  Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası tartışılır hale gelmedi mi?
Anayasası tanınmayan bir ülkede demokrasiden söz edilebilir mi? Hem her konuşmanızda AKP, medyanın yüzde 95’ini ele geçirdi diyorsunuz hem de sadece ekranlara çıkıp eleştiriler yağdırıyorsunuz. Ekranlara çıktığınızda, sizi gündeme getiren birkaç kanalın dışında sizi kim izliyor? Kendi kendinize anlatıp kendi kendinize siyaset yapıyorsunuz. Muhalefet, muhalefete muhalefet yapıyor.

Düne kadar millet ittifakının ortaklarından olan Sayın Akşener, ne zaman eline mikrofon alsa “Artık tüm il ve ilçelerde kendi adaylarımızla seçimlere gireceğiz” diyor. Geçmişte İmamoğlu ve Yavaş’ı yere göğe sığdıramayan Akşener, onlar için söylemediğini bırakmıyor. Son konuşmalarında da savaş ilan ediyor. Sayın Akşener, kendi adaylarınızla yarışınız, elinizi tutan mı var? Durmadan bozuk plak gibi aynı şeyleri söylüyorsunuz. Deva, Gelecek, Saadet Partileri etliye sütlüye karışmadan olanları izliyorlar. İnanıyorum ki, bu seçimde büyükşehirlerde,  Dem, TİP, Sayın Özdağ, Sayın İnce ve İYİ Parti tabanı tek hedefe kenetlenecek.

 Türkiye çok ince bir süreçten geçiyor. Ekonomik değerlerin nerdeyse tükendiği, 13 milyon sığınmacının getirdiği ağır yük, uluslararası zeminde hiçbir ağırlığımızın kalmadığı, geçmişte sessiz ve derinden Cumhuriyet değerlerinin yıpratılmasının artık açıkça ortaya konulduğu bu acı ortamda bile bir araya gelmeyip, ne zaman bir araya  gelinecek?

Laik demokratik sosyal hukuk devleti ilkelerinin olmadığı bir ortamda ne partiniz ne de sizler oralarda kalamazsınız!

Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Sayın Özel, Menemen’de yapılan toplantı da “Teröre karşı da Cumhuriyet düşmanlarına karşı da bu vatanı, bu bayrağı savunmaya devam edeceğiz “ dedi. Bakan Yusuf Tekin içinde “ Cemaatlere, tarikatlara  ve onların devleti ele geçirmelerine  ‘Dur’ diyoruz. ‘Hayır’ diyoruz. ‘Geçit yok’ diyoruz” deyip, hiç ders almadıklarını söylüyor.

Sayın Özel,  yerinizde olsam  tarafsız bir araştırma şirketine bir araştırma yaptırır ve “Menemen’de Yusuf Tekin’e verdiğiniz cevapların ne olduğunu sordursanız”, merakım kaç kişi  sizin neler söylediğinize doğru cevap verecek?

Siyaset demek, Örgüt demek.

Siyaset demek, mahalle demek.

Siyaset demek, halkla meydanlarda kucaklaşmak demek…

Sayın Özel, MEB Bakanı TBMM kürsüsünden tarikat ve cemaatlerle ortaklaşa  tüm orta eğitim okullarını  bir tür İmam Hatiplere çevirirken, aynı gün MEB Bakanlığı önüne, Demokrasi, Laik Cumhuriyet diyen on binlerle bakanlık önüne yürümeliydiniz. Demokratik karşı duruşlar meydanlara taşınırsa değerli olur. Geçmişte de Anayasa’ya rağmen üçüncü kez aday olunduğunda da sadece mikrofonlara konuştunuz… Aman konuşursak, karşının değirmenine su taşırız dediniz ve sustunuz!!

Siz de haklısınız, Deniz Baykal ve Kılıçdaroğlu ile 30 yıllık süreçte CHP örgütü diye bir gençlik  gurubu kalmadığı için, parti, meydanlarda demokratik direniş niteliğini yitirdi. Bu seçimlerde partinin duvarlara afiş asacak gençlerini  bile bulamayacaksınız!

Sayın Genel Başkanlar, burası Türkiye Cumhuriyeti. Bundan başka gidecek yerimiz yok. Varoluşumuzu Cumhuriyet’e borçluyuz. Hesaplar ortada.
Şu anda  AKP’nin oyları yüzde 30-35 arası. Hesapları ona göre yapıp bir yola girmelisiniz. Bir araya gelemezseniz, sonuçlarına sadece partileriniz  değil, geri kalan yüzde 70’de katlanmak zorunda kalacak.

Değerli Okurlar, geçmişte TBMM’de tek başına muhalefet yapan rahmetli KAMER GENÇ vardı. Şimdi de Sayın Cemal Enginyurt tek başına muhalefet yapıyor. Sayın Enginyurt, ağzınıza yüreğinize sağlık.

Aydınlık Türkiye’de nice sağlıklı ve mutlu yıl ve yıllara…

SON SÖZ: Eğer; hak, haksızlıktan yüce,
Sevgi nefretten üstün,
Aydınlık karanlıktan güçlüyse,
Çaresi yok usta, Biz kazanacağız.

NAZIM HİKMET