CHP’nin aday adayları açıklandıktan sonra Lütfü Savaş tercihi muhaliflerden büyük eleştiri aldı.

Yılmaz Büyükerşen’in aday gösterilmemesi, Mansur Yavaş’ın Mesut Özarslan’ı koymak istediği Etimesgut’ta Erdal Beşikçioğlu’nun tercih edilmesi tartışma yarattı.

Özel’i aradım.

Bu eleştirileri kendisine sordum.

Lütfü Savaş’ın tercih edilmesinin gerekçesi nedir?

Kırsaldan acayip oy alıyor ve başka isimleri koyduğumuzda kaybediyoruz. Alternatif bulamadık. Hatta il başkanı, ilçe başkanları bana yazı yolladılar, “Geciktikçe seçim zora giriyor. Önümüzü açın, seçimi alacağız” diyorlar. Belediyecilikten anlamayan birisinin bu süreçte yapamayacağını söylüyorlar. Çok uğraştık, dört kez ölçtük.

Candaş Tolga Işık’ın programında “Deprem sonrası Hatay başkan hakkında ne düşünüyorsa o karara uymak zorundayız” şeklindeki sözleriniz hatırlatılıyor.

Doğru. O yayın yapıldığı sırada “Ben Hatay’ın mesajını doğru alacağız, vatandaşa rağmen yapmayacağız” (demiştim.) Anket yaptık o yüzden. Ankette kaç kişilerle farklı farklı sorduk. Her seferinde CHP’nin gösterebileceği, en çok oy alan aday o oluyor.

Özgür Özel

Depremde Savaş’ın sorumluluğunun olduğu eleştirisi var.

Deprem meselesinde nasıl bir sorumluluğu var, onu bilmiyorum. Ben Hataylılara sordum. Sonuçta kaybetmek üzere bir şey yapamam ki. Beş birim oy çıkıyorsa, üç birim çıkanı koysan seçimi kesin kaybedeceksin. Burada Lütfü Savaş kesin kazanıyor gibi görünmüyor ama kazanabileceği görüşü çıkıyor.

Bugün DEM Parti ile de görüşmeniz vardı.

Onlar “Kent uzlaşısına uygun adaylar gösterirseniz biz de kent uzlaşısını sağlarız” diyorlar. Onun dışında ortak bir isim belirleme, heyetler halinde çalışma diye bir şey yok.

Etimesgut krizi aşıldı mı?

Orada kriz yok ki. Hatta bugün Etimesgut’ta gençlerde, sosyal medya ve Facebook’ta en çok konuşulan konu bu ve çok olumlu ölçüyoruz. Gösterildiği gibi büyük bir kriz yok. Mansur Başkan da ilk duyduğunda olumlu karşılamıştı. Kriz yok, adayımız belli.

Son olarak Yılmaz Büyükerşen’i sorayım. Diyor ki, “Benim 25 yıllık icraatım ortada. Ankete girdim. Bu beni biraz kırdı.” Sizin bir değerlendirmeniz var mı?

Anket çok genel, bütün belediyelerde yaptım. Anket hoca için değil, benim için yapılıyor. Beni yönlendirsin diye. Hocayı ankete sokmadım. Eskişehirli seçmen ne diyor, onu dinlemek için anket yaptım. Ayrıca ankette hocadan memnuniyet çok yüksek çıktı ama değişim nesli ile de ilgili, yeni bir başkan adayı ile ilgili yoğun talep çıktı. Ben hocaya, “Gelin bir eliniz Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde olsun, bir eliniz Genel Merkez’de olsun dedim. Deneyimlerinden yararlanacağız ama rutin ve yorucu işleri başkaları yapacak. Biz hocanın deneyimlerinden yararlanacağız. Bence çok daha doğru bir sistem.

CHP’nin Hatay meselesi

CHP, önceki akşam altısı büyükşehir olmak üzere 242 seçim çevresindeki adaylarını açıkladı.

Lütfü Savaş’ın yeniden Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkan (HBB) adayı yapılması çok tartışıldı. 

Eleştirilere hak veriyorum. Çünkü Savaş, 2009 yılında AK Parti’den Antakya, 2014 ve 2019’da ise  CHP’den HBB başkanlığı yaptı. Depremde yıkılan onlarca binanın imar ve iskanına imza attı. 

Savaş, tek sorumlu mu?

Böyle söylemek haksızlık olur.

Ancak sorumlular arasında bulunduğuna dair kuşku yok. CHP bir yandan AK Parti’den depremin hesabını sorarken, diğer yandan Savaş’ı aday göstermesini izahta zorlanacaktır.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yı aradım. 

Dediklerine göre Hatay’da anket yapılmış.

Lütfü Savaş’ın yanı sıra Hatay Barosu Başkanı Cihat Açıkalın ve eski Antakya Sanayi ve ticaret Odası Başkanı Hikmet Çinçin’in isimleri sorulmuş. Savaş, dört ankette açık ara önde çıkmış. 

Hatay’da CHP’nin tabanının ağırlıklı Alevilerden oluştuğu ve Savaş’ın AK Parti ve MHP seçmeninden oy alabildiğini belirtiyorlar. Hatay’ın Savaşsız kazanılamayacağını kaydediyorlar. 

Ağbaba:

“Dört ankette birinci çıktı. En çok anket yapılan belediye başkanı bu. Bir de genel genel başkanımız söz verdi; anketten çıkanlar gösterilecek diye. Biraz vicdan. Nasıl değiştireceğiz?”

CHP’nin Defne Belediye Başkanı aday adayı Selim Matkap da “Savaş, solcu değildir. Ama adaylar arasında kazanmaya en yakın kişi” diyor.

Matkap’a depremdeki sorumluluğu sordum.

Şöyle karşılık veriyor:

“Günah keçisi bulup yüklemeyeceğiz. Hiç kimse üzerine düşeni tam yapmadı. Savaş da yapmamıştır. Hatay’da 14 ilçe var, 11’i AK Partili. Onların hiç mi günahı yok?”

Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, alayı valayla tekrar aday gösterilirken, depremin tüm faturasını Savaş’e kesmek, gerçekten hakkaniyete aykırı.

Mansur Yavaş’ın oyun kurma hakkı olmalı

CHP’de ikinci kriz Ankara Etimesgut’ta çıktı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İyi Parti ile yapılan müzakerelerde Etimesgut, Polatlı ve Gölbaşı ilçelerine kendi yol arkadaşlarını atamak istiyordu. 

Hazırlanan taslağa göre Etimesgut’a İyi Parti Ankara Kurucu İl Başkanı Mesut Özarslan, Gölbaşı’nda eski MHP’li belediye başkanı Yakup Odabaşı ve Polatlı’da ise eski Ankara İl Başkanı Yetkin Öztürk aday olacaktı.

Akşener, planı bozdu.

Özarslan, İyi Parti’den istifa etti.

Yavaş, Etimesgut’taki İyi Parti ve ülkücü oylarını almak için Özdeğer’i olmazsa olmaz görüyordu. 

İkinci sırada Odabaşı vardı.

Eryaman ve Bağlıca’da oyların çok arttığını düşünen CHP’liler eski Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın yeğeni ve Özgür Özel’in beğenerek izlediği Erdal Beşikçioğlu’nu tercih etti. CHP’liler Etimesgutu MHP’li Enver Demirel’den alacaklarını ve Yavaş’la krizin aşıldığını ifade ediyor.   

Yavaş cephesi, başkanın kızgın olduğunu savunuyor. CHP’nin Ankara’da kazanması kesin olan bir ilçesinin bulunduğunu hatırlatıyor.

Etimesgut’ta CHP’nin AK Parti’den beş puan önde olduğunu, İyi Parti’nin yüzde 15.5, Zafer’in yüzde 3.9 oy aldığını belirtiyor. 

Seçimi kazanması kesine yakın olan Yavaş’ın başkentte oyun kurması, İyi Parti ve MHP’lilerden oy almak için kimi ilçelerde başkanları belirleme hakkı olmalı.

Büyükerşen: Kırgınım

Büyükerşen, 25 yıldır Eskişehir’i yönetiyor. 

İSKİ skandalı ile imajı bozulan sosyaldemokratların belediyecilik açısından örnek bir şehir ve deneyim yarattı.

Büyükerşen, yeniden aday olmak için başvurdu. Değişimciler 87 yaşındaki Büyükerşen’i çekilmeye ikan edemedi. 

Özgür Özel, geri adım atmadı.   

Büyükerşen’in tavsiyesi üzerine Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce, aday gösterildi.

Dün Büyükerşen’i aradım ve hislerini sordum.

Ne düşünüyorsunuz?

Kurultaydaki klikleşmelerin ve kimi kimi tutuyor hissiyatının devam ettiğini zannediyorum. Ben yaşlıymışım. Enerjim bitmiş diye düşünüyorlar. Halbuki Eskişehir’de yaptığım bütün hizmetleri tecrübem, akademik bilgimle ve estetik zekamla yaptım. Bedenen yapılmadı. 

Beş yıl daha yapabilirdiniz yani.

Aslında yapmak istemiyordum. Yeter artık diyordum, biraz da başkaları yapsın. Danışmanlık yaparım diyordum. Müracaat  etmedim. İl başkanı son gün genel başkana “Müracaat olmadı” demiş. O da “Müracaat yapsınlar” demiş. Talimat kabul ettik. Neden dersen? Yeni genel başkandı. İstekte bulunuyordu. Sonradan benim ayrılmamı, kendiliğinden bırakmamı istediler. Prestij meselesi yaptım. Kırıldım.

Çünkü ben 25 yıllık ekibimle Demokrat Parti’den beri seçmeni sağ olan şehirde Atatürkçü laik cumhuriyetçi bir siyaset anlayışıyla yürüttük. 25 senedir beni tanımadıysanız, anketlerle tanımaya kalkıyorsunuz. O da beni kırdı.

Ne gerekçe gösterildi?

Yaşımın ileri olması. Seksen ve doksan yaşında devlet başkanları var. Devleti yönetenler, üst makamlarda bulunanlar maraton koşucusu gibi bedenen çalışmazlar, şantiye elemanı değildir. Bilgileriyle,

kültürleriyle yapalar. Ecevit’e verdiğim sözü tutarak, örnek bir şehir meydana getirmek için bütün bilgilerimle çalıştım.

Ayşe Hanım’ı siz mi önerdiniz?

Ben önerdim. Sordu genel başkan, “Kadınlardan var mı?” Dedim ki “Genel sekreterim var.”

Bundan sonra ne yapacaksınız?

Tecrübelerimi dikkate alarak, yardım isteyenler olursa, kafamdaki projeleri... Ki seçilebilseydik projelerim vardı. Onları tavsiye ederdim. Ayşe Hanım’ın seçilmesi için yardımcı olurum. Genel başkanın deyimiyle “Eskişehir hocanın evladıdır. “ Evladımı ortada bırakmam.

Kırgın gidiyorsunuz.

Kırıldım. Kırılmam da 25 senedir yaptığım icraatle yurtdışında ve yurtiçinde herkes tanırken partim beni tanımamış. Anketlerde yüzde 80 çıkmışım. Bir anket daha yapmışlar. “Eskişehir’de değişim olmalı mıdır?” diye. O da yüzde seksen çıkmış. Böyle gerekçeler biraz tebessüm ettiriyor.