Merkezi Yönetim Bütçesi’nin 2026 yılı ilk iki aylık gerçekleşme sonuçları 16 Mart 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşıldı. İki aylık dönemde, 2 trilyon 965 milyar liralık gidere karşılık 2 trilyon 775 milyar lira gelir elde edildi. Bütçedeki iki aylık açık 190.2 milyar lira olarak gerçekleşti. Şubat ayında 24.4 milyar lira bütçe fazlası verilmesinin etkisiyle iki aylık kümülatif bütçe açığı 190.2 milyar lira olarak gerçekleşti.

Şubat ayı itibarıyla aylık bazda bütçe fazlası verilmesi, ocak-şubat döneminde ise 449.9 milyar faiz dışı fazlanın ortaya çıkması, üzerinde durulması gereken önemli verilerdir. Normal şartlarda, bu denli yüksek faiz dışı fazlayı alkışlardım. Ama, yapamıyorum. Çünkü, bütçenin iki aylık gerçekleşmeleri doğallıktan uzak ve tanım yerindeyse bir tür makyaj içeriyor. Bu makyaj, Ocak-Nisan 2026 verilerinin açıklanacağı mayıs ayında dökülecek ve bütçenin gerçek hali ortaya çıkacak. Nasılını ve nedenini açıklayayım.
Bütçe gelirlerindeki rekor artışın sırrı nedir?
İki aylık gerçekleşmelere göre bütçenin bazı gelir kalemlerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre rekor seviyede artış oldu. Bunlar, organik artışlar değil. Nedenlerine ve sonraki dönem etkilerine bakarak değerlendirme yapmak gerekir.
Kurumlar Vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre %1963 oranında arttı. Geçen yıl ilk iki ayda 19 milyar lira tahsil edilmişken bu yıl iki aylık dönemde tahsilat 390 milyar lira oldu. Artış 371 milyar liraya denk geliyor. Bu artışın nedeni, daha birkaç yıl önce kaldırılan dördüncü dönem geçici vergi uygulamasının tekrar getirilmesi oldu. Böylece nisan ayında tahsil edilecek Kurumlar Vergisi tutarları şubat ayına çekildi. Bütçenin ilk iki aylık performansı muazzam şekilde makyajlandı ve nereden baksan 350 milyar lira civarında öne çekilmiş tahsilat söz konusu oldu. Bu uygulama nisan ayında ise tam tersi şekilde negatif etki ortaya çıkaracak.
Gelir Vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre %69.8 oranında arttı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre 230 milyar lira daha fazla tahsilat yapıldı. Bu tahsilatın önemli bir kısmı mevduat faizi ve benzere enstrümanlardaki stopaj artışından kaynaklanıyor. Dördüncü geçici verginin etkisi nedeniyle normalde söz konusu olması gereken tahsilattan 15 milyar lira civarı daha fazla tahsilat yapıldı ya da tahsilat öne çekildi.
Vergi dışı gelirler tahsilatındaki iki aylık artış geçen yılın aynı dönemine göre %94.6 oldu. Böylece, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 milyar daha fazla vergi dışı gelir tahsilatı gerçekleşti. Normal artış trendine göre 120 milyar lira civarında bir artış olduğunu söylemek mümkün. Örneğin TCK’nın müsadere hükümleri nedeniyle kamu mülkiyetine geçen varlıkların satışından 33.2 milyar gelir söz konusu. Bu tutar daha önceki yıllarda hiç bu kadar büyük olmamıştı. Vergi dışı kalemlerdeki gelirleri artırmak için çok özel gayret olduğu, her tuşa basıldığı gözüküyor. Ama bu tuşların bir kısmı tek seferlik.
Düzenlemeler veya ekstra bazı uygulamalarla rekor artış gösteren yukarıdaki üç bütçe gelir unsurundaki artışları üst üste koyduğumuzda karşımıza 485 milyar lira gibi bir rakam ortaya çıkmaktadır.
Özetle, dördüncü geçici vergi uygulamasıyla öne çekilen vergiler ve bütçe dışı kalemlerdeki yüksek artış gerçekleşmemiş olsa bütçenin gelir kalemi 485 milyar lira daha düşük olacaktı. Bu durumda iki aylık bütçe açığı 190 milyar lira değil, 675 milyar liraya çıkacaktı. Faiz dışı fazla da söz konusu olmayacaktı.
Yukarıdaki durumu bilmeyen ve göstermek istemeyenler için bütçede işler tıkırında gözükebilir. Ama mayıs ayında bütün makyaj dökülecek ve bütçenin gerçek yüzü ortaya çıkacak. Bu nedenle, ‘faiz dışı fazla verdik’ deyip sevinenlere ‘ocak-nisan dönemi gerçekleşme sonuçlarının açıklanacağı mayıs ayını bekleyin’ demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Umarım yanılırım.
Şimdiden uyaralım, Ocak-Nisan 2026 gerçekleşmeleri çok parlak çıkmadığında lütfen jeopolitik riskleri bahane etmeyin. ‘Bakın, ocak-şubat dönemi işler nasıl da iyiydi, savaş çıktı böyle oldu’ demeyin. Çünkü, hiçbir jeopolitik risk olmasa bile, nisan sonunda bütçenin gerçek yüzü ortaya çıktığında bütçe başarısından bahsetmek mümkün olmayacaktı. Jeopolitik riskler olsa olsa makyaj silindikten sonra ortaya çıkacak gerçek tabloyu biraz daha bozacak.
Bu hatırlatmayı niye yapıyorum?
Bütçenin fazla vermesi, ülkesini seven her vatandaş gibi beni de sevindirir. Peki, bazıları için karamsar olarak görülebilecek yukarıdaki değerlendirme ve hatırlatmayı niye yapıyorum? Çünkü, işin gerçek yüzünü görmediğimizde, sürekli pembe tablolar çizdiğimizde zaten bir türlü kısılamayan bütçe harcama kalemlerinin ‘Bak bütçe çok iyi’ yanılsaması ile iyice rayından çıkması endişesini taşıyorum. O nedenle, böyle bir hatırlatma yapıyorum, gördüğüm gerçekleri ortaya koyuyorum ki bu gerçeklere göre hareket edilsin. İpin ucu kaçmasın.
Ödediğimiz her 100 lira verginin 27 lira 79 kuruşu faize gitti
2026 Ocak ayında bütçeden yapılan tarihi rekor faiz ödemesi olan 456.4 milyar lira çok tartışıldı. Şubat ayında da 183.7 milyar lira faiz ödemesi yapıldı. Toplamda sadece iki aylık dönemde bütçeden yapılan faiz ödemesi 640 milyar 112 milyon liraya ulaştı. Devasa bir rakam söz konusu.
Yıl sonuna kadar ödenecek faiz tutarı ise 2 trilyon 741 milyar 656 milyon lira olarak tahmin ediliyor. Ancak daha yılın ilk iki ayında tahmin edilen faiz ödemesinin %23.3’ü oranında ödeme yapıldı. Umarız bu hızla gidilmez. Gidilirse, 2.7 trilyonluk faiz tahmini de aşılır.
İki ayda bizlerden toplanan vergi 2.3 trilyon lira. Emeklinin, çiftçinin, çalışanın, sanayicinin, tüccarın her vatandaşın ve işletmenin ödediği bu verginin 640.1 milyarı faiz olarak buharlaştı. Her 100 lira vergimizin 27 lira 79 kuruşu faize gitti. Hizmete, altyapıya, fakir fukaraya gitmedi.