Çırağan Sarayı’nda Ramazan menüsü hazır! İftariyelikler, zeytinyağlılar, salatalar, pideler, ekmekler, ara sıcaklar, Osmanlı ana yemekleri, tatlılar, Osmanlı saray şerbetleri, okkalı bir kahve. Kişi başı bin 250 lira...
Four Seasons Hotel’de, İstanbul Boğazı’nın dibinde iftar açmak bin 150 lira. Bu otel, konukları için özel loca hizmeti de veriyor. Sade loca 2 bin 150 lira!
Tepesinden Boğaz gören başka bir otelde fasıl eşliğinde açık büfe 850 lira. İstanbul lokantalarında iftar sofrasına oturmak 300 liradan başlarken, esnaf lokantaları oruç için 100 liradan kapı açıyor.
Memleketin bir simidi bile paylaşarak alan garibanları bu yemeklere, bu fiyatlara yutkunsa da Ramazan gelmiş, birilerinin de parası var. Basıp parayı oruç açmış, kime ne! Allah kabul etsin.
Sabah gazetesinde bir haber vardı. Bu yıl, 2019’a göre rezervasyonlar yüzde 40 daha düşükmüş ama, 15 milyar liralık iftar pazarı öngörülüyormuş. 2022’nin tek farkı, insanların yüksek fiyatları sorgulamasıymış!
Ben de sorguladım, 2018 yılına baktım...
İyice bir lokantada iftar menüsü en yüksek 80 lira falanken, Çırağan Sarayı Tuğra Restoran’da iftar menüsü şöyleymiş o Ramazan... Fırından taze çıkmış sıcacık Ramazan pideleri, birbirinden leziz geleneksel iftariyelikler, çorba çeşitleri, çeşit çeşit salatalar, ara sıcaklar. Ana yemek olarak süt kuzusu tandır, Ege fileto lagos ızgara, dinlendirilmiş ızgara antrikot, piliç topkapı... Osmanlı şerbetleri, açık büfede sunulan baklavalar, Osmanlı lokumları, kaymaklı tel kadayıfı, revani, fırınlanmış cevizli bal kabağı, zerde, keşkül, kazandibi, güllaç, çay ve kahve. KDV dahil kişi başı 410 liraymış... 2018-2022 iftar paritesi 840 lira!
Kardeşim bize ne Çırağan’daki artıştan. Kıyması az, soğanı bol lahmacun olmuş 15-20 lira. Bankta oturup iki lahmacun bir ayranla oruç açmaya kalksak, 50 lira. Sen hangi alemde yaşıyorsun... dediniz duydum.
Ben de, alem bir durum yaşanan yeri anlatmaya çalışıyorum işte!
O yerde 2018 yılında ‘orucumu açayım’ diyen bir muhterem; lahmacuna 3.5, kavurmalı pideye 8, ızgara köfteye 10, mantar soslu bifteğe 12, Amasra salatasına 3, biftekli şefin salatasına 10, sütlaca 2.5, fıstıklı tel kadayıfına 6, dondurmalı kadayıfa 10, kutu kolaya 2.5, ayrana 1, termos çaya 10 lira ödüyordu...
2022 oldu uzağa gitmeyeyim ilk iftarı burada yapayım diyecek bir başka muhterem, mesela kıymalı pideye 12, Adana kebaba 18, kuzu şişe 22, çorbaya 2.5, vişneli tayfıra 6, sütlaca 4, kutu kolaya 3.5, çaya da 1.5 lira ödeyecek!
Dünya yansa, hatta boğazımıza kadar zamma batmış olsak da kupkuru kalan bu istisna yer de neresiymiş, hemen gidelim diyorsanız; kendinize bir vekil bulup, e-Devlet Kapısı’ndan randevu almanız şart!
Çünkü orası ciddi bir müessese...
Kılı kırk yararak dosya, rapor, torba torba yasa okumaktan gözleri kan çanağına dönenlerin, ellerini kaldırıp indirmekten yorgun düşenlerin, haftada bir gün liderini alkışlarken inşaat işçisi gibi efor harcayıp kalori yakan milletin vekillerinin bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin lokantası!
Ve sanırım bizim vekiller Meclis lokantasındaki bu fiyatları göre göre, milletin de kendileri gibi 12 liraya kıymalı yumurtalı pide yediğini sanıp; ekmek kuyruklarının refahtan, benzin kuyruklarının araç bolluğundan uzadığını savundu.
Ramazan öncesi dünya lideri çıkıp, “Evet, hayat pahalılığı vardır” demese, yazık; vekillerimiz hala bir elimiz yağda, bir elimiz balda sanacaktı!
Bundan böyle Meclis lokantasında oruç açıp, ‘Liderimiz gözümüzü açtı valla. Hakkatten hayat pahalılığı varmış. Baksana sütlaç 2.5 liradan 4 liraya fırlamış. Neredeeen nereye’ diyerek onlar da hayatı sorgulayacaktır elbette.
İftariyelik...