
Röportaj Yüksel Şengül
Fotoğraflar Mert Arıslan
Yeni şarkılar üretmek için üç yıl önce İstanbul’dan kaçıp Burgazada’ya giden Mirkelam’ın dönüşü de o arabesk şarkıdaki gibi muhteşem oldu. O şimdi hem albümünün başarısı hem de Sabancılar’ın kızı Aysen Sabancı’nın aşkıyla duble mutluluk yaşıyor. Üstelik evliliğe de çok yakın. Fergan Mirkelam’la Sony Music’te buluştuk, her şeyi konuştuk.
Denizin Arka Yüzü albümündeki Evlenelim Gel şarkısı dikkat çekiyor. En sevilen şarkılarından birisi bu. Evliliği düşünüyor musun?
Benim 10 yıl süren bir evliliğim oldu geçmişte kalan. Ve elbette şimdi de evliliği düşünüyorum, annem zaten hep düşünüyor.
Her şey zamanında güzel galiba...
Elbette her şey zamanında olmalı.
SAKIP BEY'LE TANIŞMIŞTIM
Aşk, beste yaparken itici bir güç oluşturuyor mu?
Bence hayatın başlama noktası aşk. Var olmakta, var etmekte aşk var. Aşkın her türlüsünü düşünebilirsiniz. Ben her tür aşktan enerji almaya çalışıyorum.
Aysen Sabancı’yı düşünerek, ona ithaf edilen şarkı ya da şarkılar var mı?
Aysen Sabancı’yı düşünerek yaptığım şarkı hem var hem yok. Çünkü bu albüm üç yılda oluştu. Ondan enerji aldığım çok şey var. Niyetlerimin sonucunda zaten Aysen’le olmak hep bulunuyor.
Sabancı Ailesi’ne gidip “Allah’ın emri peygamberin kavliyle” denildiği gün, Barış Manço’nun şarkısındaki gibi “Zordur almak bizden kızı” cevabı gelirse ne olur, kaçırır mısın?
(Gülüyor) Kısmetse Aysen Sabancı ile evleneceğim. Ancak her ne olursa olsun, kısmetse demek lazım. Ben evet desem, hayatta birçok evet dediğimiz şey olmayabiliyor. Hayır desem birçok hayırlar da olmayabiliyor. Bir şey olacaksa, kendi doğallığında olmalı. Belki biraz kadercilik bu ama bana daha iyi geliyor.
Merhum Sakıp Sabancı ile tanışmış mıydınız?
Sakıp Sabancı ile tanıştım. Birlikte birkaç saat geçirdik. Bana kitabını imzaladı. Saygıyla ve rahmetle anıyorum. Müthiş bir insandı, inanılmaz enerji doluydu.
Her şeyi sorguluyorum
Denizin Arka Yüzü adlı albüm için Burgazada’ya giderken ne ya da neler düşündü Mirkelam?
Sadeleşmeyi isteyen biri olarak gittim adaya. Elbette sorgulama da her zaman var, oldu. Sanatçı için bunlar çok önemli. Varlığımızın nedenidir sorgulamak, geçmişi, bugünü, yarını.
Beste yapmaya, albüm yapmaya gidiyorum gibi bir niyet var mıydı?
Aslında yaşamak için gittim ben oraya. Adada yaşamanın farklı bir felsefesi vardır. Ada parçası küçüldükçe korkularımız artar. Ancak kendimizi de güçlendiririz. Ben de sanırım adada geçen süre içinde kendimi duygusal anlamda güçlendirdim ve bu arada şarkılar oluştu.
SANAT İÇİN EGO GEREKLİ
Albümün adı Denizin Arka Yüzü... Peki denizin arka yüzünde ne var?
Denizin arka yüzünde gökyüzü var. Elbette felsefe bu. Benim amacım aslında müzik yaparak sanat yapmak. Keşke şair, romancı olarak başlasaydım. Onlar daha zor ve emek istiyor. Ben biraz aceleciyim. Şarkıların öyküleri var, şarkıların içinde yaşanmışlıklar var ama kurguyla gerçek iç içe geçmiş durumda.
Adaya gitmeseydin bu şarkılar yine aynı kıvamda olur muydu?
Bunu ben kendime de sordum. Farklı bir albüm oldu, her şey farklı başladı. 1995’te Her Gece şarkısı da alternatif olarak doğdu. O çok farklıydı ve o farkı sonraki çalışmalara da yansıtmam gerekti. Ben egosu yüksek bir adam değilim ama sanat için yüksek ego gereklidir. Toplum için risk alınmalıdır. kendini feda eden kahramandır, zaferi kazanır.
MÜZİKTEKİ DARBE TEŞEBBÜSÜM!
En çok hangi şarkı hoşuna gidiyor?
Bu değişiyor. Sahnedeyken beni seyirciyle en çok yakınlaştıran şarkı hoşuma gidiyor. Türkiye’nin şarkıya şarkıcıya ihtiyacı yok, yeniliklere ihtiyacı var. Yeni şeyler üreten insanlara ihtiyaç var. Ben de gençliğimde farklı olanların peşindeydim. Mesela ‘Kendimi hıyar gibi hissediyorum’ diyen Barış Manço ilgimi çekiyordu. Alınacak örnek çok önemli. Farklı olan, örnek alınır.
Farklı denilince 1995’te Hatıralar adlı şarkının klibinde Atatürk’ün sigarasını yakmıştın...
Farklı bir şarkı, farklı bir klipti. Daha sonra o klibin örnekleri de çıktı. Benim kliplerim dünyada da örnek alındı.
Mesela...
Mesela, Güney Koreli şarkıcı Park Jae-Sang, Gangnam Style adlı klibini benim Ayva şarkımın klibinden esinlenerek çekti. Dünyada farklı olan şey hemen dikkat çekiyor. Çünkü iletişim çağındayız. Her şey ortada.
Gazeteci Yavuz Hakan Tok albümle ilgili şu tespitte bulunmuştu, “Tüm deliller toparlandığında Mirkelam’ın Türk Pop’unda darbe teşebbüsü ayan beyan ortada. Keşke her darbe böyle olsa!” Katılıyor musun?
(Gülüyor) Çok güzel bir eleştiri. Her zaman bu güzellikte yazı olmuyor. Çünkü ülkemizde müzik eleştirmeni çok az.
Mirkelam’ın darbe teşebbüsü müziğe başladığından beri var galiba...
Doğru. Saf anlamda müzikal anlamda darbe, insanları her zaman bir yerlere getirmiştir. Aslında giderek farklı fikirler de kalmadı. Teşebbüsler var artık. Türk popundaki darbe teşebbüslerimin devam edeceğini söyleyebilirim.