CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

Buradan hükümete çağrıda bulunuyorum merkezi Irak yönetimi ve bölgesel Kürt yönetimi ile görüşün. Oradaki Türklerin güvenliği için BM'yi harekete geçirin. Oradaki insanlarımıza yardım etmeliyiz. Silah değil. Uluslar arası kuruluşları harekete geçirmeliyiz.
Türkmenleri korumak için gerekirse kuzeyde Kürt yönetimiyle görüşülmeli ve onların da desteğiyle koruma sağlanmalıdır. Bölgeyi korumamız lazım. Bölgede huzursuzluk hepimizi için huzursuzluktur. Düne kadar söyledik "Bölgeye silah göndermeyin" diye. Yüzlerce TIR gitti silah dolu. Önümüzdeki günlerde silahı nasıl gönderiyorlar bütün ayrıntılarını belgeleriyle kamuoyuyla paylaşacağız.

AYM KARARI OY BİRLİĞİYLE ALDI

Birinci önemli nokta. Karar oy birliği ile alındı. İkincisi "Ankara’da hakimler" var dedirtti. Üçüncüsü AİHM’e gitmeden bu ülkenin yargıçları Türkiye’nin en temel sorunlarından birine çözüm getirdi. AYM hakimlerine şükranlarımı sunuyorum. Dava konusunda yıllar yılı çok şey söylendi "Haksızlık yapılıyor" dedik. "Deliller sahtedir" dedik. Biz bunları dedik onlar bize "Siz de Ergenekoncu siz de darbecisiniz" dediler. Oysa ki darbelerden en çok zararı biz gördük.

325 kişi yargılanıyordu… Ama gerçek şu ki 275 kişi darbe planı denilen toplantılara hiç katılmamıştı. Mahkumiyete gerekçe olan dijital verilerin hangi bilgisayarda üretildiğini kimse bilmiyor. Ama şu kesin ki bütün dijital veriler TSK bilgisayarında üretilmemiş.

Gölcük’te bir hard disk bulundu. Samsung marka. Oysa ki 6 yıl sonra üretiliyor. Daha dünyada yokken delil diye dava dosyasına giriyor. Savunma haklarını sınırladılar. En sert tepkiyi biz gösterdik. "Toplama kampı" dedik Silivri’ye bize dönüp yine "Siz darbecisiniz" dediler.

BUNU UNUTACAK MIYIZ?

İnsanlar dışarı çıktılar bir sevinç dalgası kapladı topumu ama bunun arkasındaki hüznü görmemiz lazım. İnsanlar öldü, intihar etti hasta oldu. Biz bunu unutacak mıyız. Mahkeme bu kararı verdi diye geriye dönüp vicdanımızı sorgulamayacak mıyız. Adalet gelecekse adaletsizliğe yol açanların hesap vermesi gerekiyor. 15 Temmuz 2008’de Recep Tayyip Erdoğan Ergenekon ve Balyozla ilgili diyor ki, “Bir anlamda savcılık ise eve ben bu davaların savcısıyım” diyor.

Senin ne işin var savcılıkta. Sen yargıya müdahale ediyorsun. Yıl 2011, “İkide bir ana muhalefet lideri benim bazı davaların savcısı olduğumu söylüyor ben bunu hiçbir yerde kullanmadım.” Vallahi zaytungçular duymasın… Emin olun hayatımda bu kadar yalan söyleyen ikinci bir adamla karşılaşmadım ben. Sadece o konuşmadı..Bülent Arınç “Türkiye bağırsaklarını temizliyor. Allah o savcılardan razı olsun ki hiçbir tehdide boyun eğmeden incelemelerini yaptılar. Mahkeme de kararını verdi. Hükümet de siyasi olarak bunu arkasında durdu” diyor.

51 GÜNDÜR KOMİSYON KURULAMADI

Aradan tam 51 gün geçti hala komisyon kurulmuş değil. Şimdi Cemil Çiçek’e sormak zorunda değil miyim. Sen o koltukta nasıl oturuyorsun. Sen parlamentonun itibarını koruman gerekirken ayaklar altına almaya hakkın var mı? Sayın Cemil Çiçek soyadını değiştirsin Cemil Biat koysun mesela. Biz de anlayalım. Çık açık açık söyle ben TBMM Başkanı değilim ben AKP grubunu temsil ediyorum de. Eğer bunlar olmazsa yolsuzlukları örtmenin sorumlularından biri de Cemil çiçek olacaktır. Bu ağır sorumluluk onun çocuklarına miras kalacaktır. AKP’de arada bir doğru söyleyen biri var, Bülent Arınç... 2 Haziran’da diyor ki “Bu hafta Ak partili üye isimler, de bildirilecektir. Eğer olmazsa kasıtlı bir gecikmeden söz edilebilir.” Cemil Çiçek’ten daha dürüst. Diğeri korkuyor. Sen namuslu bir adamsan haram yemediysen neden korkuyorsun. Şimdi de cumhurbaşkanlığına soyunuyor beyefendi malı daha büyük götürmek için.