Anayasa Mahkemesi’nin yüzde 10’luk seçim barajını kaldırma ihtimalinin belirmesi, iktidarı panikletti!..
Çünkü yüzde 10’luk baraj kalkarsa, bu saltanatı, “tek parti rejimini” bir daha rüyalarında bile göremeyeceklerini biliyorlar!..
Oturdukları taht sallanacak, havuzlar, vakıflar, kupon araziler her türlü rüşvet ve yolsuzluk olanağı ellerinden alınacak!..
Sonuç itibarıyla eşekten düşmüş karpuza dönecekler!..
Offf tam bir kâbus!..
* * * *
12’nci Tayyip’in, dün “Milli” Eğitim Şurası’nda seçim barajına ilişkin yaptığı açıklama, kapıldıkları panik havasını yansıtıyor!..
Diyor ki:
“Egemenlik yargı ve askeri bürokrasinin değildir. Anayasa Mahkemesi’nin de değildir. Peyami Sefa’nın güzel bir sözü var: Kitap yüklü merkeplere değil, kitabın içindekini sindiren insanlara ihtiyacımız var”
Anladık, belli ki şu asker alerjisi, asker korkusu hâlâ geçmemiş, yargıyla kavga etmeye de kararlı!..
Yalnız şu “kitap yüklü merkepler” kim veya kimler?..
Birilerini “eşek” yerine koyuyor da, kimi?..
* * * *
Seçim barajı söz konusu olduğunda,
“Egemenlik Anayasa Mahkemesi’nin de değil” dediğine, hemen arkasından da “kitap yüklü eşekler” örneğini verdiğine göre, dilinin altında bir bakla var da, çıkaramıyor!..
Mesela, Anayasa Mahkemesi yüzde 10 barajı “hak ihlali” sayar da iktidarın saltanatı çöker, Tayyip’in altındaki koltuk sallanmaya başlarsa verdiği “eşekli” örnek yerini bulmuş mu olacak?
* * * *
Bunlar valla çok demokrat, hem de çok ileri demokrat!..
Hani “Ya başkanlık, ya pişmanlık” diye kitap yazıp Tayyip başkan olmazsa pişman olacağımızı başımıza kakan AKP’li Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu Burhan var ya...
Aynı zamanda Anayasa Profesörü de olan bu şahıs bakın neler söylüyor:
“Açık söylüyorum, böyle bir karar (yüzde 10 barajının kaldırılması) çıkarsa yok hükmünde sayarız. Bir an için şuur kaybına uğramış olmaları lazım böyle bir karar vermeleri için”
Şu hale bakın, Anayasa Mahkemesi’nin kararını yok sayacak bir Anayasa
profesörü!..
* * * *
Bunlar öyle demokrat adamlar ki...
Yargıtay kaldırılsın!..
Anayasa Mahkemesi feshedilsin!..
Mahkemeler de AKP il ve ilçe teşkilatlarının elemanları tarafından kurulsun!..
Orduyu da AKP’nin kayıtlı üyeleriyle kurabilirler de...
Vatan için seve seve kanlarını akıtabilecek o sayıda AKP üyesi bulabilmeleri mümkün değil!..
Dün Sadrazam Ahmet de grup toplantısında barajın kaldırılması ihtimali üzerine sallıyordu:
“Biz engelleri aşa aşa geldik... Yine geliriz...”
Senin partinin elemanları bu ihtimal yüzünden hop hop hopluyor!..
Kaldırın o zaman barajı da nereye, nasıl geleceğini görelim!..
İşçiler açıkta patron fuarda!..
301 madencimizin hayatını kaybettiği Soma’daki Eynez Ocağı ile Atabacası Ocağı’nda çalışan 2 bin 831 işçinin işine bir kalemde son verildi...
2 bin 831 işçi aileleriyle birlikte aç kaldı, aç!..
Onları açlığa mahkum eden ve 301 madencinin hayatını kaybettiği ocakları işleten Soma A.Ş.’nin büyük patronu Alp Gürkan ise korumalarıyla birlikte TÜYAP’ta düzenlenen “6. Uluslararası Madencilik, Maden Makina ve Ekipmanları” fuarını dolaşıyordu...
Erken uyarı ve yaşam odalarının sergilendiği fuara iki gün üst üste giden ve fuarı düzenleyen vakfın yöneticileri tarafından ağırlanan Alp Gürkan güvenlik ekipmanlarını tam zamanında incelerken (!), İŞ-KUR da işten atılan 2 bin 831 işçiye cep telefonuyla şu mesajı gönderiyordu:
“4A kapsamına ait işin sonlandırılması nedeniyle işten ayrılma bildiriminiz 30.11.2014 tarihinde yapılmıştır. Sağlıklı ve güvenli günler dileriz”
“Sağlıklı ve güvenli günler” dileyerek işçilerle adeta alay ediyorlardı...
Batsın bu dünya!..