Asıl adı Gérard Labrunie olan edebiyatçı, yazılarında Nerval'i kullanmış, Romantizm akımının dünyadaki temsilcileri arasında yerini almıştır.
47 yıllık sanat yaşamı boyunca dünya edebiyatında önemli rol oynayan Gérard de Nerval, ölene dek gezgin yaşayarak, bu sayede önemli eserler ortaya koymayı başarmıştır. Yazarlık serüvenine çevirmenlikle başlayan Nerval'in yazı dili, romantizm akımını besleyen eserleri en çok Lev Nikolayeviç Tolstoy'u kendisine hayran bırakmış ve o dönemin kuşkusuz en çok konuşulan ismi olmuştu. Gezginlik yıllarında Lüksemburg ve Hollanda'da yaşadığı aşklarını şiirlerine yansıtan Nerval, dönem dönem yaşadığı bunalımlar sonucu birçok kez akıl hastanesinde tedavi gördü.
AŞKI, İNTİHARA SÜRÜKLEDİ
Aşklarını ağır yaşayan genç şairin, bu aşkların buhramıyla ürettiği eserleri dünya dillerinde çevrilerek, çok sayıda okura ulaşmıştı. Gérard de Nerval'in ölümü, dünya edebiyatından sonra dünya tarihine acı bir şekilde yazıldı.
HAZİN ÖLÜME SAYGI DURUŞU...
Gérard de Nerval teyzesine,
"Bu akşam beni bekleme,
çünkü gece kara (siyah) ve ak (beyaz) olacak..." mısralarını içeren bir şiir yazarak bedenini, 26 Ocak 1855'te bir sokak lambasına asmıştır. Başka bir rivayete göre, evinin pencere demirlerinden asıldığını söyleniyor. Nerval'in hazin ölümüne ilişkin en gerçek bilgi, onu görmeye gelen şairlerin, asılmış bedeni önünde saygı duruşunda bulunduğudur.

Paris'teki Pere Lachaise mezarlığına gömülen Nerval, aşkı için intihar eden ender romantizm dönemi şairlerindendir. Umberto Eco tarafından İtalyanca'ya çevirilmiş olan eserleri İtalyan edebiyatını yönlendirirken; Nerval ayrıca modern sürrealizmin en büyük ilham kaynaklarından biridir. Nerval'in eserleri, Cahit Sıtkı Tarancı ve Orhan Veli Kanık gibi isimler tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.
DELFICA
Anımsar mısın DAPHNE, eski bir şarkı vardı,
Çınar, mersin ve defne dalları eteğinde,
Zeytinlerin, titreyen söğütlerin dibinde,
O sevda şarkısını söyleyip dururlardı?...
Anımsar mısın, büyük, loş bir TAPINAK vardı,
Ya o mağra? Ürkerdi gezginler girdiğinde,
Uyurdu yenik ejder tohumunu ininde
Limonlar dişlerinin izini taşırlardı.
Ağlayıp özlediğin o Tanrılar gelecek!
Zaman eski düzeni yeniden getirecek;
Toprak titriyor çünkü yalvaç'ın soluğunda...
Latin yüzlü bilici kadın uyusa bile
Constantin kemerinin gölgeli eteğinde
-Yerli yerinde her şey, yerli yerinde inan.