Kriz ve skandallar ülkesi olduk...
Yolsuzluklarla yatıp, yolsuzluklarla kalkıyoruz.
Daha önce de bazı ciddi krizler yaşamıştık. Fakat AKP o krizlere karşı dirençli çıkmış, en ağırlarını bile atlatarak iktidar gemisini sakin sulara ulaştırmayı başarmıştı. Fakat...
FON krizi eskilerine benzemiyor. Çok daha sert, çok daha yıkıcı! Götürülen milyarlarca lira yalnız borsayı değil, bütün Türkiye ekonomisini deprem gibi sarstı, temeller sallandı, kolonlar çatladı!
Fakat hâlâ vurguncuların tam listesi sır gibi gizli tutuluyor.
100 milyon liranın üstünde haksız kazanç sağlayanların 214 kişi ve şirket olduğu biliniyor ama isimleri açıklanmıyor.
Nasıl açıklasın ki? O listede çok sayıda milletvekili, vali ve iktidarın tayin ettiği bürokratların bulunduğu söyleniyor.
İsimler açıklanırsa, skandalın daha da büyümesinden endişe ediliyor.
Muhalefet doğal olarak fon soygununu eleştiriyor, “Vurguncuların listesi kamuoyuna açıklansın” diye bağırıyor ama nafile...
Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar daha skandalın ilk günlerinde “Fon krizini yaratanlar bizim çocuklar” demişti.
Hal böyle olunca “Olayın üstü örtülmek isteniyor” iddiaları ağırlık kazandı, fakat...
Örtülmesi mümkün olmayacak kadar büyük bir vurgun bu...
★★★
İktidar partisinin içinden de eleştiriler yükseliyor.
Son olarak AKP Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya da devreye girdi.
Arkadaşımız Veli Toprak’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski avukatı olan Ali Özkaya “Bu çapta büyük bir yolsuzluk, kamu görevlilerinin suça iştiraki olmaksızın işlenemez” dedi ve şöyle devam etti:
“Aç gözlü iş insanları ve bunlarla iş tutan kamu görevlileri acilen itirafçı olup pişmanlıkta bulunmalı ve haksız edindikleri tüm mal varlığını iade etmeli.”
★★★
Kaçış yok! Fon vurgununa bulaşanların isimleri eninde sonunda açıklanacak.
O listede bulunan AKP’liler ne olacak?
AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, “Kim olursa olsunlar fon krizine adı karışanlarla yolumuzu ayıracağız” dedi.
Peki, sadece yol ayrılığı yeterli olacak mı?
Yayman bu soruya da “Hiç endişeniz olmasın, ucu nereye varacaksa varsın, bu fon meselesinde beytülmala ve milletin hukukuna dokunanlar gerekli cezaları alacak!” cevabını verdi.
Bu iş fazla uzamadan kangren olan kolu kesip atmak bedenin kurtuluşu olur! Bunu yapmazsa AKP kaybeder!
Sokak röportajı yapan bir kadının hapse atılma korkusu!
Okurum Yaşar Altıntartı’nın, dijital medyada izlediği bir sokak röportajını anlattığı ilginç mektubu şöyle:
“Günümüz Türkiye’sinde sokak röportajları televizyonların ıskaladığı ülke gerçeklerine mercek tutması itibarıyla çok önemli bir mecra oldu.
Halkın nabzını tutan bu mecradan olduğu anlaşılan bir medya mensubunun, pazar alışverişi için ancak 600 lira ayırabildiğini söyleyen 70 yaşındaki bir kadınla yaptığı röportaj ilginç...
Eşinin 25 bin liralık emekli maaşıyla geçinmek zorunda olduklarını söyleyen kadın, röportajın bir yerinde:
‘Ölmek istiyorum!’ diyor.
Duyduklarından şoke olan sokak röportajcısı “O nasıl söz? Olur mu abla?” demek zorunda kalıyor.
Kadın röportajın sonunda “Sakın beni içeri atmasınlar? Bir keresinde konuşan bir kızı atmışlardı da...’ diyor.”
Bu sokak röportajı Türkiye’de nasıl bir korku iklimi yaratıldığının göstergesi!
Kadın, 70 yaşında çektiği sıkıntıları anlatıyor, düşüncelerini hiç hakaret etmeden ifade ediyor, öyle olduğu halde “Acaba hapse atılır mıyım?” endişesi duyuyor. Bu hal yakışıyor mu Türkiye’ye?
GÜNÜN SÖZÜ
Yılanın zehrinden bile kurtuluruz ama yalanın zehrinden asla!
