GA­ZE­TE­Cİ ar­ka­da­şım Er­tuğ Ka­ra­kul­luk­çu’dan il­ginç bir e-ma­il al­dım. Ona da ar­ka­da­şı Er­dem Sön­mez gön­der­mi­ş... Baş­ba­kan Er­do-  ­ğa­n’­ın “İ­ki ay­ya­ş” söz­le­ri­ne atıf­ta bu­lu­na­rak, bah­si ge­çen o iki ay­ya­şın Tür­ki­ye­’yi na­sıl kur­tar­dı­ğı iro­nik bir dil­le an­la­tı­lı­yor. Oku­ya­lım:

* * *

Ön­ce bi­ri­si Ça­nak­ka­le­’de kı­yak ka­fa ile İn­gi­liz­le­ri de­ni­ze dök­müş...
Son­ra ora­dan kal­kıp, sal­la­na sal­la­na Ban­dır­ma Va­pu­ru ile Sam­su­n’­a ayak bas­mış­lar. Er­zu­rum, Si­vas der­ken her ge­ce baş­ka bir âlem­de çi­lin­gir sof­ra­sın­da va­ta­nı ko­nuş­muş­lar!
On­la­rı kim­se cid­di­ye al­ma­mış ola­cak ki, An­ka­ra­’ya ka­dar sağ sa­lim gel­miş­ler. Çi­lin­gir sof­ra­sı bu­ra­da bir­den “Dost­lar mec­li­si­” ol­muş. Ama her ak­şam iç­me­yi
ih­mal et­me­miş­ler...

* * *

Dost­lar mec­li­si bi­raz da­ha ka­la­ba­lık­laş­mış, her vi­la­yet­ten bir tem­sil­ci gel­miş. Ge­lir­ken de eli boş gel­me­miş. Trak­ya ve­ki­li ra­kı­yı ge­ti­rir­ken, Kars ve­ki­li ka­şa­rı, Ça­nak­ka­le ve­ki­li Ezi­ne pey­ni­ri­ni, Di­yar­ba­kır ve­ki­li de kar­pu­zu ka­pıp gel­miş.
Bu sı­ra­da düş­man da An­ka­ra’ya da­yan­dı da­ya­na­cak. Top ses­le­ri bi­le du­yu­lur hal­de iken mu­hab­be­ti boz­ma­mış­lar, iç­me­ye de­vam!

* * *

Kü­fe­lik ola­nı cep­he­ye yol­la­mış­lar ayıl­sın di­ye... Ayı­la­nı da Mec­li­se yol­la­mış­lar bi­raz ça­lış­sın di­ye... Böy­le gün­ler gel­miş, geç­miş...
Der­ken bi­zim iki ay­yaş, iyi­ce ka­fa­yı bul­muş­lar.
Bi­ri de­miş va­tan şöy­le kur­ta­rı­lır, öbü­rü de­miş va­tan böy­le kur­ta­rı­lır.
Al tak­ke ver kü­lâh, kav­ga çı­kar­ma­dan, ara­la­rın­da an­laş­mış­lar ve ka­fa­la­rı epey kı­yak ola­cak ki, bi­zim­ki­ler ta­ar­ru­za ka­rar ver­miş­ler...

* * *

Cep­he­ye ha­ber yol­la­mış­lar. Ha­zır­lık­lar ya­pıl­mış, man­za­ra­sı en gü­zel te­pe­ler­de sof­ra­lar ku­rul­muş. Me­ze­ler, iç­ki­ler do­na­tıl­mış, er­le­re de bi­rer iki­şer tek yol­la­mış­lar ki on­lar da mu­hab­be­te uy­sun­lar!
Ha­zır­lık­lar ta­mam olun­ca bi­zim­ki­ler sal­la­na sal­la­na git­miş­ler cep­he­ye...
Her­kes ku­rul­muş ken­di me­kâ­nı­na... Ver­miş­ler ko­mu­tu, sey­ret­miş­ler cüm­bü­şü...

* * *

Ka­fa­lar ayıl­dı­ğın­da, ken­di­le­ri­ni İz­mi­r’­de bul­muş­lar. Ora­da lo­dos ayılt­mış bi­zim­ki­le­ri...
Son­ra za­ten faz­la kal­ma­mış­lar, dön­müş­ler An­ka­ra­‘ya... Ha­va­sı ku­ru, ke­çi­si lez­zet­li... Me­ze kay­nak­la­rı­nın da tam or­ta­sın­da, ay­rı­ca şa­rap bağ­la­rı da var et­raf­la­rın­da...
İş­te böy­le kur­muş­lar İKİ AY­YAŞ, Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zi...
Ama se­nin gi­bi ka­fa­sı ayık­la­rın 11 se­ne­dir ne yap­tı­ğı­nı bi­li­yo­ruz! Ka­fa­mız kı­yak san­ma! (ÇAR­ŞI)

 “Büyük usta” küme düştü!

VICIK vıcık yağ kokan ve Başbakan Tayyip Bey‘i göklere çıkaran “Usta’nın Hikâyesi” belgeselini biz TV’de meslek saikiyle izledik.
Tanınmış artistlerin ve program yapımcısı Acun‘un bile kullanıldığı programda, her yaptığı iyi olan ve hiç hatası olmayan, melek gibi bir Başbakan modeli seyrettik. Hiç inandırıcı değildi!
Peki, izlenme oranı ne?
Televizyon reytinglerinde ilk 20’ye girerseniz bu başarıdır. İlk 50’ye girmek de iyi sayılır. Eğer ilk 100 programa giremezseniz, ikinci kümeye düştünüz demektir!
“Usta’nın Hikâyesi” belgeseli büyük paralar harcanıp hazırlandı, haftalarca reklamı yapıldı ve buna rağmen en çok izlenen ilk 100 program arasında bile giremedi.
Bu sonuç, izleyicinin artık bıktığını ve Tayyip Erdoğan adının reyting yapmadığını gösteriyor! Ayrıca aşırı yağcılık da milletin canını sıkıyor!

Tebessüm :)

 İçki de kumar da çapkınlık da yok!

ESKİ dönemde bir seçim zamanı, iktidara mensup bir politikacı, Karadeniz‘de propaganda gezisine çıkmış. Bir kahvede icraatlarını anlatırken, yaşlı bir Karadenizli sormuş:
“Uy uşağım, sizin çapkınlığınız, karı-kız merakınız filan var midur?”
Genç politikacı “O nasıl söz amca? Biz harama uçkur çözmeyiz” demiş.
Yaşlı adam yine sormuş:
“Uy uşağım, siz, rakı-şarap içer misunuz?”
“Hayır amca, sarhoşluk veren her şey günahtır. Biz asla içmeyiz!”
“Peki uşağım, kumar oynar misunuz?”
“Asla! Kumardan gelen para haramdır!”
Yaşlı adam o zaman dayanamayıp patlamış:
“Ula nasıl heriflersiniz siz? Karıya kıza gitmezsinuz, rakı-şarap içmezsinuz, kumar da oynamazsinuz. Peki, ne halt edeysinuz da milleti yolaysinuz? Ne masrafınız var ki, bu kadar çok çalaysinuz?”

Günün Sözü

Akıl  büyük sermayedir!