Günümüzde diplomatik pasaportunuz bile olsa öyle kolay kolay vize alınamıyor. Batı ülkeleri bazı şirketlere vize randevusunu satıyor. Vize almak için başvuru saati başladığında kota bir-iki dakika içinde doluyor. Günümüzde vize şirketleri, yabancı ülkelerdeki aracı şirketlerden parayla randevu alabiliyor. Bir zamanlar Avrupa Birliği ülkelerine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz gidebileceğine halkımız inandırılmıştı. Nota ile ilgili belleklerde bir gerginlik ortamında niçin ilgili ülkeye Nota verilmediği yolundaki eleştiriye, “Bu müzik notası mı?” demesiydi.
AKP eski milletvekili, yazar Mehmet Metiner, diplomatik pasaporta sahip. ABD Büyükelçiliği’ne yaptığı vize başvurusunda da diplomatik pasaportunu ibraz etti. Dışişleri Bakanlığı’nın Metiner için ABD Büyükelçiliği’ne verdiği Notada kullanılan dil basında, sosyal medyada eleştirildi, “Dışişleri Bakanlığı’nın ABD Büyükelçiliği’ne hitaben kullandığı ifadelere bakın; ‘Saygılarını sunar’, “Nazik yardımlarını rica eder’, ‘Şeref duyar’, “En derin saygılarını yineler.” Sanki, ABD’lilere, AKP eski Milletvekili Metiner’e vize vermesi için yalvarıldığı anlamı çıkarıldı.
SAVAŞ KARARI OLSA BİLE
Halen merkezde bulunan deneyimli büyükelçi ve daha önce Atina, Yeni Delhi, Lizbon Büyükelçiliği görevlerinde bulunmuş emekli büyükelçimizle konuştuğumda, bu ifadelerde asla yadırganacak bir şey bulunmadığını söylediler. Nota’nın dilinin hep böyle olduğunu vurguladılar. Hatta, Nota yazımı konusunda sınavlar bile yapıldığını anlattılar.
Emekli Büyükelçi Hasan Göğüş, bu dili kullanmada Dışişleri Bakanlığı’nın en küçük bir hatası olmadığını, eleştirilerin haksız olduğunu belirtti ve şunları söyledi:
“Bir savaş kararı olsa bile Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik yazışma usulüne göre, ‘Şeref duyar savaşı ilan etmekten’ diye yazılır. Sözü edilen eski milletvekiliyle ilgili yazıdaki ifadeler hep kalıptır. Yani içeriğinden bağımsız olarak ve kim kime yazarsa, bu kalıpları kullanır. Örneğin ABD, küçük bir ülkenin dışişlerine Nota gönderse, yine aynı kalıpla yazar. Yani bu muhalefet yapılacak konu değil. Türkiye, nasıl ABD’ye böyle yazıyorsa, ABD de, Türkiye’ye aynı konuda böyle yazar. Diplomatik yazışmada, bunlar öğretilir. Unutmayalım, diplomatik yazışmanın özeli nezakettir.
Dışişleri Bakanlığı’nın yazısında en ufak bir hata yok. Burada bir hata varsa Amerikalıların diplomatik notayla verilen bir talebe ‘hayır’ demesi, reddetmesidir. İkincisi de Mehmet Metiner’in bu yazıyı sosyal medyada paylaşmasıdır. Nitekim, Mehmet Metiner de, yaptığı hatanın farkına varmış olacak ki hemen sildi. Doğrusu hiç yazmamasıydı. Silmekle de doğru yaptı. Diplomatik nota ile gönderdiğiniz zaman ‘Ben bu kişiye kefilim’ diyorsunuz. Nota, diplomatik pasaport sahipleri için yazılır. Dışişlerinin notası resmi yazışmadır, bunlar sosyal medyada paylaşılmaz.”
YANLIŞ BİLİNEN DOĞRULAR
Emekli Büyükelçi Hasan Göğüş, T24 sitesindeki yazısında diplomasıyla ilgili “Yanlış bilinen doğrular”dan da söz etti. Sıkça kullanılan “Nota verdi” konusunda Göğüş şunları anlattı:
“Halk arasında diplomatik jargonla ilgili olarak yanlış bilinenler sadece yazışmalardaki nezaket ifadeleriyle sınırlı değil. İki ülke arasındaki ilişkilerde ne zaman ufak bir gerginlik olsa ‘Nota verildi’, ‘Büyükelçi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı’ haberlerini duyarsınız. Oysa bir büyükelçinin bakanlığa çağrılması mutlaka ‘fırça çekildiği’ anlamına gelmez. Dışişleri bakanlığı mensupları bir görüşme yapmak için yabancı büyükelçiliklere gitmezler. Bunun yerine herhangi bir konuda görüşme yapmak, bazen de bilgi vermek için büyükelçileri bakanlığa davet ederler.
‘Nota vermek’ de sanıldığının aksine mutlaka protesto etmek demek değildir. Dışişleri bakanlıkları ile yabancı büyükelçilikler arasındaki günlük işler ‘Nota’ adı verilen yazışmalarla yürütülür.”
MEHMET METİNER, PİŞMAN OLDU
Mehmet Metiner’in vize başvurusuyla öyle bir algı yaratıldı ki, sanki Mehmet Metiner, ABD’ye kaçacakmış gibi! ABD’yi konuşmalarında, yazılarında sıkça eleştiren Mehmet Metiner’e, sordum. Şunları anlattı:
“Kaçmak isteyen birisi eleştirdiği ABD’ye kaçar mı? Ayrıca niçin kaçayım? Suç mu işledim? Ama, Dışişleri Bakanlığı’nın ABD Büyükelçiliği’ne gönderdiği Notayı yayımlamakla hata ettim. Hatta bunun konuşulmasından bile rahatsız oluyorum. Nota verilmesi eski, yeni vekiller için uygulanan bir sistem. Başvurduk, reddettiler.
ABD Büyükelçiliği’ne ilk defa gittim. Olay şu: Aslında ben bir önceki ay gidecektim. Bilmediğim için bilet de almıştım. Daha sonra bileti öteledim. Dediler ki ‘Dışişleri Bakanlığı üzerinden bu işlemler yapılıyor.’ Ben Dışişleri Bakanlığı’nı aradım. Onlar önceden başvurduklarını belirttiler, ‘Siz eski milletvekili olmanız nedeniyle diplomatik pasaportunuz var. Biz bunu bildiriyoruz. Dışişleri o yazıyı yazıp göndermiş. 20 Nisan’da ancak randevu verileceği bildirildi.
REDDEDİLDİKTEN SONRA DEĞİL
Dolayısıyla o geçen tarihler bir önceki ayın tarihleri. Yani ben sanki başvurmuşum, reddedildikten sonra Dışişleri Bakanlığı böyle bir yazı yazmış. Böyle bir şey yok. Bir önceki ay randevu verilmeyip 20 Nisan’a randevu verince bu sefer önceki yazı yine onlarda saklı kaldı. Bana da dediler ki ‘Gittiğinde yanında bulunsun. Olur ki göstermem falan gerekirse gösterirsin.’ Yani ilk defa başvurum reddedildi. Daha önce reddedildikten sonra Dışişlerimiz devreye girip böyle bir yazı yazmış değil.”
Vize konusunda sıkıntılar büyük. Vatandaşımız perişan oluyor ve çözüm istiyor...
NOT: Bugün İzmir Kitap Fuarı’nda Doğan Kitap standında kitaplarımı imzalayacağım.