Merdan Yanardağ...

Yıllardır tanıdığımız vatansever bir gazeteci...

Şimdi Silivri Cezaevi’nde yatıyor. 6 aydır tutuklu, daha ilk duruşması bile yapılmadı.

Sanıyorum içinde bulunduğumuz 21’inci yüzyılda gazeteci olarak en büyük haksızlığa uğramış bir basın emekçisidir.

Tele 1’in Genel Yayın Yönetmeni idi.

Prof. Dr. Emre Kongar ile birlikte hazırladıkları “18 Dakika” programı belleklerimizden hâlâ silinmedi.

Bir ihbara dayanılarak “Casuslukla” suçlanıp tutuklandı ama, savcılık iddianamesi açıklandığında, toplumun büyük bir kesimi, Merdan’ı tanıyanların ise hepsi, onun casusluk yaptığına inanmadı.

Merdan Yanardağ tutuklandığı gün Tele 1’e hemen bir kayyum atandı.

6 aydır yargılama bile başlamadı, suçlu olup olmadığı belli değil.

Buna rağmen, el konulan Tele1 televizyonu TMSF tarafından satışa çıkarıldı.

Nasıl bir adalet bu böyle?

Güya toplumun can ve mal güvenliği, Anayasa’nın güvencesi atındaydı! Hani, nerede o güvence? Nasıl bir ülke olduk böyle?

Toplumun ifade ve basın özgürlüğü zaten budanmıştı. Şimdi can ve mal güvenliği de tehlike altında!

Anayasa resmen ihlâl ediliyor!

Değeri çok yüksek olan Tele1 TV kanalı, İstanbul’daki bir apartman dairesi fiyatına, 28 milyon liraya, satışa çıkarılıyor. Yazık değil mi?

Merdan Yanardağ’ın bu konuda sosyal medya (X) hesabından yaptığı dizi açıklama şöyle:

“Tele1’e kayyum atayan iktidar şimdi de TMSF eliyle satışa çıkararak kanalımızı yağmalamaya ve yandaşlarına peşkeş çekmeye çalışıyor.

Halkın desteği ve dostlarımızın katkıları ile malî ambargoları boşa çıkaran, dahası, en büyük 4 haber kanalı arasına girerek büyük bir başarı kazanan Tele1, “28 milyon liraya” ihaleye çıkartılıyor.

Bu fiyat, Tele1’in üç aylık işletme giderinden daha azdır.

Hepimizin alın terini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar.

Böylece, yalan ve iftiraya dayalı ‘casusluk’ kumpasının amacı bir kez daha tartışılmaz şekilde gözler önüne serildi. Amaç Tele1’e çökerek susturmaya çalışmaktı...

Biz susmadık ama onlar Tele1’i yağmalama ısrarını sürdürüyor. Kanalımızı yok pahasına satıp, borçları da bize yıkmak itiyorlar.

Çok net... 28 milyon lira bir yağma fiyatıdır. Geçen yıl Tele 1’e bu paranın 15 katı teklif edildi, satmadık.

Eğer satsaydık ben tutuklanmayabilirdim.

Tele1 ticari bir kuruluş değil, halktan yana yayıncılık yapmayı ilke edinen bağımsız bir kanaldır. Gazetecilik etiği ve ilkeleri bizim için temel ölçüydü ve ne para, ne de baskıyla bizi teslim alabilirlerdi!

Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasına, cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum: Tele1’in yağmalanmasına engel olalım. Bize sahip çıkın. (MERDAN)

New York Belediye Başkanı Mamdani’nin terbiyesizliği!

New York Belediye Başkanı Mamdani, Ermenilerin “Sözde soykırım” olarak andıkları 24 Nisan’da, sosyal medya hesabında, tarih bilgisinden yoksun, cahilce bir açıklama yaparak “Sözde Ermeni soykırımını” kabul ettiğini belirtti.

Bu yersiz ve hadsiz açıklamaya, bizim koca koca yetkili makamlarımızdan hiçbir tepki çıkmaması üzücüdür.

Neyse ki, merkezi Londra’da bulunan ve Jale Özer’in başkanlığını yaptığı Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu (ADDP) tarihi gerçekleri anlatan belgeleri de içeren uzun bir mektup göndererek Mamdani’nin ayıbını yüzüne vurdu.

ADDP, New York gibi dünyanın en kozmopolit ve çok kültürlü şehrinin seçilmiş belediye başkanının, tarihsel açıdan son derece tartışmalı bir konuda, kesin gerçekmiş gibi kamuoyu ile paylaşmasının son derece yanlış olduğunu ve kendisine yakışmadığını kibar bir lisanla bildirerek “Sözde iddialara değil, tarihi belgelere ve uluslararası hukuka” saygılı olmasını istedi.

Başkan Mamdani, adamsa utanmıştır!

GÜNÜN SÖZÜ

Ülkemizde iki şeyi korumak güçleşti: Evlilik ve demokrasi!