Sergen Yalçın için çok önemli bir maçtı. Yeni transferler ile daha fazla çalışma imkanı bulmuş ve antrenmanlarda oynatmak istediği sistemi onlara teori ve pratikte anlatma imkanını yakalamıştı.

Bu maçta Toure, sakatlığından dolayı yoktu. Takım 4-3-2-1 gibi yayılmak istiyordu. Daha önemlisi, kendi yarı sahasından direkt paslarla çıkma gibi bir düşünce daha vardı sahada.

Cerny sadece sağ kanada çakılı kalmıyordu. Onu rakip yarı sahanın ortalarında veya sol kanatta da görüyorduk.

Olaitan iyi bir organizatör. Yüksek top tekniği, hızı ve oyun zekasıyla faydalı işler yapacak gibi görünüyor. Ndidi ve Murillo‘nun golleriyle devre 2-0 bitti. Panamalı oyuncunun gol anındaki şutu mükemmeldi.

Orkun son haftalarda gösterdiği performans ile takımın orkestra şefi olurken, attığı nefis paslara dün bir yenisini daha ekledi. Sahanın iyilerinden Olaitan, kaptanın pasını ağlara göndermişti.

Asllani’nin gösterişsiz ama faydalı oyunu ve topsuz alanlara yaptığı koşular, Ndidi ve Orkun’u üst seviyeye çıkardı. Murillo, devre arasında gelen büyük bir piyango transferi.

Gelelim Oh’un attığı gole: Uzun yıllardır, zor pozisyonda kaleyi tam cepheden görmeden ve yanında rakip defans oyuncusu varken ayaktan çıkan bir füze görmemiştim Dolmabahçe’de. Böyle goller ayakta alkışlanır. Öyle de oldu…

Beşiktaş oyununu her hafta geliştiriyor. Takım artık daha kompakt ve öz güvenli. Uzun süre sonra Beşiktaş taraftarı takımdan çok memnun. Artık amaç ve rota seri galibiyetler olmalı.