‘İNOVASYON’ VURGUSU
Raporda, Türkiye ile ilgili verilerin 15 Temmuz darbe girişiminin öncesinde toplandığına dikkat çekilirken, bölgesindeki sorunlar ve Suriye’den kaynaklanan ağır göçmen yüküne rağmen Türkiye’nin ekonomik açıdan “dirençli” olduğu belirtildi.
WEF uzmanları, Türkiye’nin bu gücünü altyapısından ve yüksek enflasyona rağmen düşük petrol fiyatları sayesinde bütçe açığını örtme ve borcunu çevirme kolaylığından aldığını dile getirdi. Yüksek öğretim ve mesleki eğitimde gelişme kaydedildiği belirtilen raporda, işgücünün niteliği bakımından oldukça geride (126’ncı) olan Türkiye’nin iş başında eğitim ve yeneteklerin verimli kullanılması alanlarına ağırlık vermesi gerektiği ifade edildi.
Raporda ayrıca şu ifadelerle inovasyona (yenilikçilik) vurgu yapıldı: “Daha dinamik bir iş ortamı yaratabilmek için, Türkiye’nin 11 basamak gerileyerek 53’üncü olduğu yurtiçi rekabeti ilerletmesi ve ülkenin küresel değer zincirinde yukarı çıkabilmesine yardım edebilecek sağlam bir inovasyon ekosistemi geliştirilebilmesine yönelik yatırımlar gereklidir. İş sofistikasyonunu ilerletmek ve işgücü niteliklerini artırarak şirketlerin inovasyonunu teşvik etmek de dahildir. Bu yıl bilimsel araştırma kuruluşlarının kalitesinde 103’üncü sıraya düşülmüştür. Kamu kurumlarını daha işler ve şeffaf kılmak için reformlar da gereklidir.”
Raporda, endeks puanlamasının kısa vadeli gelişmelerden çok, ülkelerin uzun vadeli büyüme eğilimlerine işaret ettiği kaydedildi.
Emek piyasasında en sonlarda kaldık
Moody’s Türkiye’nin kredi notunu düşürme gerekçeleri arasında, 2015-2016 dönemine ilişkin Küresel Rekabet Edebilirlik Raporu’ndaki “kurumsal sağlamlık” göstergesinde 11 sıra birden gerileyerek 75’inci olmasını da saymıştı. 2016-2017 raporunda Türkiye “kurumsal sağlamlık” ölçütünde 1 sıra yükselerek 74’üncü oldu. “Makro ekonomik ortam” başlığında ise bir önceki yıla göre 14 sıra birden yükselen Türkiye 54’üncülüğe yerleşti. Türkiye “mali pazar gelişmişliği” alanında 82’incilikte, “emek piyasası yeterliliği” ölçütünde 126’ıncı olabildi.