Sevgili okurlarım memleketin hukuk tarihinde eşine bir daha zor rastlanacak bir takım soruşturmalar, davalar ve kavgalar sürüp gidiyor. Yüzlerce insan hapishanelerde çile çekiyor. İnanılır gibi değil. Bu sürecin başrolünde KK (Kemal Kılıçdaroğlu) var. Tam 13 yıl boyunca CHP Genel Başkanı olarak kalmış ve girdiği bütün seçimleri kaybetmiş bir siyasetçi! Bu açıdan bakıldığında bir tek ‘başarısı’ bile yok. Uzun yıllar boyunca partisinden uzak kalmış, partisi onu, o da partisini dışlamış bir siyasetçi. En büyük özelliğini hepimiz biliyoruz. Sadece seçimleri değil, kurultayları da yitirdi. Kamuoyu önüne çıkıp milletvekillerine ya da halka karşı bir tek tutarlı söz söylemesi mümkün olmamış, iktidara ve iktidarın yargısına güvenen bir genel başkan. *** Sizlerden özür diliyorum, ben bir hukukçu değilim. Bu konularda şimdi karşımıza çıkan ve tartışma konusu olan yasalardan, yönetmelik ve tüzüklerden falan iyi anladığımı iddia etsem size yalan söylemiş, kandırmış olurum. Ben bu yazılarımı sadece aklım ve mantığım doğrultusunda gazetecilik sezgilerimle, sıradan bir vatandaş kimliğimle yazıyor, neresinden bakarsak bakalım KK’yı eleştiriyor ve yaptıklarına karşı çıkıyorum. *** Bir ana muhalefet partisi genel başkanı düşünün!.. Memlekette bunca olaylar olurken ofisine çekilmiş, sadece gizli temaslar yapıyor, en çok eleştirmesi gereken bir iktidarla işbirliği içine giriyor. İnanılır gibi değildir ama doğrudur. Bugüne kadar olanları hep birlikte izledik. İktidar partisi elindeki devlet gücünü kullanarak çok sayıda CHP’li belediye başkanıyla birlikte önüne gelen herkesi tutuklattı. Hiç kuşkunuz olmasın yüzlerce masum insana böylesine korkunç bir çile çektiriliyor. *** Peki ama onların arasında suça bulaşmış, yolsuzluk yapıp kendisine çıkar sağlamış, ahlâk değerlerini çiğnemiş birileri acaba yok muydu! Elbette olabilir ve bana sorarsanız (yine vatandaş kimliğimle söylüyorum) bence vardı. O kadar ki, bu konuyu düşünürken kafama iki isim özellikle takılıyor. İki başkan!.. (Alt kademeleri bilemem.) İsimlerini burada versem suç olur. Yargılamaların sonucunu beklemek en iyisidir. Şimdi, bu yazının konusu olan KK isimli genel başkanın yaptıklarına kısaca bakalım. Yüzlerce partili arkadaşı gözaltına alınır veya tutuklanırken bu beyefendi acaba ne yaptı? Partililer ya da kamuoyu önüne çıkıp onları kaç kez savundu? *** Bu konuda yaşadığımız olaylar ne yazık ki tam tersine gelişti. Çekildiği köşesinde uslu bir çocuk gibi sessiz durması nedeniyle, özellikle şu son aşamalarda Saray ve yandaş medya kendisine övgüler yağdırıyor. Bir CHP genel başkanı kendisini bu durumlara düşürür mü, böyle bir takım gerçekleri içine sindirir mi? Ama gelin görün ki KK hep sindirdi!.. Ve hele Özgür Özel de tutuklandığı ve CHP kapatıldığı takdirde daha da çoook sindirecek! Hiçbir mücadeleden alnının akıyla çıkamadı, kurultaylar dahil hiçbir şey kazanamadı. Partisi şimdi tam kıvama gelmiş, topluma ve araziye açılmış, memleketin bir numaralı partisi olmuş ama kendisi yargının vereceği kararlara sığınmış durumda. Aslında AKP’ye hizmet verdiğinin belki farkında bile değil! Yakıştı mı efendi, yakıştı mı! FEDERASYON MİSAFİRLERİ VAR MI? Futbol milli takımımız ABD’ye gitti. Tarihte 3. kez dünya şampiyonasına katılacağız. Başarılar diliyorum. Geçen gün burada yazmış ve sormuştum... Kamunun parasıyla çıkılan bu gibi yolculuklarda her zaman bazı ‘Federasyon davetlileri’ olur. Bunlar gezilere Federasyon tarafından özel olarak çağrılır ve uçak dahil çoğu harcamaları yine Federasyon tarafından karşılanır. Bunlar kamuoyunda beleşçi ve torpilli kesim olarak bilinir. Kadro her zaman aynı değildir. İçlerinde siyasetçiler, iş adamları, hemşehriler falan yer alır. Tamamı torpillidir. İşin ilginç yanı, bizim spor medyamız bu gibi ‘kritik’ konuların üzerine her nedense gitmez. Birkaç gün önceki yazımda Federasyon yetkililerine sormuştum... Acaba bu ABD kafilesinde de böyle torpilli, beleşçi takımı yer almış mıydı! Zaten beklemem de, bugüne kadar herhangi bir yanıt gelmedi. Biraz daha bekleyelim bakalım!